ÖMRÜN BAHARI

17. BÖLÜM | BİZ KAZANDIK

Yazar:

ÖMRÜN BAHARI – Rossoball kitap kapağı
ÖMRÜN BAHARI – Rossoball kitap kapağı

Bölüm görselleri

ÖMRÜN BAHARI - 17. BÖLÜM | BİZ KAZANDIK bölüm görseli 1
ÖMRÜN BAHARI - 17. BÖLÜM | BİZ KAZANDIK bölüm görseli 1

Oylar verildiyse ve yorum yapmak için hazırsak bölüme geçebiliriz! KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMEN YANSITMAZ. Keyifli okumalar!! 🩶 ✦ Hümeyra • Yaşamaya Dair ✦ SNIFRO 17. BÖLÜM | BİZ KAZANDIK Düğünden 1 Hafta Sonra / Azerbaycan... Bugün Vlasi mahkemeye çıkarak bana ve ben dışında yaptıkları şeyler yüzünden yargılandı. Mahkeme salonunda o kadar delirdi ki bir ara bana bakıp "Sen... Sen öleceksin." dedi. Hemen aramıza Tuğrul girdi. "Götürün şunu yoksa elimden bir kaza çıkacak. Şerefsiz herif." diye bağırdı. İki kolundan yakaladı askerler. Kafasına bastırarak salondan çıkardılar. Ben ise derin bir nefes aldım. Çünkü artık Vlasi yoktu. Bu tehditleri ise bana hiçbir şey yapamazdı. Hem artık tek başıma değildim bu şehirde. Tuğrul vardı. "İyisin dimi güzelim." demişti avuç içleriyle yanaklarımı kavrayarak. Başımı salladım. "İyiyim." Gözlerinin içinde öyle baktım ki iyi olduğumu çok net bir şekilde anladı. O gün ben uzun zaman sonra stajıma geri döndüm. Artık stajım bitiyordu. Biter bitmez ise aynı okulda öğretmen olmaya devam edecektim. Bu haberi Tuğrul'a öyle vermiştim ki o gün beni dayanamayarak akşam yemeğine çıkardı. Baş başa güzel bir akşam yemeği yedik. Hatta bununla da kalmadık. Tuğrul bana küçük bir pasta yaptırmıştı. Çok anlamlı da bir hediye vermişti. Bir çerçeveye üçümüzün olduğu fotoğrafı bastırarak koymuştu. "Aynısı benim masamda duruyor. Bu da senin için." demişti. Masada duran tek üçümüzün fotoğrafı da değildi. İkimizin ayrı bir fotoğrafı daha vardı. Hatta yetmemiş olacak ki küçük vesikalık fotoğraflarımızı da cüzdanında taşıyordu. Bir köşede kızı diğer köşede ben vardım. Bu bir hafta böyle su gibi geçip gitti. Fakat bugün işler pekde istediğim gibi ilerlemiyordu. Okulda güzel vakit geçirmiştim. Röya'da gayet mutluydu. Bana arada gelip bir şeyler hakkında sorular soruyordu. Anne dememek içinde kendini çok zor tutuyordu. Çünkü onunla bir karar almıştık. Bana okul içinde anne demeyecekti. Bende ona kızım denemeyecektim. Bu bizim küçük kuralımızdı. Bu kurala uyarak bir gün geçirdik. Günün sonunda Röya ile Tuğrul'un bize gönderdiği arabaya bindik. Eve geçtiğimizde kapıda indik fakat indiğimiz an sanki etrafta birinin bizi izlediğini hissettim. Başımı çevirip etrafa baktığımda kimseyi göremedim. Bu sırada yanıma arabayı kullanan adam geldi. "Bir sorun mu var? Tuğrul abiyi arıyım istersen abla?" dedi ama başımı iki yana salladım. "Sorun yok. Gidebilirsin sen, biz eve geçeceğiz." Adam başını salladı fakat o da sanki şüphenmiş olacak ki son kez etrafa bakındı. Bu sırada Röya koşarak evin kapısana ilerledi. Onun arkasından yürüdüm. Kapıya geldiğimde anahtarı çantamdan çıkarıp kapıyı araladım. İçerdeki o temiz hava burnuma çalındığında Röya içeri girdi ve hemen ayakkabılarını çıkardı. "Röya hemen üstünü değiştir ve ellerini yıka." dediğimde başını çevirip bana baktı. Çantasının bir sapı omzundan düşmüş bu yüzden yük sol tarafına bindiği için sarsak adımlarla yürüyordu. Onun bu haline güldüm. "Tamam anne. Oh be! Sonunda anne diyebildim. Okulda sana anne diyememek çok zor, anne. Ama olsun herkes annem olduğunu biliyor sonuçta." Bu defa yavaş yavaş merdivenlerden çıktı. O gözden kaybolunca bende ceketimi ve çantamı holdeki askılığa astım. İçeri geçerek hemen mutfağa girdim. Bugün güzel bir yemek hazırlamak istiyordum. Hem havada güzeldi bahçede ailecek yemek yiyebilirdik. O an ailecek kelimesi zihnimde dolandı. Yüzümde ise bir tebessüm oluştu. Bu güzel hisle beraber başladım yemek hazırlamaya. Sarı saçlarım artık zapt edilemez hale gelince yukarıdan dağınık bir ev topuzu yaptım. Birkaç tutam yine yüzüme doğru düşmüştü ama beni o kadar da rahatsız etmiyordu. O an içerden bir ses geldi. İlk Röya sandım. "Röya ne yapıyorsun?" dediğimde ses gelmedi. Merakla elimdeki işleri bıkarak koridora çıktım. O an önüme çıkan Tuğrul ile korkup geri adım attım. "Tuğrul!" dedim. "Korkuttun beni." diyerek kaşlarımı çattım. Gerçekten korkmuştum. "Baba ne yapıyorsun? Annemi korkuttun." dedi Röya bize doğru yaklaşırken. "Evet bebeğim. Özür dilerim korkacağını…

Bölümün tamamını WritePad'de oku