16. BÖLÜM | YENİDEN
Yazar: Rossoball

Bölüm görselleri

Oylar verildiyse ve yorum yapmak için hazırsak bölüme geçebiliriz! KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMEN YANSITMAZ. Keyifli okumalar!! ✦ Cem Karaca • Bu Son Olsun ✦ Neco • Seni Bana Katsam 16. BÖLÜM | YENİDEN 1 Ay Sonra... Su gibi geçen bir ay yaşamıştım. Ben Türkiye'ye dönmüştüm. Annem o gün beni aramış ve abimden haber aldıklarını söylemişti. Bende tek çare olarak Türkiye'ye gelmiştim. Aslında annem haber alınca seni arayacağım demişti ama dayanamamıştım. Geldiğimde ise annem perişan haldeydi. Afra'da aynı şekilde ve bu beni çok kötü yapmıştı. Onlara destek olmak için hep yanlarında olmaya çalıştım. Bu sırada ise kendi dertlerimi unutmuştum. Peşimdeki adamı bile yok saymıştım. Tek düşündüğüm ailemdi. "Anne!" dedi bir ses telefon açılır açılmaz. O an gülümsedim. "Güzelim." "Anne artık gelmeyecek misin? Ben seni çok özledim. Bak bu kadar çok." Eliyle ne kadar çok olduğunu bana gösterdi. "Maalesef güzelim. Daha işlerim bitmedi." Yüzünü düşürdü. "Peki o zaman biz gelelim. Hem ben orayı çok merak ediyorum." Derin bir nefes alıp verdim. "Babana sormalıyız bunu..." "Benden onay var aslında." dedi Tuğrul. Kızının arkasında belirdi. Her gün neredeyse bir saat görüntülü konuşma ya da sesli konuşma yaptığımız için buna pek de yabancılık çekmedim. Fakat onu çok özlediğimin farkındaydım. Bu bir ay da yan yana olmasakta hep konuşuyorduk. Birbirimizin hakkında birçok şey öğrenmiştik. Bazen sanki evli değilmişiz de sevgiliymişiz gibi hissediyordum. Daha yeni yeni birbirimizi tanımaya başladığımızdan midir bilemem ama bu iyi gelmişti. Hem ona da alışmıştım. "O zaman gidiyoruz!" Asena sevinçle yerinde zıpladı. "Dur kızım. Annen müsaitse gideriz." "Müsaitim ben ama... Tuğrul," Ona seslenince kızının elindeki telefonu aldı. "Ben anneyle konuşup geliyorum." Röya başını salladı. Bende o odaya geçsin diye bekledim. Bu sırada yüzüne baktım. Özlediğimden midir bilmiyorum ama gözüme bu aralar çok başka geliyordu. Ona bakmaya doyamıyor gibiydim. "Evet, dinliyorum güzelim." Yatağının üstüne oturup ekranı biraz daha yukarı kaldırdı. "Ne?" dedim istemsizce. Çünkü bana hâlâ güzelim demesine alışamamıştım. "Dinliyorum güzelim." dedi tekrardan. Başımı iki yana sallayıp kendime geldim. "Anneme söyledim. Ama..." Evet, anneme söylemiştim. Baya büyük bir tepki vermesini beklerken yüzüme öylece bakmış ve sonra "Onu seviyor musun?" demişti. Tuğrul'un kim olduğunu biliyordu. Beni çıkmazın içinden çıkardığını da biliyordu fakat tek sorduğu soru buydu. "Evet, anne. Çok seviyorum. Mesela bir ay oldu ve ben onu çok özledim. Aşk düşündüğümden de başka bir şeymiş. Sen anlatıyordun bazen babama olan aşkını ama ben hiç aşık olmam gibi hissetmiştim. Şimdi ise adamı deli gibi özlüyorum. Deli gibi seviyorum." Söylediklerimi dikledikten sonra başını salladı. "Onunla mutlu musun?" dedi bu defa. "Senin yanında, abimin yanında, babamın yanında... Ne kadar mutluysam onun yanında da çok mutluyum ve huzurlu hissediyorum." "Tamam o zaman. Gelsin elimi öpsün. Seni benden istesin, düğünün güzelce yapılsın sonra da mutlu ve huzurlu yaşayın annecim." Son sözünüde söyledikten sonra bir şey diyememiştim. Aslında aklımda isteme ve düğün gibi şeyler yoktu fakat annem bana söz bile ettirmeden baştan kesmişti. Bende bir şey diyemeden tamam demiştim. Tuğrul'a annemin söylediklerini teker teker ilettim. "Olur, abimden iyi haber gelsin hepsini yaparız. Şimdi ne diyorsun? Biz oraya gelelim mi?" "Siz bilirsiniz. Yani yol uzun Röya..." değimde sözümü kesti. "Sorun değil. Röya alışıktır geliriz. Hem uçaklara bayılır." "Peki o zaman gelin." dedikten sonra telefonu kapatmadan, ona bakmaya devam ettim. O da beni izliyordu. "Nasılsın?" "İyiyim." dediğimde başını iki yana salladı. "Asena, nasılsın güzelim." O an bir şey oldu. Kendimi tutamadan ağlamaya başladım. "Tuğrul..." diye sayıkladım. Telefonu diğer tarafında derin bir nefes alıp verdi. "Ben biraz kötü oldum. Aslında iyiydim. Umudumu kaybetmedim ama..." Hıçkırıklarım konuşmamın arasına girdi. "Ağla güzelim. İçini dök ve rahatla. Biliyorum kesin ağlamamak için…