ÖMRÜN BAHARI

9. BÖLÜM | PEMBE ZAMBAK

Yazar:

ÖMRÜN BAHARI – Rossoball kitap kapağı
ÖMRÜN BAHARI – Rossoball kitap kapağı

Bölüm görselleri

ÖMRÜN BAHARI - 9. BÖLÜM | PEMBE ZAMBAK bölüm görseli 1
ÖMRÜN BAHARI - 9. BÖLÜM | PEMBE ZAMBAK bölüm görseli 1

Oylar verildiyse ve yorum yapmak için hazırsak bölüme geçebiliriz! KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMEN YANSITMAZ. Keyifli okumalar!! ✦ Polad Bülbüloğlu • Gel Ey Seher 9. BÖLÜM | PEMBE ZAMBAK "Tuğrul!" diye seslendim. O an arkamdan biri sıkıca belime sarıldı. Aynadan kim olduğunu baktığımda Tuğrul ile göz göze geldim. "Güzelim." dedi yanağıma bir öpücük bırakarak. Derinde bir nefes aldı. "Duş almışsın." Gülerek ona doğru döndüm. "Nerden anladın." diye sordum. Kollarımda boynuna dolandı. Yüzümüz arasındaki kısacık mesafeyi kapatmak için başını eğerek yavaş yavaş yaklaştı. "Kokun daha da artmış. Evin her bir yerini sarmalamışsın." Onun da yüzünde bir gülümseme oluşunca parmaklarım istemsizce yüzüne doğru çıktı. İki yanağında parmaklarımı gezdirdim. "Çocuklar nerde?" diye sordum. Tuğrul gözlerini kapatarak ellerime teslim olduğunda, dudaklarını araladı. "İçerde oyun oynuyorlar. Röya kardeşine bakıyor, merak etme." Yüzümdeki gülümseme büyüdü. Röya'nın kardeşini bakması beni çok mutlu ediyordu. Gerçekten bir abla gibiydi. Kardeşine bir şey olacak diye çok endişeleniyor ve onu hiç yanından ayırmıyordu. Bu da beni oldukça mutlu ediyordu. Tuğrul'un belime dolanan kolu beni daha da kendine çekti. Yüzlerimiz arasındaki mesafe yok olduğunda, dudakları yavaşça dudaklarıma temas etmeye başladı. Bir süre sonra ise iş büyümeye devam etti. Tuğrul beni kendine çektikçe çekti ve bedenlerimiz birbirine daha da yakınlaştı. Bir bütün gibiydik. Beni yavaşça ilerleterek bir yere yasladı. Bir elinin benden ayrıldığını fark edince dudaklarımızı ayırarak ona baktım. Gözlerim yavaşça aşağıya indi. Bedenim kapıya yaslıydı ve Tuğrul şu an kapıyı kitliyordu. "Ne yapıyorsun?" dedim gözlerimi ona çevirerek. Kapıyı kitledikten sonra bana döndü. "Özledim seni. Biraz zaman geçirelim. Çocuklardan da ses yok. Bırakalım onlar oyun oynasınlar." Başını eğerek dudaklarıma yaklaştı. Nefesini dudaklarıma verirken fısıldadı. "Bizde özlem giderelim." Yutkundum. Dudaklarım içe doğru kıvırdığında, Tuğrul güldü. Yavaşça başını yana doğru eğerek bu defa boynuma doğru sokuldu. Dudakları boynuma değdiği an tüylerim diken diken oldu ve kendimden geçer gibi oldum. Belimdeki eli olmasa yere bile düşebilirdim. Boynumdaki öpücükleri artık daha da artmaya başladı. Elleri vücudumda geziniyorken kendimi tutamadım. "Tuğrul." Dudaklarını yavaşça boynumdan ayırarak "Ömrümün baharı." dedi. Devamında ise öpücüklerine devam etti. Ellerinden biri saçlarıma doğru ilerledi ve saçlarımın uçlarını yavaş yavaş sevmeye başladı. "Şu saçların..." Dudakları boynumdan ayrıldı. Başını kaldırarak gözlerime baktı. "Şu gözlerin," Uzun uzun baktı gözlerime. "her şeyin. Benim ömrümün ilk ve en güzel baharı." Dudaklarıma bir öpücük daha bıraktı. Ama dudaklarımdan ayrılmadı. Dudaklarıma değen nefesiyle konuşamaya devam etti. "Bu dünyaya bir daha gelsem yine sen ol isterim, ömrümdeki ilk bahar." Bu defa ben başlattım öpüşmeyi. Hiç beklemeden yapışmıştım dudaklarına. Çok seviyordum onu. Bende bu dünyaya bir daha gelseydim, ömrümün ilk baharını yine o olsun isterdim. Çünkü Tuğrul gerçekten çok başka bir adamdı. Karşıma çıkan bütün herkes onu bir adım bile geçemezdi. O hep benim için bir adım öndeydi. Çünkü o benim ömrümün baharıydı. Biz birbirimizin ömrünün baharıydık. Öpüşme artık daha da farklı bir hal almaya başladığında benim üstümdeki askılı body çıktı. Tuğrul'da üstündeki tişörtü çıkarttığında sırtım artık kapıdan ayrılmıştı ve yumuşak bir çarşafa serilmişti. Dudaklarımız ayrıldığında kendime tutamadan Tuğrul diye sayıklıyordum. Bir kez daha dudaklarımdan. "Tuğrul." Çıktığında bir şey oldu. Bir ürperti vücudumu sardı. Bir şey üstüme bırakılırmış gibi hissettim. Neydi şimdi bu? Etraf karardı, kaşlarım çatıldı. Mızmızlanır gibi yerimden hareketlendiğimde gözlerim yavaşça açıldı. Evet, o an bir rüya gördüğümü anladım. Hem de yine Tuğrul'un içinde bulunduğu bir rüya. Peki, şu an beni ürperten neydi? Yavaşça başımı kaldırdığımda bir bedeni gördüm. Gözlerim yavaşça yukarı doğru tırmanırken bedeni de oldukça derinden süzmüş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku