1 - Peri ve Canavar
Yazar: Meltem Özkaya

-ˋˏ ༻ ❘ ⋆ Peri ve Canavar ⋆ ❘ ༺ ˎˊ- ─ ── ⋆✦⋆ ── ─ Vahşi Av'dan 20 Yıl Önce, Periler Vadisi Bir zamanlar Roxana görenin hayranlıkla baktığı ve imrendiği bir periydi. Saçları kar beyazı, gözleri altın sarısıydı. Ve kanatları... bakanın gözlerini alamadığı kanatları bembeyazdı, kanatlarının uçları ise adeta altından yapılmış gibiydi. Altın Peri derlerdi ona. Geleceği adı gibi parlak, güzelliği dillere destandı. Periler Meclisi'nin önde gelen ailelerinden birinin kızıydı ve küçüklüğünden beri ailesinin gelecekteki lideri olmak için eğitim alıyordu. Roxana bir gün hayatının değişeceğinden bihaberdi. Şimdi olsa o küçük kıza hiç kimseye güvenmemesini söylerdi. Periler için güzellik güç kadar önemliydi ve Roxana güzelliğin ve ona verilen değerin gelip geçici olduğunu zor yoldan öğrendi. On ikinci yazı için çok sevdiği kuzeninin yanına gelmişti. Kuzeninin ailesinin bahçesindeki lavantalar çiçek açmıştı. Hem soylular hem halk için o gün bayramdı. Roxana da kuzeni Luxana ile lavanta bahçesine gitti ve diğer periler gibi dans etti. Ailesinin renklerini giymişti: beyaz. Beyaz elbisesiyle dans ederken çıplak ayakları lavantalara değdi. Doğanın şarkısı ona eşlik ederken diğer periler onunla ilgilendiler. Onun etrafında halkalar oluşturdular. Roxana güldüğünde onlar da güldü. Dansları bittiğinde geriye sadece menekşe gözlü Luxana kaldı. Luxana da onun gibi dans etmeyi çok severdi ama insanların hayran kaldığı o değildi. Roxana isterse Luxana'nın da herkesin dikkatini çekebileceğini biliyordu, ama Luxana bunu istemiyordu. Kuzeninin yanında olmak, hem o anda hem de gelecekte, ona yeterdi. Batan güneş Luxana'nın pembe saçlarına ve menekşe rengi gözlerine vururken Roxana perilerin ona haksızlık ettiğini düşündü. O da diğerleri kadar, hatta onlardan daha bile güzeldi. "Bir oyuna ne dersin, Roxie?" "Ne oynayacağız ki?" diye sordu Roxana merakla. Artık eskisi gibi oyun oynamıyorlardı. Luxana, "Gel de yakala beni!" diye bağırdı ve hızla uçmaya başladı. Roxana gülerek onun peşine takıldı. Lavantalar uzakta kalana, yazlık evleri küçücük olana dek uçtular. Gökte yıldızlar belirmeye başlamıştı. "Yeterince yükseğe uçarsak yıldızlara ulaşabilir miyiz?" Roxana onun yanına varınca bir kahkaha attı. "Yanıtı biliyorsun, Lux." Kanatlarını çırparken onun kolunu yakaladı. "Seni yakaladım!" Luxana birden durgunlaştı. Üşümeye başlamıştı. "Artık geri dönelim." "Ne oldu?" "Çok uzaklaştık. Kaybolacağız. Küçüklüğümüzde kaybolduğumuzu hatırlamıyor musun?" Roxana'nın altın gözleri endişeyle açıldı. "Artık yolu biliyoruz. Hatta bir kısa yol da biliyorum." Aşağıya, dağların arasında görülen parıltılı vadiye baktı. "Doğrudan inersek muhafızlara yakalanırız ve annem çok kızar." "Haklısın. Hadi gidelim." Hava iyice kararmış ve periler üşümeye başlamıştı. Roxana daha önce gittiği ormanın üstünden geçerek uçmaya başladı. Luxana onun hemen yanındaydı. Ormandan gizlice geçebilirler ve eve kısa sürede varabilirlerdi. Roxana kuzeninin korkmaya başladığını fark edince kendi etrafında döndü ve heyecanlı bir sesle konuştu. "Bu ormanla ilgili bir hikayem var." "Beni korkutmaya çalışma." dedi Luxana. Sesi o kadar zayıftı ki Roxana bir daha konuşmadı. Kuzeninin neden bu kadar korktuğunu anlamamıştı. Luxana'nın olacakları önceden sezebilen bir kahin peri olduğunu sonradan anlayacaktı. Roxana'nın keskin altın gözleri ileride lavantaların mor rengini alan peri ışıklarını gördü. "Çok az kaldı. Işıkları görebiliyorum." Luxana da ışıkları görebiliyordu ama bu onu rahatlatmıyordu. "Çabucak varalım o halde." Sessizce uçarlarken Roxana birden sırtında bir acı hissetti. Sanki biri onun kanatlarına asılıyordu. Elinde olmadan bağırdı. "Git buradan!" Luxana ona baktığında tuhaf şekilde kımıldandığını ve kanatlarını zar zor hareket ettirebildiğini gördü. "Ben kimseyi göremiyorum, Roxana. Şaka yapma." Luxana onun şakalarına alışkındı ve şimdi şakanın hiç sırası değildi. Roxana endişeyle etrafına bakındı ve ciddi bir sesle konuştu. "Karartıyı göremiyor musun? Şaka yapmıyor-" Cümlesine devam edemeden aş…