Obsesion

Işık

Yazar:

Obsesion - Bunbunbun kitap kapağı
Obsesion kitap kapağı

İçerisi karanlık olan odayı sadece pencereden gelen ışıkları aydınlatıyordu. İçeride ki rutubet kokusu odanın heryerine sinmişti bile. Pencerenin önünde eskimiş ve hafiften yolunmaya başlamış bir masa ve sandalye vardı. Sandalyenin üzerinde oturan bir erkek. Kollarını çapraz bir şekilde birleştirmiş camdan dışarıyı seyrediyordu. Hava da süzülen karteneleri onu rahatlatıyor gibiydi. Pencerenin etrafından giren soğuk esintiler hafiften yüzüne çarpıyordu. Aşşağıdan gelen sesler kulaklarını tırmalıyordu. Çocuk pencereye biraz daha yaklaştı ve aşşağıya doğru kafasını eğdi meraketmişti. Bu mishey di yanın da bir kaç kişi ve ellerinde içkiler şarkılar ve danslar eksik olmuyordu. Gülüyorlardı park da . Çocuk aklından bu aptallar ne yapıyor? Diye geçirdi. Onları izlemeye devam ediyordu onu biraz eğlendirmişlerdi. Odanın ahşap kapısının arkasından bir bağırış yükselmişti. Çocuk yavaşça olduğu yerden doğrulup oda dan çıktı. Salon ile birleşik olan küçük mutfakları vardı. Ortada yuvarlak bir masa ve etrafın da bir kaç sandalyeler. Babası masanın bir köşesinde otururken. Üvey annesi ise hemen karşısında oturuyordu. Masanın üstünde duran dev tencere vardı. İştahla çorbalarını içiyorlardı. Çocuk ahşap sandalyelerden birine oturdu. Önünde duran çatlamış çiçekli porselen tabağa baktı. Çatlak tabak ona denk gelmişti. Tekrar. Çocuk masanın üzerinde duran tenceredeki kaşık ile kendi çatlamış olan porselen tabağına koyar. Üstünde ki gri kazağın kollarının iplari açılmaya başlamıştı. Umursamıyordu hiç bir şey umrunda değildi. Yemeğini yemeye başladı. Bitirdiği tabağı küçük mutfağın tezgahına bıraktı. Hızlı adımlarla odasına doğru ilerledi. Acaba hâlâ oradamıydılar? Camın dibine kadar girmişti. Oradamıydı ? Onu izlemek için. Ama çok geç olmuştu park da kimse yoktu. Heyecandan açılan gözleri hayâl kırıklığına dönüşmüştü. Çocuk küçük odasının yarısını kaplayan yatağına uzandı. Kendisine sordu. Uyumak için çok erken değilmi ? Belki de onu rüyasında görmek için yapıyordu bunu . Gözlerini yavaşça kapattı. Kafasını hızlı bir hareketle sağ ve sola çevirip uyandı. Ellerine doğru baktı. Elleri donmak dan titriyordu. Odası baya kararmıştı. Saat kaç olmuştu? Rüyasını bile görememişti. Ekranı çatlamış olan telefonu na baktı. Saat 6 buçuk olmuştu. 2 saat uyumuştu. Ayağa kalktı ve dolabından eskimiş deri hırkasını giydi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku