NİSYAN

VI.PART: KASIMLAR

Yazar:

NİSYAN – Liyasalll kitap kapağı
NİSYAN – Liyasalll kitap kapağı

Boşluk hissi, bu his bedenimde öyle büyük bir tarikat yaratıyordu ki göğsüm aldığım nefesle sıkışıyor bir adım daha atmamı zorlaştırıyordu. Beyazı sevmez siyahı severdim ve bir de griyi. Zaten hayatımın beyaz olmasına imkan yoktu. Ya griydim ya da siyah. İkincisi daha makuldu. Kalbimin atışlarının hızı giderek arttığında yatağımda kıvrılabildiğim kadar kıvrıldım. Yarını düşünmemeye çalıştım yarın önemli bir gündü. Gösterinin çıkışında kendimi eve atmış yatağımdan tam iki gün boyunca çıkmamıştım. Yarın önemli bir konuşma gerçekleşecekti belki de herkesin ortak katılacağı bir davet. O gösterişli salonun ortasında, gösterimizin kutlaması için toplanan insanların samimiyetsiz yüzlerini görmek zorunda kalmak midemi bulandırdı. Gözlerimi yumup derin nefes aldım hatta alabildiğim kadar alıp dizlerimi karnıma doğru çektim. İçimde büyüyen o hissi yok etmek için elimden geleni yine yapacaktım ama bundan sonrası daha zor olacaktı hissediyordum, daha kötüsü gelecekti. Yastığımın titremesiyle gözlerimi açmadan elimi yastığımın altında daldırıp telefonumu çıkardım. Lena Kapıyı açmanı bekliyorum. Gözlerim şaşkınlıkla açıldığında doğrulup dağılan saçlarımı düzelttim. Kapıyı açmaya doğru yavaşça gittiğimde üzerimdeki bitkinlik kendini belli edercesine gözlerimin önü karardı. Kapıyı araladığımda karşımda merakla bakan kişiye yorgun şekilde kenara çekilerek geçmesi için yer verdim. Yutkunduğumda gözlerini devirerek yanımdan geçti. “İnanamıyorum. Resmen iki gündür ne telefonlara bakıyorsun ne de…” bakışları bana döndüğünde omuzları düştü. “İyi misin sen?” Fısıldadı panikle. Ona sadece başımı sallamakla yetindim ve sessizce koltuğuma oturup üzerimdeki hırkaya sıkıca sarıldım. “İyi görünmüyorsun.” Elini alnıma götürüp kontrol ettiğinde iri kahve gözleri yüzümde baka kaldı. “Ateşin var!” Yanaklarımı şişirip homurdandım. “İyiyim.” Hala yüzüme bakmaya devam ettiğinde, “gerçekten.” Uzanıp elini tuttum. “Sadece yorgunum.” Yutkunup hırkamı üzerime sarmaladım. Siyah tutamlarını kulağının arkasına sıkıştırıp tedirginlikle bana baktığında elimin içindeki parmakları elimi okşadı. “Benim şuan gördüğüm enkazdan başka bir şey değil.” Başını iki yana sallayıp kollarını beklemediğim anda bana doladı. “Bana her şeyi anlatacağını biliyorsun değil mi?” Dolan gözlerimi sıkıca yumup omzunda duran başımı salladım. Konuşursam ağlayacağımı biliyordum ve bu durağan bedenimi daha fazla sıkmama neden oldu. “Şimdi önce seni toparlamamız gerekiyor.” Gözlerimin içine bakıp elimi okşadı. “Tamam mı?” Dolan gözlerimi ondan saklama niyetim artık ağır gelmeye başladığında yanağımdan yaşlarım süzülmeye başladı. “Gel buraya.” Fısıldadı. Birbirimize sarılmamız ne kadar sürdü bilmiyordum bu yüzden kendimi sonunda toparlamaya başladığımda neredeyse akşam olmak üzereydi. Elimdeki kahve kupasını avucumun içine alarak koltuğumda yayılan Lena’ya bakıp iç çektim yarın gerçekleşecek davet hakkında konuşmak istiyordum ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. “Yarın davete gelecek misin?” Sanki içimdeki bu sesi duymuş gibi konuştuğunda kahvemi yudumladım. “Aslında gelmeyecektim. Şimdi kararımı değiştirdim.” Omuz silktim. “Bilmiyorum, hem bu davetin nedenini asla anlamayacağım sanırım.” Mırıldandım. Davetler genelde ya bağış için ya da gerçekten bale topluluğunun başarısı için olurdu. Bu durumda her ikisi de olduğu açıktı. Kahve kupasını masanın kenarına bırakıp bana doğru döndü. “Aslında amaç belli. Bale gösterimizin başarılı olmasını kutlamak ve duyduğuma göre bir kaç önemli aileninde orada olacağı.” Bir kaç önemli aile… kalbim birden kasıldı. “Bağış falan diyorlar ama bilmiyorum. Matteo’nun dediğine göre de bağışın bahane olduğu davetin arka planında başka şeylerin olduğu da konuşuluyor.” Gözlerini devirip kıkırdadı. “Her şeyden nasıl haberi var anlamıyorum.” Gülümsedim. Matteo sandığımızdan daha çok ilgiliydi bu konulara geçen senenin davetinde olan olayı dahi herkesten önce o öğrenmiş bağış yapan ailenin ismini de o vermişti her nasıl oluyor bilmiyordum ama sanırım bizim bilmediğimiz bir yet…

Bölümün tamamını WritePad'de oku