PROLOG
Yazar: Liyasalll

Unutmak, zamanı geldiğinde bir nimettir. Bize vaat edilen o sözlerin arkasında küçük bir çocuk gibi saklanır. Bazen hastada eder, bazense amansız bir denizin dalgasında gibi hissedersiniz. İşte şimdi karşımda kendisini unutmuş geçmişini rafa kaldırmış bir adam vardı. Geçmiş onun için toz bulutundan ibaretti. Ve yine geçmiş onun için rafta kalan son kitap gibiydi. Eline aldığı kitabın sayfasında yer alan isimler ve resimler vardı. Hiçbirini tanımıyordu. Hoş, tanısa da onun için anlamı olmayan geçmişten farksızdı. Sayfalar eskimiş, tozlanmış parçalanmıştı. Elinde bir ceset tutuyordu sanki parmakları o sayfanın üzerinde dolaşmaya başladı ama devamı gelmedi çünkü merak ediyordu kitabın sonunu da kitaptaki o karakterleri de. Bir sayfa daha çevirdi ve o safanın tam ortasında silinmeye yüz tutmuş mürekkebin izleri vardı. Melekler ve şeytanlar ne güzel yaratıklar, Söylesene kunala sende bir melek misin? Yoksa şeytan mı? Sayfayı tekrar çevirdiğinde bu sefer zihnindeki o ismin kırıntılarını gördü. Parçalanmıştı, kelimeler anlamını yitirdiğinde parçalanır mıydı? Elezdiran Makarovic İsmin üzerinde durdu bakışları, anlamını yitirmiş bir kelime miydi? Yoksa unutulmuş bir anı mı? Sanırım ikisinin de cevabını bulması için kitabı okuması gerekti. Ve sayfayı tekrar çevirdi bu sefer karşılaştığı şey kitabın birinci kısmıydı. Birinci kısım: Makarovic Ailesi Moskova