Tanıştığıma memnun oldum.
Yazar: Sema Çayır

1. Bölüm Şarkılar; Dargın - Zeynep Bastık, Emir Can İğrek. Bekleyenim - Aleyna Tilki. 16.01.2022. Derin Aydemir. Park ettiğim aracın içinde otururken, mekandan dışarı çıkmak için can atan ışıkları izliyordum. Her lamba farklı renklere bürünse de, etrafa hakim olan tek renk kırmızıydı. İnsanlara aşkı ve tutkuyu anımsatan bu renk, bizim dünyamızda vahşeti ve kanı hatırlatırdı. İşte bu sebeple adımlarım bana ihanet ediyor, o mekana girmek bile istemiyordu. İç çekerek aracın kapısını açtım ve dışarı adımımı attım. Kapıda beni karşılayan korumalardan biri yanıma yanaştı ve yol boyunca bana eşlik etti. İçeri girdiğimde gözüme takılan ilk şey dans pisti olmuştu. Dans pistini çevreleyen masalar ve duvar boyunca olan küçük localar vardı. Bu localar alt kademeden olan misafirler içindi. Mekânın bir diğer özelliği ise alt katıydı. Kumar masalarının bulunduğu bu katta, uyuşturucu ticareti için yapılan anlaşmalar konuşulurdu. Aşağı giden merdivenlere yöneldiğimde, peşimden koşan çalışan bana seslendi. Seslenişiyle adımlarım kesildiğinde, ona dönüşüm çok ani olmuştu. “Hanımefendi. Patron sizi çağırıyor.” “Şimdi mi?” diye soru yönelttiğimde, ellerini önünde birleştirmişti. Bu, evet demekti. Elimle gitmesini işaretlediğimde, yukarıdan beni izleyen amcama bakışlarımı çevirdim. Gözlerindeki parıltı buradan bile belli oluyordu. Gözlerimdeki meydan okumayı gördü. Bakışları sertleştiğinde, korkuluğa yaslı olan parmakları yumruk oldu. Parmaklarımı dudağıma yaklaştırdım ve ona öpücük yollayarak üst kata giden merdivenlere yöneldim. Koridora girdiğimde baş selamı vererek amcamın yanına yaklaştım. “Beni kızdırsan da bu huyuna bayılıyorum!” diyerek kucağını bana açtığında, arka locada oturan adam dikkatimden kaçmamıştı. Karanlığa saklanması sinirlenen çehresini gizleyemiyordu. Parmak boğumlarının beyaz olduğunu zar zor görmüştüm. Elinde tuttuğu kadehi kırması an meselesiydi. Amcamı daha fazla bekletmeden sarılışına karşılık verdim. Amcam, yavaşça kulağıma eğildiğinde, ürpermeden edememiştim. “Geçmişi ne çabuk unuttun kızım.” Tehdit dolu olan sesi, yutkunmamı sağlamıştı. Sarılışımıza son verdiğimde, yanına oturmak yerine karşısına oturmayı tercih etmiştim. Kaşı havaya kalktığında ona sadece bakmakla yetinmiştim. Bakışlarım masaya kaydığında amcam her zamanki içeceğinden yani viskiyi tercih etmişti. “Ne içersin kızım?” Telefonu eline aldığında, ona cevap vermemi bekliyordu. Boğazımı temizlediğimde, “Beyaz şarap.” dedim. Telefondan siparişi verdiğinde ceketinin iç cebine yerleştirdi. Ardından bacak bacak üstüne attığında masanın üzerindeki bardağa uzandı. “Beyaz şarap…” derin bir nefes aldı ve gözbebeklerini bana kitledi. “Hâlâ aynı zevksizlik,” dedi ve viskisinden ufak bir yudum aldı. “Diyene bak, viskiyle aşk yaşıyor resmen!” Bardağı sertçe masaya bıraktığında, parmakları saçlarımı kavradı. “Bu ne biçim bir terbiyesizlik! Karşında kimin olduğunu unuttun mu?” Yüzüme saçtığı tükürüklere hafif gülümsedim. Bu onu daha da çıldırttı. Saç diplerimde hissettiğim acıya rağmen ona kafa tutmam, gururunu yerle bir ediyor, edilen gururla beraber beni de yerlerde görmek istiyordu. “Unutmadım. Hiç unutturmadın ki.” Derin bir nefes çektiğimde, dizimi erkekliğine vurdum. Aldığı darbeyle saçlarımı bıraktığında iki büklüm olmuştu. Nefes nefese bir şeyler söylemeye çalışsa da sesi boğuk geliyordu. “Bunun…” Acıyla inledi. “Cezasız kalmayacağını bil.” Dişlerinin arasından fısıltıyla dökülen kelimelere gülmekle yetindim. O zaten benim için başlı başına bir cezaydı. Yüzümü sol yanıma çevirdiğimde, bir çift kara gözle bakışmayı beklemiyordum. Gözlerinden bir saliselik de olsa geçen gurur ifadesi beni şaşırtmıştı. “Veles, sence de çok üzerine gitmedin mi kızın?” Sesindeki tını kalın bir yapıya sahip olsa da bende uyandırdığı hisler farklıydı. Alt bölgesinde hissettiği acı son bulmuş olacak ki doğruldu ve arka tarafında oturan adama döndü. Gözlerini kıstığında, ona sevgiyle bakıyordu. O kimdi? Ve amcam için nasıl bir önemi vardı. Kafamı kaşıdığımda, yere bakıyordum. Amcam beni b…