Nileg Günlükleri 1 - Yankı

Bölüm 4

Yazar:

Nileg Günlükleri 1 - Yankı - Ceren Oktay kitap kapağı
Nileg Günlükleri 1 - Yankı kitap kapağı

Canlarım, dördüncü bölüm an itibari ile yayında. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Okumaya başladığınız tarihi ve saati buraya not bırakmayı ihmal etmeyiniz. Yorumlarınızı da bekliyorum. Bölüm sonundaki soruları cevaplamayı unutmayınız. Işığın gösterdiği yere doğru ilerlemeye başladığımızda tarafımıza atılan oklar yüzünden olduğumuz yerde çakılı kaldık. Oklar dört bir yanımızı sarmış durumdaydı. Neyse ki kolyemin koruma kalkanı aktif hale gelmişti de bu sayede rahatça korunabiliyorduk. “Size onların burada olduğunu söylemiştim,” diyerek konuştu Tarık. Burada yaşıyorlar. Bölgelerini korumak için ellerinden geleni yapacaklar. Sonuçta burası onlar için çok değerli ve kutsal bir bölge.” Kolyenin korumasının ardından ortaya çıkan ve ellerinde oklarını tutmaya devam eden halka dikkatlice baktım. Bu halkın kadınlarının örgülü saçları vardı. Erkekleri ise sakallarını örmüştü. Tamamı olmasa da bir kısmı örülüydü. Boyları çok uzun değildi. En fazla bizim yarımız kadardılar. “Siz de nesiniz böyle?” diye sorduğumda daha da hiddetli baktılar. İçlerinden bir tanesi kalabalığı yarıp ön plana çıktıktan sonra “Do nöre tu fönus,” dedi. Bu ne demekti hiçbir fikrim yoktu. Bakışlarım endişe içinde onlara kaydı. Tarık, Toana ve Voelina’ya. Nedense kendimi ve onları büyük bir tehlikenin içinde hissediyordum. Sanki büyük bir kazık çukuruna düşmüştük de debelenecek ama bir türlü buradan çıkamayacaktık. “Bu kolye…” dedi adam eliyle kolyemi işaret edip. “Bu kolye yasaklı. O burada olmamalı.” “Biz de zaten gidiyorduk. Bize müsade edin,” diye fısıldadım. Ellerim korkudan havadaydı. Teslim olmuş gibi hissediyordum kendimi ama bu tamamen korkudandı. “Gidemezsiniz. Kolye bize ait,” diyerek yanıt verdi adam. “Kolyeyi bana ver.” Geri çekildim. Kolyeyi asla onlara geri veremezdim. Gerekirse kanımın son damlasına kadar savaşacaktım. Bu kolye ailemden, annemden bana kalan bir yadigardı. Eğer yaşamıyorsa –ki hala yaşayıp yaşamadığı konusunda onlara güvenemiyordum- kolyeden başka hiçbir şeyim kalmış olmayacaktı. Attığım adımın ardından kalbim hızla atmaya başladı ama bunu görmezden gelmek için çabaladım. Elimle kolyemi sıkıca tuttuktan sonra yeniden ısındığını hissettim. Ellerimi kolyeden çektiğimde kolyenin ışıldadığını gördüm. Bunun üzerine bize saldırıp çevremizi saran ırk geri çekilmeye başladı. “Geri çekilin. Kutsal ışık parlıyor.” Parıltı artmasına rağmen ne bize ne de onlara herhangi bir zarar vermedi. Onlar korkudan geri çekilirken bize ilerlememiz için alan kalmıştı biraz olsun. “Bu kolyenin sahibi olmak istiyorsanız ona layık olmalısınız,” diyerek yanıt verdi öne çıkan adam. “Bense sizin layık olduğunuzu düşünmüyorum.” “Bu kolye bana ailemden, annemden yadigar. Onu ne size veririm ne de bir başkasının ele geçirmesine izin veririm. Benden uzak durum!” diye bağırdım. Bağırışımın ardından bir şeyler tetiklendi. Ne olduğunu anlamadım ama daha da korktukları gözlerinden belliydi. “Ya bizimle gelir ve neden burada olduğunuzu açıklarsın ya da kolyeyi bırakır, ancak öyle gidebilirsiniz. Seçim senin.” “Asla. Bunu yapmayacağımı biliyorsunuz,” dedim hırçın bir sesle. “Ne sizinle geleceğim ne de kolyeyi size bırakacağım.” Bunun üzerine korkan ve geri çekilen adamlarla kadınlar üzerimize oklarını yağdırmaya başladılar. Kolye, daha öncesinde olduğu gibi tekrardan bizi korumak için gücünü ortaya çıkardı. Liderleri olduğunu düşündüğüm öne çıkan ve bizim dilimizde konuşmayı bilen kişi “Yüce Meha adına!” dedi. “Kolye onları koruyor. O kesinlikle seçilmiş kişi. Buna eminim. Onları mahzene götürün.” Bize yaklaşmaya çalıştıkları vakit çevremizde tekrardan görünmez bir kalkan oluştuğunu fark ettim. Elimi uzatıp kalkana dokunduğumda hafifçe titredi. Kolyem hala ışıldıyordu ve sıcaklığını korumaktaydı. Nasıl bu kadar güçlü olduğunu anlayamıyordum. Bütün bu yaşananlar olmasa kolyemi sıradan sanacaktım ama sıradan değildi işte. Bütün yaşadıklarımız bunu belli etmişti. “Seçilmiş kişi mi? Ben mi? Ben sıradan birisiyim. Seçilmiş birisi değilim. Sadece ailemi korumak için onlara ula…

Bölümün tamamını WritePad'de oku