NERGİS SARMALI

III. SARMAL

Yazar:

NERGİS SARMALI - s💌 kitap kapağı
NERGİS SARMALI kitap kapağı

Yıllar ona ne kadar kötü davrandıysa, o da bize o kadar kötü davranmıştı. İyiydi, hakkını yiyemezdim. Ne zaman geri dönmüşlerdi? Nasıl haberimiz olmamıştı? İhale kazananı birkaç gün içerisinde belli olacaktı. Toplantı boyunca gözlerine bakamamıştım ama ben sunum yaparken, onun gözleri benden ayrılmamıştı. Aldığım psikoloji derslerini ilk defa bu kadar uygulamakta zorlanmıştım. Ama yapmıştım, hep yapardım. Apar topar İstanbul'a döndüğümüz günün sabahı, şirkete toplantıya gelmiştik. "Sende bir şey var," dedi Ayşin. "O Aladağ'ı gördüğünden beri sende bir şey var." Cevap vermedim. Toplantı odasına girdik birlikte. Yönetim kurulundan birkaç kişi, amcamlar ve babam buradaydı, dedem buradaydı. Başka kimse yoktu. Oturduğumda, "Nasıl haberimiz olmaz?" dedi dedem bastonunu sertçe yere çarparken. "Aladağ'ların döndüğünden nasıl haberimiz olmaz?!" Öfkeliydi. Ne sorunu vardı Aladağlar ile? Bilmiyordum. "Her şeyi çok gizli yürütmüşler, kimsenin haberi yokmuş," dedi babam. "Herkesin yeni haberi oldu." "Neredeydiler bunca yıl? Asıl Aladağ nerede?" "Onu kimse bilmiyor," dedi Ayşin. "Özmert'ler bile bilmiyor. Herkes Gökalp Aladağ'la iletişimde, sadece o var. Yönetim kurulu bile belli değil şirketin." Dedem başını salladı. Çağatay amcama ve babama, "Kalın," dedikten sonra hepimiz çıktık. Titreyerek kendimi lavaboya attım, kapıyı kilitledim. Ellerimi yıkadım, yüzüme su çarptım. Makyajımın çıkacak olmasını umursamadım. Nefes almaya çalıştım. Ona ne olmuştu böyle? Neredeydi yıllardır? Neden ona ulaşmaya çalışmama rağmen bana geri dönmemişti? Benim ne suçum vardı onu sevmekten başka? İç çektim. Elimi kalbime götürdüm, yere çöktüm ve ağlamaya başladım. Yıllardır ağlamayı kendime hak görmemiştim ama şu an patlama noktasındaydım, dayanamıyordum. Ağlamak her zaman kötü değildi, bu derslerde de söylenirdi. Bir çeşit rahatlama mekanizmasıydı. Ama şu an panik atak geçirdiğime oldukça emindim. Nefes tekniklerini uygulamaya çalıştım. Ama kalbim deli gibi çarpıyordu. Öyle ki, ensemdeki histen, migrenimin kapıda olduğunu anlamak zor değildi. Orada ne kadar ağladım bilmiyorum, bir süre sonra kalktım, yüzümü yıkadım ve kimseye bakmadan odaya geçtim. Çantamı aldığım gibi peşimden koşan Ecem'e rağmen şirketten çıktım. Arabama bindim, hızlıca eve sürdüm. İlaç içmem gerekiyordu, evet. Eve kendimi zor attım. Suda erittiğim ilacı hızlıca içtim ve üzerimdekileri yırtarcasına çıkarıp, kendimi yatağa attım. Komodindeki kumandayla gece perdelerini çektim. Telefonu sessize aldım, gözlerimi kapattım. Uyursam geçerdi. *** Geçmemişti. Uyusam da geçmemişti. Aralıksız vurulan kapıyla gözlerimi açtığımda, başımdaki ağrıdan gözlerimi aralayamıyordum. Zorla kalktım, üzerime sabahlık giydim. Kumandayla evin tüm perdelerini kapattığıma emin oldum ve kapıya ilerledim. Gözlerimi kapattım. "Sakın yüksek sesle konuşma," dedim kapıyı aralarken. Gelenin kim olduğunu biliyordum. "Seni merak etti herkes," diye fısıldadı Ayşin. Kapıyı hızla kapattım. "Telefonun kapalı, senin telefonun hiç kapalı olmaz!" "Sonra konuşsak? Şu an hiç iyi değilim." "Migren mi?" "Evet," dedim. "Sende kalacağım," dedi. "Sen yat, ben çorba yapayım." "Gerek yok," desem de beni odaya götürdü ve yatırdı. Kapıyı sıkıca kapatıp ışık açtı. Karanlıkla gözlerimi kapatsam da uyuyamamıştım. Bir süre sonra ışık kapatıldı, odanın kapısı yavaşça açıldı. Çok hafif telefon ışığıyla odaya girdi. Doğruldum, tepsiyi kucağıma koydu. Yavaşça çorbayı içerken teşekkür etmiştim. "Gökalp Aladağ'ı tanıyorsun, değil mi?" "Geçmişten." Çorbayı yavaşça bitirdim. "O kişi, Gökalp, değil mi?" Dişlerimi sıktım. "Geçmiş." "Geçmemiş," dedi birden. "Geçmiş hiç de geçmemiş." "Konuşmasak?" "Sabah işe gelecek misin?" "Hayır," dedim ve tepsiyi Ayşin kaldırdıktan sonra geri yattım. Bu bir ilkti. Yedi yıldır, ilk defa işe gitmeyecektim. Her şeyin bir ilki vardı tabii, bu da onlardan biriydi. *** Temmuz, 2013 Üzerimdeki beyaz elbiseyi özenle düzelttim. Saçlarımı dalgalar hâlinde bırakmıştım. Hafif makyaj yapmıştım. Gergince camdan dışarı bakarken, gördüğüm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku