NERGİS SARMALI

XVI. SARMAL

Yazar:

NERGİS SARMALI - s💌 kitap kapağı
NERGİS SARMALI kitap kapağı

Küçüktüm, İstanbul'dayken Gökalp'i çok özlerdim, bir an önce yaz gelsin ve Mardin'e gidelim diye dua ederdim. Sonrasında yaz gelirdi, o kadar mutlu olurdum ki, kalbim patlayacak gibi olurdu. Ve Gökalp'i görürdüm. Ona tüm yılımı anlatırdım, hayallerimi anlatırdım, bazen ağlardım yanında, babam gibi kızmazdı ağladığım için sessizce beni dinler, göz yaşlarımı çekinerek siler ve elimi tutardı hafifçe. Geçerdi tüm kötü hislerim, bu kadardı onun yanındaki üzüntüm, çok kısa sürerdi. Çünkü Gökalp'ti o. Gökalp Aladağ, hayallerimdeki tek kişiydi. Hayallerimin hepsinde o vardı. Sonra gitmişti, sebepleri haklıydı ama gidişinin acısı, hâlâ yüreğimdeydi, yine gidecek diye korkmadan duramıyordum. Ama artık gidemezdi. Değil? Artık kocamdı, hayatlarımız birdi, karısıydım onun, bir bütündük, aynı soyadını taşıyorduk, aynı evde yaşayacaktık. Hangi evde kalırdık acaba? Ben evimi çok seviyordum, evimi bırakmak istemezdim. Bu sonranın konusuydu. Şu an, London Eye'daydık, manzara ayaklarımızın altındaydı. O kadar güzel şehirdi ki Londra, burada Gökalp'in de olduğu çok hayal kurmuştum. Şimdi gerçekti işte. Başımı omzuna yasladığım adam, Gökalp'ti. Kolunu sıkıca bana sarmış, diğer eliyle de elimi sıkıca tutuyordu, arada saçlarıma öpücük konduruyordu. Sessizce manzarayı izliyorduk. "Bazen yanımda olman gerçek değilmiş gibi geliyor," diye mırıldandım. "Sanki sen yine ulaşılmazsın ve ben seninle hayal kuruyor gibiyim." Elimi aldı, kalbine götürdü. "Bak, nasıl da sen diye atıyor... Hayaldi, gerçekleşti. Buradayız, beraberiz." İç çektim. "Bir daha gitmezsin, değil mi?" "Asla," dedi. "Senden hiç vazgeçmemiştim ama şimdi... Asla gidemem, bir adım uzağında bile özlerim seni." Güldü. "Geceleri seni uyandırasım geliyor bazen." Başımı geriye attım. "Niye? Yetmiyor mu uyumadan öncesi?" Kahkaha attı. "Yetiyor gibi mi? Sana doymak mümkün mü?" Burnumu kırıştırdım utançla. "Ondan bahsetmiyordum hem," dedi sırıtırken. "Uyan, konuşalım istiyorum. O gök mavilerini görmek istiyorum." Gülümsedim. "Uyandır o zaman." "Kıyamıyorum ki," dedi ve burnumu sıkıştırdığında elini ittim. "Bazen sen uyurken benim de seni uyandırasım geliyor." Sırıttı. "Niye?" Güldüm. "Tam anladığın sebepten." Gözleri kısıldı. "Hain kadın, niye uyandırmıyorsun?" "Kıyamıyorum," dedim alayla. Ofladı. "Uyandır," dedi sertçe. "Ciddiyim, uyandır." Göz devirdim. "Abartma. Kudurmadık vesselam." "Kendi adıma konuşursam..." Ağzını kapattım. "Sus," dedim hızla. "Konuşma. Utanıyorum." Elime öpücük kondurdu. Elimi çektiğimde ise güldü. Vakit dolduğunda birlikte indik, el ele Londra sokaklarını dolaştık, butik bir kafeden kahve aldık Rusell meydanında dolaştık, en sonunda acıktığımız için güzel bir restorana girdik. Manzarası mükemmeldi, cam kenarında yer bulabilmiştik. Buraya özgü yemeklerden yerken, şaraplarımızı yudumluyorduk, ikimiz de sessizdik. "Ne yapacaksın?" dedi bir süre sonra. Anlamıştım ama anlamazlıktan geldim. "Ne konuda?" Bana baktı, başını eğdi. "Mislina," dedi sakince. "Bilmiyorum," diye mırıldandım. "Amcamların bende hakları çok, onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum. Bana ihtiyaçları var." "Peşinden ama gelecek gibi hissediyorum." "Ama artık bir Karaer değilim," dedim ve güldüm. Bu onu gülümsetti. "Ne kadar söylemekten hoşlanmasam da, hep Karaer olarak kalacaksın." Dudağımı büktüm. "Ama kimlikte yoklar artık." "Bunun önemi yok. Deden de masum, bu beni de şaşırttı açıkçası." "Bilmiyorum," diye mırıldandım. "Babamdan o kadar utanıyorum ki. Bazen ölümüne üzüldüğümde, pişmanlık duyuyorum. Hak etti o bunu." "Yine de o senin baban," dedi. "Kolay kolay aşamazsın bunu, atamazsın onu içinden." Güldü birden. "Ama o kadar nefret kazanmış ki, annen bile ağlamadı cenazesinde. Ondan bahsederken nefret dolu sözleri." "Hak etti," dedim direkt. "Sonuna kadar hak etti." "Doğrudur," dedi. "Ama ben seni bir şey için zorlayamam," dedi ve masanın üzerindeki elimi tuttu. "Seninle aynı şirketi paylaşmak isterim, ki şirketimin yarısı senin bu arada." Sırıttım. "Bu hoşuma gitti." "Çok karışmazsan işlerime sevini…

Bölümün tamamını WritePad'de oku