NEMESİS - KARANLIĞIN ÇAĞRISI

1.BÖLÜM - UYANIŞ -

Yazar:

NEMESİS - KARANLIĞIN ÇAĞRISI - Sena Zülal ALTAY kitap kapağı
NEMESİS - KARANLIĞIN ÇAĞRISI kitap kapağı

MERHABALARRR!! HOŞGELDİNİZZZ!! Umarım kitabıma bir şans verirsiniz. Henüz yeni bir yazar olduğumdan gelişmeye ihtiyacım var ve bu sizler sayesinde olacak, lütfen yorumlarınızı eksik etmeyinn. UYARI- BU KİTAP HER TÜRLÜ ŞİDDET KÖTÜ İMA, KÜFÜR VE TRAVMA TETİKLEYEBİKECEK UNSUR BULUNDURUR. BU NEDENLE KÜÇÜK YAŞTAKİ OKURLARIN VE HASSAS OKUYUCULARIN OKUMASI ÖNERİLMEZ. OLAY ÖRGÜSÜNÜN VE KİTABIN GERÇEKLE BİR BAĞLANTISI BULUNMAMAKTADIR, HER ŞEY SADECE BİR KURGUDAN İBARETTİR. NEMESİS - KARANLIĞIN ÇAĞRISI 1. BÖLÜM - UYANIŞ - “İhanet. Tek kelime bir sürü anlam.” İnsanlar içimden geçiyor. Bana tamamen yabancı bir yerdeyim. Karanlığın hâkim olduğu sokaklarda ilerliyorum. Her adımımda etrafıma bakarak anlamaya çalışıyorum. Neredeyim, neden buradayım? Etrafımdan onlarca insan gelip geçiyor, ama hiçbiri ile konuşamıyorum. Sanki beni görmüyor ve duymuyorlar. Bir adım daha attığım an her şey duruyor. Yere şekerini düşüren çocuk, kavga eden insanlar, dışarıya mallarını dizen satıcılar. Tek hareket edebilen benim. Etrafıma bakıyorum tekrar, sanki herhangi bir şey olacakmış gibi kalbimdeki ağrıyla bekliyorum. O sırada, anne ve babamdan bana kalan son parça olan kolyemin zinciri kopuyor ve düşüyor. İşte o an, tam o an etrafımdaki her şey yok oluyor. Bomboş sokakta sadece ben varım. Yapayalnız, tek başıma bu korkunç sokakta öylece durmuş ayakta dikiliyorum. Birden etrafımı gölgeler sarıyor, karanlık beni içine hapsediyor. Bir kez daha anlıyorum ki, benim kimsem yok. Etrafımdaki insanlar birer kabuktan ibaret. Fakat benim de bilmediklerim var; hangi kabuğun içindeki gerçekten iyi? Gölgelerin arasında sadece panikliyorum. Çünkü biliyorum bağırsam bile yardım etmeye gelecek bir kişi asla olmayacak. Bir süre sonra kendimi gölgelere bırakıyorum. Bu karanlıktan kaçarak, gözlerimin karanlığına sarılıyorum. Kapattığım gözlerimin ardından bir ışık beliriyor ve gözlerimi tekrar aralıyorum. Gözlerimi açtığımda güneşin nazik tatlı ışıkları gözlerime vuruyordu. Birkaç kez gözlerimi kırpıştırdıktan sonra tamamen açarak etrafıma bakındım. Aşağı kattan sesler geliyordu. Beni uyandırmamışlardı ama ben her zamanki gibi tam vaktinde kalkmıştım. Sıcacık yorganımdan sıyrılarak ayağa kalktım. Biraz vücudumu esnettikten sonra banyoya doğru yol aldım. Dün şirkette fazla kaldığımdan her yerim ağrıyordu. Biraz işkolik biriydim. Fakat işkolik olmamın asıl sebebi ailemdi. Ben sadece onların izinden yürüyerek onları onurlandırmak istiyordum. Umarım ki beni cennetten izlerken gurur duyuyorlardır. Her ne kadar ölümlerinin sebebi ben olsam da. Keşke onlara acele ettirmemiş olsaydım o zaman onlara bir şey olmazdı… Kendi kendimi yıpratmayı bir kenara bırakarak banyoya girdim. Banyodaki işlerimi hallettikten sonra giyinme odama geçerek siyah bir takım aldım elime. Dudak uçuklatacak fiyatlarıyla epey ünlü olan yabancı bir markaydı. Takımın içine krem rengi bir boğazlı bluz giyerek görüntümü tamamladım. Ayağıma da siyah uzun ince topuklu ayakkabımı da giyerek tamamen hazır oldum. Birkaç altın takı ile bugünkü görünüşümü tamamlamaya neredeyse hazırdım. Siyah geniş, marka çantamı alarak ihtiyacım olan her şeyi içine yerleştirdikten sonra odamdaki boy aynamın önünde durdum. Yine güzeldim, yine birçok insanın imrendiği biriydim. Yansımam bunu gösteriyordu. Fakat ben aynadaki yansıma değildim. Ben de diğerleri gibi içi boş bir kabuktum. Aynadaki yansımama bir kez daha baktım en sonunda görülmeye değer bir şey olmadığını anlayarak odamdan çıktım. Merdivenlerden inerken mutluluk maskemi takındım yine. Aşağıdakiler keyifle kahkaha atarak sohbet ediyorlardı. Masanın başındalardı fakat hiçbir şeye dokunmamışlardı. Beni bekliyorlardı her zaman ki gibi. Yemek odasına girdiğim zaman neredeyse tüm sesler durmuştu. Hafifçe başımı eğerek gülümsedim ve herkese tek bir anda zarifçe “Günaydın” dedim. Masadakilerde bana günaydın diyerek sandalyeye yerleşmemi beklediler. Sandalyeme yerleştiğimde, teyzem ellerini iki yana açarak yememiz için bize işaret verdi. Kahvaltı başlamıştı. Herkes yemeğini yerken ben y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku