NEFES NEFESE

20. BÖLÜM

Yazar:

NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı
NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı

Yağmur yeniden yağmaya başladı, şoförün biri sessizleşen geceyi delercesine aracının kornasına asıldı, odamın kapısı tıklatıldı. Bitirdiğim sigaranın izmaritini kül tablasına bastırırken kafam hızla açık balkon kapısından içeriye dönüp odanın kapısını buldu. Sanki kimin geldiğini sadece bakarak görebilecekmişim gibi uzun uzun kapının koyu renk yüzeyine baktım. Cesur olabilir miydi? Aklıma ilk onun adının gelmesine karşılık izmariti iyice ezdim. Ne kadar görmezden gelmeye çalışsam da içimden bir ses kapının ardındakinin o olmasını temenni ediyordu. Ama o değildi, emindim. O, birkaç gün önceki o sabah yaşadıklarımızdan sonra saat gece yarısına doğru işlerken kapımda belirmezdi. Çünkü bana kızgındı. Bunu hatırlamak içimdeki huzursuzluğun homurdanmasına neden olduğunda gözlerimi ancak kapıdan ayırıp yanıma çektiğim küçük masanın üzerindeki sigara paketine düşürdüm. Sanki koridorda beni bekleyen biri yokmuş gibi yeni bir dal çekip dudaklarımın arasına yerleştirdiğim sırada aniden sertleşen deniz rüzgârı, dağılan topuzumdan kaçan saçlarımı uçuşturup yüzümü tokatladı ve kapı bir kez daha çaldı. Orada birini bekletmenin huzursuzluğuyla iç çektim. Dudaklarıma sıkıştırdığım sigarayı çekip pakete geri tıkarken oturmaktan uyuşmuş bedenimi güçlükle çözdüm. Ayaklarımı soğuktan korumak adına battaniyenin altında saklamak için karnıma doğru çekmemden dolayı ayağa kalkmakta biraz zorlanmıştım. Her ne kadar üzerime battaniye almış olsam da uzun süredir açık havada kaldığım için bedenim bir buz parçasına dönmüş durumdaydı. Burnumun ucu kıpkırmızıydı, yanaklarım sızlıyordu. Battaniyenin dışında kalan parmaklarımsa neredeyse hissizleşmiş durumdaydı. Neden soğukta oturuyordum bilmiyordum. İçim içime sığmadığı için mi, yoksa birkaç gün önce içerideki odada yaşanan geceden ve o geceyi kara bir örtü gibi örten sabahtan kaçma dürtüsü yüzünden mi soğuğa sığınıyordum çözememiştim. Sadece sanki iyi geliyordu. Sanki zihnimdeki curcuna tıpkı kan akışım gibi yavaşlamıştı. Balkondan çıkarken kapıyı ardımdan kapatma gereksinimi duymadım. Ayağıma geçirdiğim soğuk terlikleri yerde sürüye sürüye kapıya ulaştığımda battaniye hâlâ omuzlarımdaydı ve ona sıkıca sarılmış hâldeydim. Kulpu tutup çekince karşılaşacağım yüzün kime ait olacağını pek merak etmiyordum, ancak boşlukla karşılaşmayı da beklememiştim. Daha sonra gözlerim yavaşça aşağıya kaydığında kapının önüne bırakılmış birkaç karton torba gözüme ilişti. Bir adım öne çıkıp koridora baktım ve kafasını öne eğmiş, ağır adımlarla uzaklaşan kadını gördüm. Kim olduğunu anlamam için yüzünü görmeme gerek yoktu. Arkasından çatallaşmış bir sesle, “Eva,” dediğimde kadının yorgun adımları birden kesildi. Omzunun üzerinden bana döndüğünde zümrüt yeşili gözlerinde mahcup, tedirgin bir ifade asılıydı. “Rahatsız ettiğim için üzgünüm, uyuyor olabileceğin sonradan aklıma geldi. Yoksa seni uyandırdım mı?” “Rahatsız etmedin,” dedim biraz uzağımdaki yüzünü incelerken. Solgun görünüyordu. “Uyumuyordum.” Bana doğru adım atmakla gerisin geri gitmek arasında kararsız kalmış gibi etrafına bakındı. “Yiyecek bir şeyler getirmiştim, otelin sunduklarını kabul etmediğini öğrendim. Bir de Tuna senin için bir şey almış, bana bırakmıştı.” Sanırım yeni telefon numarasından bahsediyordu. Yavaşça kafamı sallarken eğilip yerdeki paketleri karıştırdım. Eva yiyecek almamıştı, resmen bir hamburgerciyi soyarak gelmişti. “Tüm bunları tek başıma yiyebileceğimi sanmıyorum. Bitirebilmem için birine, hatta birkaç kişiye daha ihtiyacım var.” “Şey, hangisini seveceğini bilmediğim için-” “İçeri gelmek ister misin?” dedim birden. Eva her ne söyleyecekse birden durdu. Yüzü şaşkınlıkla ve daha çok da hevesle şekillendi. Ama yine de “Rahatsız etmek istemem,” diye mırıldandı. Benden çekinmesine ve uzak kalmasına yine ben sebep olmuştum. Bunu bilmek ve buna neden olmak canımı feci sıkıyordu. Kendimce nedenlerim var olsa da Eva bu muameleyi asla hak etmiyordu. “Rahatsız olmam, lütfen gel.” Paketleri alarak ve kapıyı ardımda açık bırakarak odanın içerisine yöneldim.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku