NEFES NEFESE

17. BÖLÜM

Yazar:

NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı
NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı

Halide Çağlayan köşkün göz boyayan salonunda, yerden tavana kadar uzanan pencerelerin önüne yerleştirilmiş fiskos koltuklarından birinde oturuyordu. Elinde az önce çalışanlarından birinin getirdiği bitki çayı vardı ve ondan ilk yudumunu almaya hazırlanıyordu. Bu sırada gözleri tam karşısındaki diğer fiskos koltuğunda oturan abisi Yunus'u buldu. Aslında o koltuk kocası Sarp'ın daima oturduğu koltuktu ve orada bir başkasını görmek Halide'yi hep yaralıyordu. “Yalova'daki arsada inşaata başladık,” dedi Yunus, hayatındaki değişiklikleri kardeşiyle paylaşma niyetiyle, ancak dakikalardır boşuna konuştuğunun pek de farkında değildi. “Bitmesi seneyi bulur, acelem yok. Her şeyin istediğim gibi olmasını istiyorum. Hayatımın geri kalanını sessiz ve sakin bir düzende geçirmek için ne gerekiyorsa yapacağım.” Fincanı kardeşiyle arasında bulunan sehpanın üzerine bırakırken soluğunu gürültüyle dışarıya saldı. “Oraya yerleştiğimde sen ve çocuklar sık sık ziyaretime gelirsiniz. Elimi ayağımı her şeyden çekiyorum diye hayatınızdan çıkacağımı sanmayın.” Halide fincanın üzerinde gezdirdiği gözlerini kaldırmadan dalgın dalgın kafasını sallamakla yetindi. Yunus ise kız kardeşinin garip hâlini fark etse de pek üzerine düşmemeyi tercih ederek, “Orada senin için bahçeye bakan, ayrıca denizi de gören en güzel odayı hazırlatacağım. Geldiğinde huzuru bulacaksın ve bekli de hiç dönmek istemeyeceksin,” dedikten sonra göbeğini hoplata hoplata güldü. “İşime gelir. Zaten evlenip yuva kuramadım yalnız kalmamış olurum.” Halide bir kez daha kafasını salladı. Aslında söylenen sözler kulaklarına ulaşamadan yokluğa karışıyordu. Abisi bir şeylerden bahsedip duruyordu ve aklı o kadar karışık hâldeydi ki onu doğru düzgün dinleyemiyordu bile. Dalgınlığını ve kafasının tepesinde dolanan kara bulutları Yunus fark etmiş gibi birden, “Halide , sen iyi misin?” diye sordu, artık sesi ciddileşmişti. Kadın oturduğu yerde irkilerek doğrulup gözlerini abisinin gözleriyle buluşturdu. “İyiyim abi, iyiyim,” diyerek üzerine dönen soru işaretlerini savuşturmaya çalıştı. “Yalova'daki ev ne durumda? İnşaata başladınız mı?” Yunus, kız kardeşine hem üzülerek hem de biraz acıyarak baktı. Koca adamdı ama onun bu hâline çare bulamıyor olmak omuzlarında büyük bir yüktü. Tüm neşesi yokluğa karışırken, “İlaçlarını alıyorsun değil mi?” dedi kuşkuyla. “Alıyorum tabii.” “En son ne zaman doktorla görüştün?” “Bu sabah.” “Akşamki ilaçlarını aldın mı-" “Aldım abi!” dedi Halide öfkeyle. “Kafam dağınık çünkü aklıma takılan başka şeyler var.” Yunus, kız kardeşine sessizce iç geçirerek baktı. Halide hastaydı, ağır depresyon ilaçları kullanıyor, sürekli doktor kontrolüne tabi tutuluyordu. Geçmişte yaşanan olaylar onun tüm dengesini bozmuştu. Daha sonra kocası Sarp'ın ölümüyle nevrini şaşırmış ve onun ardından da kızı Sena'nın ölümüyle tüm dünyası kararmıştı. Uzanıp kız kardeşinin elini ellerinin arasına çekti ve hafifçe okşarken, “Ne takıldı kafana? Söyle hemen halledeyim, sen huzurlu ol yeter ki. Senin için yapamayacağım şey yok biliyorsun,” dedi. Halide bunu duyduğuna mutlu olduğunu saklamadan, “Ben bir şey buldum,” diyerek abisinin hiçbir tepkisini kaçırmak istemezmiş gibi iyice ona doğru döndü. Yunus tüm saçlarını kaybetmiş, post bıyıklı, sert bakışlı bir adamdı. Aslında boyu oldukça uzundu, ancak dışarıya sarkan göbeği yüzünden, hele de oturunca olduğundan kısa görünüyordu. “Ne buldun?” diye sordu Yunus, kaşları hafifçe çatıldı. “Yine ne oluyor?” Halide gözlükleriyle oynayarak vakit kazanmaya çalıştı. Yıllardır asla kapanmayan o mevzu yine bir yerlerden hortlamıştı ve Yunus'un artık buna çıldıracağından emindi. Derin bir soluk alırken, “Onunla ilgili,” diye mırıldandı ve abisine çekinik bir bakış attı. Adam ömrünü bu uğurda harcamıştı ve artık kafasını dinlemek için ortalıktan çekilme planları yapıyordu, ancak birazdan ortaya sereceği soru işaretleri Yunus'un uzaklaşma arzusunu baltalayacaktı ve onu kızdıracaktı. “Onunla mı?” Yunus birkaç saniye kendine düşünmek için zaman tanıdıktan sonra oturduğu ye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku