NEFES NEFESE

15. BÖLÜM

Yazar:

NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı
NEFES NEFESE – Zey Ra kitap kapağı

Tarlabaşı'nda bulunan Peratera'da gece her zamanki gibi renkli ilerliyordu. Kalitesiz içkiler bir doldurulup bir boşaltılırken mekân ipsiz sapsızların uğrak yeriydi. Tepedeki disko topu burası kurulduğundan beri hiç değişmeyen demirbaşlardan biriydi. Asla yenilenmeyen ve vizyonunu geliştirmeyen bu mekân şimdilerde yabancı uyruklu insanların uğrak noktasıydı. Orta yaşlarındaki saçlarını sıkı bir at kuyruğu yapmış kadın, Tanya etraftaki ayarsız kalabalığa dudağının kenarını tiksinir gibi kıvırarak bakıp tezgâha bırakılan içki dolu bardağa uzandı. Giydiği cesur kıyafet gözleri üzerine çekse de kimse onu rahatsız etmeye yeltenemiyordu, çünkü burada sözü geçen biriydi. Etrafta dolanan ve müşterileri hoş tutmak için çabalayan tüm kadınlar onun yönetimindeydi. Peratera'nın adının sürekli fuhuş ve uyuşturucuyla gündeme gelmesi, ardı kesilmeyen baskınlar Tanya'nın pek de umurunda değildi; hepsinden bir şekilde kurtuluyor ve kazanmaya devam ediyordu. Yılan misali kırıta kırıta ilerlerken sürekli renk değiştiren ışıktan dolayı kısık tuttuğu gözleri çevreyi kontrol ediyordu. Bu gece yine çoğunluk yabancı uyruklu insanlardaydı, alınan göçlerden dolayı artık müşteri popülasyonunda değişimler yaşanmaya başlamıştı. Aslında bu pek de önemli değildi, çünkü gelen insanlar bir öpücükle baştan çıkarılabilecek ya da bir bardakla sarhoş olabilecek tipler olduğu için günün sonunda cebi dolan tarafta Tanya oluyordu. Hedefindeki masaya ilerlemeden önce köşede durarak herkesten saklanmayı umut eden kadınlardan biri gözüne takıldığında bakışları hızla kısıldı. Kadının adı Nalan'dı, ona bu ismi vereli henüz bir hafta bile olmamıştı. Burada yeniydi ve işi pek bildiği söylenemezdi. Yaşı yirmilerinde olsa da yüz güzelliği pek iddialı değildi, ancak bunun hiçbir önemi yoktu. Buraya gelenler pek de yüze bakan tipler değildi, onlar için geceyi güzel bir kapanışla taçlandırmak yeterliydi. Tanya, bu ürkek hâliyle ona bir zamanlar tanıdığı birini, kendini hatırlatan kadına sert adımlarla ilerledi. Artık içinde merhamet adına ufacık bir kırıntı dahi kalmadığı için öfkeden başka bir şey hissettiği söylenemezdi. Nalan tarafından fark edildiğinde kadının kahve gözlerine yayılan korkuyu yakalamak ona artık burada patronun kendisi olduğunu hissettirmişti. Artık güç onun elindeydi. Nalan'ın koluna kırmızıya boyadığı uzun tırnaklarını geçirerek, “Burada ne bok yiyorsun?” diye tısladığında gaddar yüzü korkutucu görünüyordu. “Ben... ben uygun birini arıyordum-" “Sakın bana yalan söylemeye kalkma!” derken tırnaklarını biraz daha batırdı. “Senin zırlamalarınla uğraşamam. Ya buraya uyarsın ya da uyarsın başka seçeneğin yok!” Nalan'ın konuşmasına izin vermeyerek, “Düş önüme şimdi,” diye buyurup onu öne doğru itti. Ardından peşinden annesini takip eden ördekler gibi gelen kadına bir şeyler homurdanmaya devam ederek kalabalığın arasında ilerlemeye başladı. Hedefindeki masa en köşedekilerden biriydi ve sırtı arkadaki eğlenceye dönük hâlde takılan adamı tanıyordu. Onunla aralarında tıkırında işleyen ticari bir anlaşma vardı ve son zamanlarda bu anlaşma sekteye uğradığı için durum gittikçe canını sıkmaya başlamıştı. Bu yüzden ona ufak bir uyarı çekmeyi düşünüyordu ve bunun için daha fazla beklemeyecekti. Masaya vardığında tırnaklarını yeniden Nalan'ın koluna geçirerek onu sandalyelerden birine savurdu. Çelimsiz bir kadındı, bu yüzden fazla güç uygulamaya gerek bile yoktu. Nalan düşmemek için masaya sarılarak ancak sandalyelerden birine oturabildiğinde Tanya da onun yanındaki diğer sandalyeye oturup adamın dikkatini çekmek istercesine içki dolu bardağını masaya gürültüyle bıraktı, ancak adam onu umursamadı, hatta kafasını çevirip bakmadı bile. Sanki bırakırsa başkası kapacakmış gibi sıkıca tuttuğu kadehine odaklıydı ve kafasının gıcır olduğu boş bakışlarından bile belliydi. Tanya fark edilmemiş olmayı umursamayarak içkisinden ilk yudumunu aldıktan sonra, “Bok gibi görünüyorsun,” dedi sesini duyurmak için biraz bağırarak. “Seninle uğraşacak havada değilim, git kendine başka eğlence b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku