HEÇ

İçimdeki Buzun Sesi

Yazar:

HEÇ – Mehmet Korkmaz kitap kapağı
HEÇ – Mehmet Korkmaz kitap kapağı

Gece, bozkırın üzerine simli bir tül gibi serilen ay ışığıyla odaya doluyor. Penceremin tahta çerçevesine yaslanmış o sonsuz sessizliği dinliyorum; sanki tabiat nefesini tutmuş, benim içimdeki fırtınanın dinmesini bekliyor. Ama benim kulaklarımda hâlâ o ses... Kerem’in ellerinden dökülen sazın o ince, sızılı tınısı göğüs kafesimin içinde yankılanıp duruyor. Kerem’in saz çalabildiğini bilmiyordum. Hele ki ruhunu o tellere böyle düğümleyebileceğini hiç tahmin etmemiştim. Sanki elinin altındaki her tel, yıllardır içine gömdüğü, kilit vurduğu ne varsa tek tek açığa çıkarıyordu. Bugün, o sazın başında oturan adamla ilk defa "aynı dünyada", aynı gökyüzünün altında nefes aldığımı hissettim. Sadece bir okulu ayağa kaldırmadık bugün birlikte; sanki yıkık dökük umutların üzerine bir çatı çattık, çocukların gülüşlerine yer açtık. Yarın o bahçeye koşacak küçük ayakları, şaşkınlıkla parlayan o minik gözleri görmeyi ne çok isterdim... Ama asıl şaşkınlık benim içimde mahpus kaldı. Ben bugün Kerem’in dünyasına ilk kez o eşikten adımımı attım. Sefa ile tanıştım, Kiraz ile de... Kiraz beni öyle bir süzdü ki, utangaçlığımın arasından istemsiz, ürkek bir tebessüm sızıverdi. Beğendi beni, gözlerinde gördüm. İnsanın başka bir kız tarafından böyle içtenlikle beğenilmesi tuhaf bir şeymiş; insanın sırtına yumuşak, sıcak bir hırka bırakıyor sanki. Melek Öğretmen ise bambaşka... Beni yıllardır tanıyormuş gibi, ruhumdaki o görünmez yaraları seziyormuş gibi sarıldı bana. Okulu neden bırakmak zorunda kaldığımı, dayımın beni okutmak için nasıl çabaladığını anlatırken boğazımdaki o düğümü yutkunarak gizlemeye çalıştım. Kitaplara olan hevesimi söylerken sesim titredi ama onun gözlerinde kendimi buldum. Ben kimseye yakın olmaya alışık değilimdir, hep bir adım geride dururum; ama Melek Öğretmen'le aramızda bugün, kelimelerin ötesinde görünmez bir bağ kuruldu. Ve Deli Yusuf... Ona neden "deli" dediklerini şimdi anlıyorum. Onun Melek Öğretmen’e olan hissi sadece sevmek değil; o resmen onun bakışıyla nefes alıyor, onun gülüşüyle can buluyor. İkisi el ele verip o türküyü çağırmaya başladığında, içimde bir yerlere incecik bir sızı indi. Güzellik bazen insanın canını böyle tatlı tatlı yakarmış, bugün öğrendim. Kerem... Hayatımda ilk kez bir adam bana bakarken gözlerinin içi güldü. O bakış, ruhumda yıllardır pas tutmuş bir kapıyı gıcırdayarak araladı. İlk kez ondan yana, içimi kavuran bir sıcaklık hissettim. Öyle hafif, öyle narin bir şeydi ki bu; ama bozkırda aniden patlayan o sert rüzgârlar gibi bütün benliğimi savurdu. İçimdeki o kaskatı buzlar çözüldü, su olup aktı yanaklarıma. Durduramadım. Akşam köy yolunda hep birlikte yürüdük. Sefa ile Kiraz önden gidiyordu, Yusuf arkada hâlâ o yangınlı türküleri mırıldanıyordu. Biz ise... Biz yan yana yürüdük Kerem’le. Sessizdik ama o sessizlikte binlerce kelime saklıydı. Evlerin cılız ışıkları yükseldi, yollar birer birer ayrıldı. Eve vardığımızda Raif babam çoktan uykuya teslim olmuştu. Kerem odaya geçti, üstünü değiştirdi. Ben kapının önünde bir hayalet gibi öylece durdum. Nefesimi tuttum, bekledim. İçeri girmeye önce cesaretim yetmedi ama kalbim... Kalbim göğsümden taşacak gibi oldu, beni o odaya itti. İçeri girdiğimde Kerem yatmaya hazırlanmıştı. Göz ucuyla bana baktı ve o hafif, o mahcup gülümsemesiyle içimi bir kez daha titretti. Yanımdan geçip kapıya yönelecekken kenara çekildim ama daha fazla susamadım. İçimde yıllardır konuşmayan o küçük kız çocuğu birden dile geldi: “İstersen... Burada uyuyabilirsin.” Kerem durdu. Ne ileri bir adım attı ne geri. Bana baktı, sonra gözleri ellerine kaçtı. Bir şey demedi. O an, gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Niye bu kadar kolay ağlıyorum, niye bu kadar güçsüzüm bilmiyorum. Belki sadece çok uzun zamandır sevilmeye aç olduğum içindir... Belki birinin sıcak nefesini yanımda duymaya, bu ıssız odada tek başıma kalmamaya duyduğum o büyük ihtiyaçtır. Belki de ilk kez, bu evin gerçek bir yuvaya benzemeye başladığını hissettiğim içindir. Kerem’in gözlerine baktım. Kalbimi avuçlarımın i…

Bölümün tamamını WritePad'de oku