3| YILANIN YEDİNCİ BAŞI 𓆓
Yazar: Neravale

Selamlar 𓍯 |Küçük bir bilgilendirme, hikaye bütünüyle 2030-cu yılda geçecek.| |Sahra Duru karakterinin yeni ismi, Sarah Duru'nun henüz karşılaşmadığı kız kardeşi.| Keyifli okumalar 𓊹 Ve oylarla yorumlarr canpareler 𑣲 3| YILANIN YEDİNCİ BAŞI 𓆓 13 Nisan 2030. BAE. Dubai. Sahra Gayzel Arabanın camından şehrin gece manzarasını izlerken gözlerimin ışık almasına izin vermeyip karanlık düşüncelerime odaklandım. Işıktan kaçmak zordu. Bir kez aklını çelip düşüncelerinin arasına sızdıysa onları değişmek ve merkezine şeytanı misafir etmek için her şeyi yapardı. Neyse ki ben bu tür oyunlara gelmiyor, gözlerimi ışığın almasına izin vermiyordum. İçinde bulunduğumuz Land Crusier çevresini sarmalayan üç güvenlik katmanlı konvoyuyla Dubai sokaklarında ilerlerken birkaç dakika sonra Burc Halife'ye varacağımız gerçeğinin getirdiği rahatlamayla arkama yaslandım. Görevde olduğum süre boyunca ki bu son beş yılım ediyordu, bulunduğumuz şehrin ve tümüyle ülkenin altını üstüne getirecek kadar fazla ezberlemiştim her detayını. İşim buydu. Temelleri yeni atılmış devletin nasıl yönetildiğini, başlarda kimin taht kurduğunu, halka neleri sunup neleri sakladıklarını bilmek. Dinlerine, dillerine ve daha fazlasına bütünüyle hakim olup aralarına nasıl dahil olunması gerektiğini öğrenmek ve buna göre hareket etmek. "Varmamıza kaç dakika kaldı?" Arbanın arka koltuğunda, yanımda oturan adamın sesini duyunca düşüncelerimden sıyrılıp önüme döndüm. "En fazla dört dakika." dedim Türkçe konuşarak. Şoföre sorulan soruyu istemsizce cevaplamışdım ve ortamda yayılan gergin havayı solmuştum. "Seni kaç kez bununla ilgili uyardım." dedi Aladdin Musa kibirli bir tonla. Arapça konuşmuştu. "Anlamadığım bir dilde konuşma!" Şimdiden havalara girmeye başlamıştı. Havasını almayı çok iyi bilirdim ama neyse ki varlığına ihtiyacım vardı. Tebessüm ederek ince elimi elinin üzerine yerleştirip ona döndüm. "Kusura bakma hayatım, ağız alışkanlığı işte, bir daha olmaz." Homurdasa da başını sallayıp kendi camına döndüğünde ben de kendi tarafımdan dışarıyı izlemeye devam ettim. BAE'nin en gösterişli şehrinde, Dubai'deydik. Tüm emirliklerin başkanlarının katılacağı toplantıya davetliydik. Burc Halife de. Ülke yedi emirlikten ibaretti ve her emirliğin kendi başkanı vardı. Bir de onların üstünde duran, yedi emirliğin başkanlarını yöneden bir başkan daha. Babam. Hayır, görüp görebileceğiniz en büyük göt oğlu. Kendisi beş sene bundan önce ülkeyi zorla ele geçirmiş, her emirliğe kendi pislik adamlarından birisini vermişti. En büyük emirliğin, Abu Dabi'nin başkanı kendi oğlu İshak Şahmirzan'dı. Piyangodan fırlamış abim. Şu an bulunduğumuz, en gösterişli emirlik olan Dubai başkanı, eski ordu komutanlarından biri, Amar Faaras'dı. Kendisiyle şimdiye kadar karşılaşmasam bile hakkında çok şey duymuştum. Duyumlarımdan biri de deli olduğu yönündeydi. Sadece Amar'ı değil, diğer başkanları da çok fazla araştırmıştım ve üzerlerine kayıtlı birkaç gece kulübü, bar, restoran ve villalardan başka hiçbir şey bulamamıştım ki bu zaten ortalamadan biraz yüksek bücceye sahip her Arapın servetinin olmazsa olmazıydı. Diğer dört emirlikler ve başkanları onlarla aynı servete sahip olsalar ve ne kadar üstü kapalı kirli oyunlar oynasalar da önemli kişiler değillerdi benim gözümde. Sadece üç emirlik ve başkanlarıyla ilgileniyordum. Abu Dabi. Dubai ve en önemlisi Murjan . Eski ismiyle söylersek Şarika. İşte benim dikkatimi çeken ve tüm planlarımı üzerinde yapmama sebep olan şehir burasıydı. Murjan . Tüm ülkenin beş senedir ki ele geçirilmiş olmasına aldırmadan hala boyun eğmemişti. Bir başkana sahip değildi. Kendi kuralları, kendi yönetim şekliyle ayakta duruyordu ve diğer altı emirlik birleşip de onu ele geçiremiyordu. Çünkü ona muhtaçlardı. Murjan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin gürültüsüz ama derin sesiydi. Gökdelenlerin gölgesinde kaybolmayan, geçmişle bugünü aynı nefeste taşıyan bir hafıza gibidi. Geleneklerine sıkı sıkıya tutunan sokakları, bilgiyi merkeze alan üniversiteleri ve denize iki ayrı ufuktan açılan kıyıla…