MÜHÜRLÜ ALFA

BÖLÜM 6: İLK DÖNÜŞÜM

Yazar:

MÜHÜRLÜ ALFA - Dilara Ay kitap kapağı
MÜHÜRLÜ ALFA kitap kapağı

Ay kan rengine döndü. Tam tutulma. Saat 23:47. Mağaranın havası ağırdı. Tütsü gibi yanan otların dumanı her yeri kaplamıştı. Ela mağaranın ortasındaydı. Çıplak ayak. Üstünde sadece ince keten bir gömlek. Titriyordu. Soğuktan değil. İçeriden gelen ateşten. Kuzey karşısındaydı. İnsan formunda. Omuzlarındaki yaralar hala kapanmamıştı. Göğsü çıplak, nefesleri derindi. Alnındaki hilal izi kan kırmızısı ay ışığında yanıyordu. Etrafta 20 kurt. Halka olmuşlar. Ne hırlıyorlar ne uluyorlardı. Sadece izliyorlardı. Gözleri Ela'daydı. Bu bir törendi. 100 yılda bir olan bir tören. "Son şansın Ay Kızı" dedi Kuzey. Sesi boğuktu. "Dönüşmezsen her dolunayda canın yanacak. Ama yaşarsın. İnsan kalırsın. İstersen dur diyebilirsin. Şimdi." Ela başını kaldırdı. Gözleri yaşlıydı ama korku yoktu. 3 aydır gördüğü rüyalar, boynundaki yanık, her gece gelen ulumalar... hepsi bunun içindi. "Kaçmak için İstanbul'dan gelmedim Kuzey" dedi. Sesi titredi ama netti. "Öğret bana. Nasıl sen olacağım. Nasıl sürümü koruyacağım." Kuzey'in çenesi gerildi. "Pişman olursan geri dönüş yok." "O zaman pişman olmayacağım" dedi Ela ve elini uzattı. Kuzey elini tuttu. Eli buz gibiydi. Parmakları Ela'nınkileri sıktı. Ay tam tepeye geldi. Kan kırmızısı disk dağı ikiye böldü. Ve acı başladı. İlk sızı göğsünden geldi. Tam mühürden. Sanki içeriden biri kızgın demirle hilali oyuyordu. "AHH!" diye bağırdı Ela. Dizlerinin üstüne düştü. Kemikleri çatırdadı. Önce köprücük kemiği. Sonra omuzlar. Kaburgalar. Her biri yerinden çıkıyor, tekrar yerine giriyordu. Kuzey onun yanına çömeldi. Alnını Ela'nın alnına dayadı. "Benimlesin" diye fısıldadı. "Bırakma beni. Nefes al. Benim nefesime uy." Ela nefes almaya çalıştı. Ama ciğerleri yanıyordu. Derisi geriliyordu. Kollarında ince tüyler çıkmaya başladı. Gri-beyaz. Saçları uzadı, kalınlaştı. Tırnakları uzayıp pençeye döndü. "Dayanamıyorum Kuzey!" diye inledi. "Çok acıyor!" "Biliyorum" dedi Kuzey. Gözleri doluydu. "Bu Zeynep'in acısı. Atalarımızın acısı. 100 yıllık acı. Ama sen güçlüsün. Sen mühürlüsün. Dayan!" Ela'nın çenesi uzadı. Dişleri keskinleşti. Omurgası öne eğildi. Sırtında ağrılı bir çatırdama oldu. Sürü ulumaya başladı. Alçak, destekleyen bir uluma. "Dayan... dayan..." Son dalga geldi. En kötüsü. Ela'nın tüm vücudu alev aldı sanki. Kemikleri kırıldı ve tekrar kuruldu. Kalbi duracak gibi oldu. Son bir çığlık attı. Dağı inleten, vadileri titreten bir çığlık. Ve sonra... sessizlik. Yerde Ela yoktu. Gri-beyaz tüylü, iri bir dişi kurt yatıyordu. Boyu Kuzey kadar. Gözleri altın sarısı. Nefesi buhardı. Alnında net bir hilal beyaz leke. İlk dönüşüm tamamlanmıştı. Ela gözlerini açtı. Dünya değişmişti. Her kokuyu ayrı ayrı alıyordu. Toprak, kan, Kuzey, korku, sadakat, yağmur. 2 km ötedeki baykuşun kanat sesini duyuyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı. Bacakları titredi. Düştü. Hemen bir gölge üstüne geldi. Simsiyah. Kuzey. O da dönüşmüştü. Alnındaki hilal parlıyordu. Yavaşça Ela'nın yanına yattı. Burnunu Ela'nın boynuna, mühre değdirdi. Derin nefes aldı. Zihinden konuştu: _"Nasılsın?"_ Ela cevap vermeye çalıştı. İlk başta sadece hırıltı çıktı. Sonra... oldu. _"Acıyor... ama güzel" dedi zihninden. Sesi şaşkındı. "Her şeyi duyuyorum Kuzey."_ _"Hoş geldin sürüye Ay Kızı"_ dedi Kuzey. Sesinde gurur vardı. _"Artık yalnız değilsin."_ Bütün sürü aynı anda başını göğe kaldırdı ve uludu. Öyle bir ses ki dağlar yankılandı. Tebrik ulumasıydı bu. Sonra koştular. 20 kurt ve 1 yeni kurt. Gece boyunca. Dereleri atladılar, kayalıklardan tırmandılar, karla kaplı tepeleri geçtiler. Ela koşarken ağlıyordu. Gözyaşları kürküne karışıyordu. Ama bu acıdan değildi. 24 yıldır içinde sıkışan şeyin sonunda dışarı çıktığındandı. Şafak sökerken mağaraya döndüler. Nefes nefese. Mağaranın girişinde ikisi de insan formuna döndü. Yavaş, acılı bir dönüşüm. Çıplaktılar. Üstlerine battaniye attılar. Kuzey titriyordu. Hem yorgunluktan hem Ela'yı izlemekten. Elini uzattı. Ela'nın alnındaki hilale dokundu. "Artık sen de bizdensin" dedi. Sesi kısılmıştı. "Ve artık seni kimse alamaz. Söz ver…

Bölümün tamamını WritePad'de oku