BÖLÜM 13: AV
Yazar: Dilara Ay

3. gün. Şafak. Sürü dağılmıştı. 20 kurt 5'erli gruplara bölünmüştü. Kimse kimseye güvenmiyordu. Silahlar çekilmişti. Gözler hep tetikte. Kuzey mağaranın ortasında oturuyordu. 3 gündür uyumuyordu. Gözleri kandı. Ela karşısındaydı. Elinde Zeynep'in günlüğü. "Bir şey buldum" dedi alçak sesle. "Ne?" "Zeynep yazmış. Karga'nın hainleri nasıl seçtiğini. 'En güvendiğini seçer. Çünkü acı en çok oradan gelir.'" Kuzey başını kaldırdı. "Ne demek istiyorsun?" Ela ayağa kalktı. "Ben ava çıkıyorum. Tek başıma." "Yasak!" diye kükredi Kuzey. "Dışarı çıkmak yasak dedik!" "O zaman haini bulamayız" dedi Ela. Gözleri altın parladı. "Ben mühürlüyüm. Beni öldüremez. Ama ben onu bulabilirim." Kuzey kalktı. Önüne geçti. "İzin vermiyorum." Ela ona baktı. "Alfa sensin. Ama Eş-Alfa da benim. Ve emrediyorum. Beni takip etme." Sonra döndü. Mağaradan çıktı. Kuzey yumruğunu duvara vurdu. Ama takip etmedi. Söz vermişti. *ORMAN* Ela koştu. Kurt formunda. Mühür yol gösteriyordu. Boynunda yanıyordu. Nereye yanarsa oraya gitti. 1 saat. Bir dere kenarı. Ve orada... biri vardı. Sırtı dönüktü. Oturuyordu. *Bozdu*. Sürünün en yaşlısı. 80 yıllık kurt. Zeynep'i tanıyan tek kişi. Ela insan formuna döndü. Yavaşça yaklaştı. "Bozdu?" Bozdu dönmedi. "Geldin demek Ay Kızı." Sesi sakindi. Çok sakindi. "Sen misin?" diye sordu Ela. Kalbi sıkıştı. Bozdu yavaşça döndü. Elinde bir şey vardı. Zeynep'in kolyesi. Hilal şeklinde. Ve elinde bir hançer. Karga'nın hançerlerinden biri. "Benim" dedi Bozdu. Gözleri yaşlıydı. "100 yıldır bekledim." Ela bir adım geri attı. "Neden?" "Çünkü Zeynep'e söz verdim" dedi Bozdu. "Ölmeden önce elimi tuttu. 'Beni kurtaramadın Bozdu. Ama bir sonrakini kurtar' dedi. 100 yıl. 100 yıl boyunca mühürlü bekledim. Sen geldin." "Bu yüzden mi Karga'ya çalıştın?" diye fısıldadı Ela. Bozdu güldü. Acı acı. "Çalışmadım. Kullandım onu. Karga güçlensin istedim. Sürü zayıflasın istedim. Ta ki sen gelene kadar. Ta ki mühür tam uyanana kadar." Kalkmış. "Şimdi son parça kaldı." "Hangi parça?" "Senin kalbin" dedi Bozdu. Hançeri kaldırdı. "Mühürlü'nün kalbi sökülüp, ay taşına konulursa... lanet biter. Kurtlar özgür olur. İnsan olmaz." Ela dondu. "Beni öldürecek misin?" "Hayır" dedi Bozdu. Gözlerinden yaş aktı. "Kurban edeceğim. Farklı." Arkasından ses geldi. "ELA!" Kuzey. Koşarak geldi. Yüzü öfkeden bembeyazdı. "Bozdu bırak onu!" Bozdu sırıttı. "Geç kaldın Alfa. Çok geç." Hançeri kaldırdı. Ela'nın göğsüne indirmek üzereydi. Ve o an... Ela bağırdı. Öyle bir bağırış ki ağaçlar titredi. Mühür patladı. Beyaz ışık. Bozdu geriye uçtu. Hançer elinden fırladı. Kuzey araya girdi. Ela'yı kollarına aldı. "İyi misin?" diye sordu panikle. Ela nefes nefese. "İyiyim. Ama..." Bozdu yerdeydi. Kanıyordu. Ama ölmedi. Gülüyordu. "Başaramadın" dedi. "Ama biri başaracak. Karga başaracak." Sonra gözlerini kapadı. Öldü. Sessizlik. Kuzey Ela'yı sıktı. "Sana bir şey olsaydı..." "Olmadı" dedi Ela. Titriyordu. "Ama Kuzey... en güvendiğimiz kişiydi. Zeynep'in dediği doğru çıktı." Kuzey gözlerini kapadı. "Biliyorum." *MAĞARAYA DÖNÜŞ* Bozdu'nun cesedi getirildi. Sürü şoktu. Ağlayan oldu. Kusan oldu. Kuzey konuştu. Sesi kırılmıştı. "İhanet bitti. Ama bedeli ağırdı." O gece kimse uyumadı. Ela ve Kuzey dağın tepesindeydi. "Artık kimseye güvenemeyecek miyiz?" diye sordu Ela. Kuzey onu kendine çekti. "Bana güven" dedi. "Sadece bana." Ela başını salladı. "Sana güveniyorum." Uzakta... vadide duman yükseldi. Karga'nın kampı. Ve gökyüzünde ay. Kana bulanmış gibi kırmızıydı. Bölüm nasıldı? Oy ve yorum atmayı unutmayın 🥰 420 Kelime / 5451 karakter