MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ

25. BÖLÜM: Küllerin Altındaki Fısıltı

Yazar:

MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ - zeynep ay kitap kapağı
MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ kitap kapağı

Kan Sisi sürüsünün topraklarında yükselen zafer ulumaları, haftalardır süren karanlığın ve ölüm korkusunun üzerini bir örtü gibi kapatmıştı. Malikanenin devasa bahçesinde yakılan kutlama ateşleri gürültüyle çatırdıyor, müttefik sürülerin savaşçıları yıllardır ilk kez silahlarını kınından çıkarmadan, yan yana kadeh kaldırıyordu. Ancak malikanenin zemin katındaki büyük kütüphanede hava, dışarıdaki şenlik atmosferinden uzaktı. Barlas, ahşap masanın üzerine serilmiş haritanın başında duruyordu. Yanında Demir Alfa ve Saf Kan sürüsünün lideri Vanya vardı. Masanın ortasında ise Konsey Şatosu’nun yıkıntıları arasından toplanan, üzerindeki kara büyü rünleri henüz tamamen sönmemiş taş parçaları ve deri rulolar duruyordu. Kapı açıldı. İçeriye Karan ve Ela girdi. Karan’ın eli, Ela’nın belini sahiplenici bir tavırla kavramıştı. Ela’nın parmağındaki kehribar taşlı kadim mühür yüzüğü, odadaki şömine ışığında zarifçe parıldıyordu. "Neler buldunuz Barlas?" diye sordu Karan. Sesi sert ve pürdikkat bir Alfa tonuna dönmüştü. Barlas başını kaldırdı. Yüzündeki ifade, zaferin getirdiği rahatlığın tamamen silindiğini gösteriyordu. "Konsey Şatosu tamamen yıkıldı, bunda şüphe yok Karan Alfa. Valerius’un cesedini uçurumun dibindeki kayalıklarda bulduk. Ancak..." Barlas duraksadı, elindeki gümüş cımbızla masadaki siyah bir kristal parçasına dokundu. "Şatonun altındaki mahzenlerde, o kırdığınız ruh küresinin tam altında saklanmış gizli bir bölme daha varmış." Ela öne çıktı. Sol köprücük kemiğindeki Ay Mührü, Barlas’ın bahsettiği siyah kristale yaklaştığı an hafifçe sızladı ve uyarır gibi gümüşi bir ışık fırlattı. "Bu kristal..." dedi Ela, kaşlarını çatarak. "İçinde Valerius’un büyüsünden farklı bir koku var. Bu karabüyü... Daha eski. Çok daha çürük." Vanya araya girdi. Keskin mavi gözleri kristale sabitlenmişti. "Çünkü o büyü Valerius’a ait değildi. Konsey, yüzlerce yıldır gücünü tek bir kaynaktan alıyordu: Kadim Karartı’nın İlk Tohumu. Valerius öldü ama o tohumun saklandığı koruma büyüsü, şato çökerken kırıldı ve toprağa sızdı." Karan’ın kehribar gözleri karardı. İçindeki devasa kurt, tehlikeyi hissetmişçesine göğsünü tırmalayarak huzursuzca inledi. Karan, Ela’yı hafifçe arkasına alarak masaya yaklaştı. "Demek istediğin, o zehir hâlâ bu topraklarda mı?" diye sordu Karan, tehlikeli bir fısıltıyla. "Zehir toprağa karıştı Karan," dedi Demir Alfa. "Ve eğer o tohum bu diyarlardaki kadim bir kan hattına ulaşırsa... Konsey’den çok daha yıkıcı bir şey uyanabilir. Tohumun temizlenmesi gerek. Ve bunu yapabilecek tek şey, Mühürlü’nün evrimleşmiş gümüş ışığı." Ela, Karan’ın koluna dokundu. Zihinsel bağları üzerinden adama sarsılmaz bir kararlılık aktardı. (Ela - Zihinsel Bağ) “Korkma Karan. Nereye gitmemiz gerekiyorsa gideriz. Bu topraklara kök salan son çürük parçayı da söküp atmadan bize huzur yok.” (Karan - Zihinsel Bağ) “Seni tekrar o karanlığın ortasına atmak istemiyorum Mühürlü’m. Ama yanımda olduğun sürece o tohumu cehennemin dibinde bile olsa yakarım.” Karan masadaki haritaya baktı. Tohumun sızdığı yön, Sisli Dağlar’ın en güneyindeki Unutulmuş Vadi’yi gösteriyordu. Burası, ilk kurt soylarının doğduğu ve asırlar önce mühürlenmiş kadim mezarlıkların bulunduğu yasaklı bölgeydi. "Barlas!" dedi Karan, emredici bir sesle. "Müttefik birlikler malikanede ve sınırlarda kalacak. Sürülerin güvenliği sağlansın. Demir, senin muhafızların güney geçidini tutsun." "Sen ne yapacaksın Alfa?" diye sordu Barlas. "Ben ve Ela Unutulmuş Vadi’ye gidiyoruz," dedi Karan, kehribar gözlerinde çakan yırtıcı kıvılcımlarla. "Bu kökü tamamen kazımadan bu savaş bitmiş sayılmaz." (Gece Yarısı - Unutulmuş Vadi Geçidi) At sırtında hızlıca ilerleyen Karan ve Ela, gecenin zifiri karanlığında Unutulmuş Vadi’nin girişine ulaştılar. Vadiyi kaplayan puslu hava, üzerlerinde ağır bir baskı oluşturuyordu. Ancak ikisinin arasındaki bağ ve Mührün yaydığı gümüşi aura, karanlığı fener gibi yarıyordu. Atlarından indiler. Karan, belindeki kılıcını kınından çıkarırken insan formundan yarı-kurt formuna esnedi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku