MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ

23. BÖLÜM: Yıkılan Kule ve Baş Büyücü

Yazar:

MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ - zeynep ay kitap kapağı
MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ kitap kapağı

Alt mahzenlerdeki kadim ruh küresinin patlamasıyla birlikte Konsey Şatosu’nun temelleri adeta bir depremle sarsıldı. Yüzyıllardır biriken karabüyünün omurgası kırılmış, şatonun asırlık taş duvarlarında devasa çatlaklar açılmaya başlamıştı. Yukarıdan, ana avludan gelen savaş kükremeleri, yıkılan kulelerin ve patlayan büyülerin gürültüsüne karışıyordu. Karan, Ela’yı belinden sımsıkı kavrayarak dökülen taşların ve çöken kemerlerin arasından fırtına gibi fırladı. Şatonun en üst noktasına, gökyüzünü yaran o kasvetli Gözlem Kulesi’ne uzanan spiral mermer merdivenleri üçer beşer tırmanıyorlardı. "Aşağıdaki kalkanlar tamamen çöktü!" dedi Ela, zihinsel bağ üzerinden Karan’a ulaşarak. Mührünün evrimleşmiş gümüş ışığı hâlâ teninde alev alev yanıyordu. "Barlas ve Demir’in kurtları iç avluyu tamamen ele geçirdi. Avcılar panik halinde kaçışıyor!" "Avcıların bir önemi kalmadı Mühürlü’m," dedi Karan, kehribar gözleri merdivenlerin sonundaki devasa oymalı kapıya kilitlenmiş halde. Sesi yırtıcı bir Alfa soğukkanlılığı taşıyordu. "Bu yılanın başını koparmadan bu savaş bitmez." Karan, spiral merdivenlerin sonuna geldiklerinde hiç duraksamadı. Sağ ayağıyla devasa abanoz kapıya öyle bir darbe indirdi ki, büyülü kilitler patladı ve kapı kanatları içeriye doğru parçalanarak savruldu. Kulenin tepesindeki geniş salon, fırtınalı gökyüzüne tamamen açıktı. Tavanı olmayan bu devasa platformun etrafında mor alevlerin yükseldiği kurnalar dizilmişti. Salonun ortasında, kuzeyin fırtınalı rüzgarında pelerini savrulan, elindeki zifiri siyah asaya yaslanmış yaşlı ve gölgeli bir figür duruyordu: Kadim Konsey’in Lideri, Baş Büyücü Valerius. Valerius yavaşça arkasını döndü. Yüzü gümüşi bir tül ve kemikten yapılmış bir maskeyle kaplıydı ama maskenin arkasından süzülen mor gözleri, katıksız bir nefretle parıldıyordu. "Kendi ayaklarınızla celladınıza geldiniz," dedi Valerius. Sesi tek bir adamın değil, sanki binlerce ölünün aynı anda fısıldaması gibi yankılandı. "Aşağıdaki mahzenleri yıkmış olmanız hiçbir şeyi değiştirmez Alfa. Gümüş Kan’ın Mührü uyanmış olabilir ama benim damarlarımda bin yıllık karabüyü akıyor!" "Senin damarlarındaki büyü çürümüş bir kandan ibaret Valerius!" diye kükredi Karan. Kılıcını savurarak öne doğru devasa bir adım attı. "Bu topraklara getirdiğin acı, akıttığın kan bugün burada son bulacak!" Valerius, elindeki siyah asayı sertçe taş zemine vurdu. TAK! Platformun ortasından gökyüzüne doğru mor ve siyah alevlerden devasa bir sütun fırladı. Rüzgar çıldırdı; dondurucu bir fırtına salonun etrafını sardı. Valerius asasını Karan’a doğru savurduğunda, mor alevler kükreyen devasa bir kurt silüetine dönüşerek Karan’ın üzerine atıldı! Karan insan formunun sınırlarını zorlayarak kılıcıyla mor alev kurtunu karşıladı. Çelikle büyünün çarpışması kulenin taşlarını çatlatan devasa bir şok dalgası yarattı. Karan geriye doğru savruldu, botları taş zeminde kıvılcımlar çıkararak durdu. "Karan!" Ela tek bir an bile tereddüt etmedi. Sol köprücük kemiğindeki Ay Mührü, içindeki tutku ve Alfa Dişisi iradesiyle patlama seviyesinde parıldadı. Ela sağ elini havaya kaldırdı; Mühründen fışkıran gümüşi ışık sütunları, Valerius’un etrafındaki mor koruma kalkanına bir mızrak gibi saplandı. ÇAT! Valerius’un kalkanı ilk kez çatladı. Büyücünün gözlerinde ilk defa katıksız bir şaşkınlık ve korku belirdi. "İmkansız..." diye mırıldandı Valerius, geriye doğru bir adım atarak. "Karartı Zehri’nin senin Mührünü tamamen yok etmesi gerekiyordu!" "Senin zehrin, bizim birbirimize olan bağımızın yanında hiçbir şeydi Valerius!" dedi Ela. Sesi gür, asil ve mutlak bir güçle salonda çınladı. Ela adımlarını sakınmadan, Mühründen saçılan gümüşi aurayla Büyücünün üzerine yürüdü. "Biz o pınarda sadece Mührü uyandırmadık... Sizin bin yıllık karanlığınızı yakacak ateşi yaktık!" (Karan - Zihinsel Bağ) “ŞİMDİ ELA!” Ela ve Karan aynı anda, tek bir vücut gibi harekete geçtiler. Ela, Mührün tüm kadim gücünü tek bir noktada toplayarak Valerius’un üzerine devasa bir gümüş şok dalgası fırlattı. Gümüş ışık, B…

Bölümün tamamını WritePad'de oku