MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ

12. BÖLÜM: Ormandaki Hesaplaşma ve Mührün Uyanışı

Yazar:

MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ - zeynep ay kitap kapağı
MÜHÜRLÜ:KAN VE GÜMÜŞ kitap kapağı

İki devasa Alfakurt’un çarpışma sesi, sisli vadiyi sarsan patlama gibi yankılandı. Karan ve Boran, kan ve çamur içinde birbirlerine kenetlenmiş halde rayların üzerine yuvarlandılar. Dişlerin kemiklere geçme sesi, yırtıcı hırlamalar ve sisin içinden yükselen acı çığlıkları birbirine karıştı. Barlas ve Kan Sisi muhafızları, Boran’ın Kuzey savaşçılarına doğru fırladı. Sınır hattı bir anda tam anlamıyla bir kaosa ve kan gölüne dönüştü. Çamurun ortasında büzülmüş olan Rıza ve tefeci, etraflarında dönen bu dehşet karşısında çığlıklar atarak çalıların arasına kaçmaya çalışıyordu. Ancak Rıza’nın ayağı paslı bir raya takıldı ve yüzüstü yere yapıştı. Başını kaldırdığında, dövüşün ortasında dimdik duran Ela ile göz göze geldi. "Ela! Yardım et! Öldürecekler beni!" diye haykırdı Rıza, nefes nefese sürünmeye çalışarak. Ela, gözünü bile kırpmadan adama baktı. Ne bir nefret ne de bir acıma hissediyordu; içinde sadece derin bir boşluk ve özgürlük vardı. "Sen kendi cehennemini yıllar önce kendi ellerinle hazırladın Rıza," dedi Ela, sesi rüzgarın uğultusunu delip geçerken. "Şimdi o cehennemle yüzleşme sırası sende." O sırada Boran, devasa boz kurt formunda Karan’ın sert bir pençe darbesiyle savrulup tam Ela’nın birkaç metre ötesine düştü. Boynundan akan kan gümüşi kürkünü kirletmişti. Ancak Boran pes etmek yerine gözlerini kan hırsıyla Ela’ya dikti. Karan’ı yıkamayacağını anlayan şerefsiz Alfa, son bir çaresiz hamleyle doğrudan Ela’ya doğru fırladı! (Boran’ın İç Sesi) “Eğer ben öleceksem, senin Mühürlü’nü de yanımda götüreceğim Karan!” "ELA!" diye gürledi Karan. İnsan formundan çıkıp hızla kızına doğru koşmaya çalıştı ama Kuzey sürüsünün iki iri muhafızı Karan’ın üzerine atılarak onu yavaşlattı. Boran devasa çenesiyle Ela’nın boğazına doğru havada süzüldü. Zaman adeta ağır çekime girdi. Ela kaçmadı. Gözlerini kapatmadı. Sığınakta öğrenekleri, Karan’ın zihninden ona aktardığı sarsılmaz cesaret ve sol göğsündeki Mühür aynı anda patladı. Ela elini öne doğru uzattı. Sol köprücük kemiğindeki Ay Mührü, göz alıcı, gümüşi-beyaz bir ışık dalgası fışkırttı! Bu sadece bir enerji değil, bir Mühürlü Dişinin saf, kadim gücüydü. Yayılan dalga Boran’ı daha havadayken yakaladı. Boran çığlık bile atamadan büyük bir güçle geriye fırladı, paslı vagonlardan birine çarparak yere çakıldı. Mührün kutsal ışığı adamın derisini yakmış, içindeki kurdu felç etmişti. Karan, üzerindeki iki muhafızı tek bir hamlede savurup fırlattı. Ağır adımlarla, gözlerinde katıksız bir dehşet ve gururla Boran’ın yere serildiği yere yürüdü. Boran çamurun içinde nefes almaya çalışırken insan formuna geri döndü. Ağzından kan süzülüyordu. Karan adamın tepesine dikildi. Kehribar gözleri adeta kor bir ateş gibi yanıyordu. "Sana söylemiştim Boran," dedi Karan, sesi bir ölüm fermanı gibi soğuk çıkarken. "O benim zayıflığım değil... Benim yıkılmazlığımdır." Karan tek bir bitirici hamleyle Boran’ın işini bitirdi. Kuzey sürüsünün hayatta kalan son savaşçıları, Alfalarının düşüşünü gördüklerinde silahlarını ve pençelerini bırakıp ormanın derinliklerine doğru kaçıştılar. Savaş bitmiş, sis yavaşça dağılmaya başlamıştı. Rıza ve tefeci, Barlas ve muhafızlar tarafından yakalanmış, dizlerinin üzerine çöktürülmüştü. Karan, üzerindeki kan izlerini silmeden ağır adımlarla Ela’ya doğru yürüdü. Ela’nın elleri hâlâ hafifçe titriyordu ama gözlerindeki Mühür parıltısı yavaşça normale dönüyordu. Karan kızın önünde durdu. Büyük, sıcak elleriyle Ela’nın yüzünü kavradı, alnını kızın alnına dayadı. "İyi misin Mühürlü’m?" diye fısıldadı Karan. Sesi derin bir rahatlamayla doluydu. "İyiyim," dedi Ela, gözlerinin içine bakarak. "Senin sayende... Bizim sayemizde." Karan kızın dudaklarına kısa ama tutkulu bir öpücük kondurdu. Ardından arkasını dönüp çamur içinde titreyen Rıza’ya baktı. "Bu mahlukları ne yapalım Alfa?" diye sordu Barlas. Ela öne çıktı. Rıza’ya son kez baktı. "Onları insan dünyasının polisine teslim edin. Peşlerindeki borçlar ve yasa dışı işler onları ömrünün sonuna kadar bir hücreye kapatmaya yeter. Bir daha a…

Bölümün tamamını WritePad'de oku