Mühür Dokunmadan

Bölüm5

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

Selin gözlerini açtığında, ne dünya vardı ne de rüya. Boşluk, zamanın dışına taşmış gibiydi. Nefesi hâlâ hızlıydı, ama kalbinin derininde bir şey yankılanıyordu: bir bağ. Bu bağ kendiyle ilgili değildi yalnızca; başka ruhların titreşimiyle dokunuyordu ona. Ellerindeki ışık kıvılcımları havaya süzüldü. Her bir kıvılcım, başka bir yüzün gölgesini gösteriyordu. Önce Kael’in gözleri belirdi — berrak ama kırık, içten içe özlemle dolu. Sonra başka bir bakış karardı: Emir’in gri gözleri. Aynı kaynaktan doğmuş gibi… biri ışığı, diğeri gölgeyi taşıyordu. Selin’in boğazı düğümlendi. Onları hiç tanımadığını düşünüyordu, ama kalbinin derinlerinde sanki bu iki bakışın da izleri vardı. Sanki o gözler, rüyalarının ve çocukluğunun karanlık köşelerine çoktan işlenmişti. “Benim yolum… onların yoluna bağlı…” diye fısıldadı kendi kendine. O sırada Elara’nın sesi yeniden yankılandı, bu kez daha ağır ve net: — “Kardeşlik, bazen aynı kan değil… aynı mühürdür. Senin ışığın, onların karanlığını ve çatlaklarını birbirine dokunduracak. Hatırla, Selin: Bir bağ seçilmez, çağrılır.” Selin’in önünde görüntüler akmaya başladı: Bir çocuk, kristal gölde elini uzatıyor; diğeri gölgelerin arasından geri çekiliyordu. Kael ve Emir… küçüklüklerinde ilk kez karşılaştıkları o an, mühür gibi tekrarlandı. Selin’in kalbi sıkıştı. O an fark etti ki, onun içindeki mühür yalnızca kendi kaderi değil, iki kardeşin unutulmuş bağının yankısıydı. Ve görüntü ağır ağır değişti. Boşluktaki ışık karardı, griye döndü, sis yükseldi. Yıldızların yerini soğuk taşlar aldı. Siyah bir kule göğe uzandı, etrafında sessizlik yankılandı. Selin geri çekilmek istedi, ama artık boşluk onu dinlemiyordu. Gözlerinin önünde Emir’in karanlık tahtı ve onun suskun, mühürlü bakışları belirdi. Emir ve Kael’in İlişkisi İki üvey kardeş… Kael saf ışıkla büyürken, Emir sessizliğe ve karanlığa bırakılmıştı. Küçük yaşlarında kısa bir karşılaşmaları olmuştu; Kael ona yardım eli uzatmış, ama Emir geri çekilmişti. Kael’in ışığı Emir’i hem etkilemiş hem yakmıştı; içinde sıcak, suçluluk ve öfke karışımı bir duygu fırtınası oluşmuştu. Emir, Kael’in tamamlanmış olduğunu düşündüğü için kıskançlık geliştirmişti. Ama Elara’nın ışığı ilk kez Kael’e dokunduğunda, Emir de bunu hissediyor; içten içe bu ışığa özlem duyuyordu. Zaman burada sessizdi, ama sessizlik bile yankı bırakıyordu. Gökyüzü, morla karışmış kül rengine boyanmıştı; ışık, başka bir evrenden yanlışlıkla sızmış gibi titrek ve ürkekti. Toprak taş değil, ama canlı da sayılmazdı; her adımda çatlayan obsidyen gibi Emir’in içi de giderek kırılıyordu. Saray, bir dağın içine gizlenmişti. Yüzeyden görünen tek şey göğe yükselen siyah bir kuleydi; geceleri parlamaz, gündüzleri ise gölge olurdu. Duvarlar lav taşından oyulmuş ve büyüyle susturulmuştu; kim bağırsa sesi kendi içinde boğulurdu. Bu evrende bağırmak bile lüzumsuzdu; kimse duymuyordu. Emir, sarayın yüksek salonlarından birinde, taştan örülmüş bir tahtta oturuyordu. Aslında taht değildi; yalnızlığını sırtına yasladığı bir yalandı. Gözleri açıktı ama bakışları çok önceden mühürlenmiş bir zamana kilitlenmişti. Düşünmüyordu, hissetmiyordu… yalnızca vardı. Ayvera, Emir’in annesi, bu sarayın kurucusuydu. Işıktan doğmuş ama karanlıkla boyanmış bir kadın… Kael’in babasına ulaşmak için büyüler fısıldamış, sevgi sandığı bağı Emir’in üzerine damgalamıştı. — “Güç, sevgiye ihtiyaç duymaz. Sevgi zayıflıktır. Mühürlenmeli.” — derdi Ayvera. Ayvera’nın Geçmişi; Çok uzaklarda, başka bir evrende, Emir’in annesi de bir zamanlar ışığı tanımıştı. Ama onun hikâyesi acıyla başladı. Emir’in annesi gençliğinde güzelliğiyle olduğu kadar zekâsıyla da tanınırdı. Onu seven çoktu ama o, kalbini sadece birine vermişti. Kael’in babasına. İşte asıl trajedi burada başlamıştı. Kael’in babası, soylu ve saf bir kalbe sahipti. Onu büyücü kadının cazibesinden çok, içindeki yalnızlığa duyduğu merhametle sevmişti. Fakat kadın için bu aşk, saf bir sevgi değil; ele geçirilmesi gereken bir güçtü. O gücü kaybettiğinde ise kalbi kırılmadı, karardı. Bir gec…

Bölümün tamamını WritePad'de oku