Mühür Dokunmadan

Bölüm 1

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

“Hatırlayın, sevgi insanın özüdür, onu hatırladığınızda, bütün savaşlar, açlıklar, korkular kendiliğinden küçülür.” “Ben kendimin kapısıyım. Açılmaya izin verirsem, evren açılır.” Selin, içinde bastırılmış arzularla yanıp tutuşan, güçlü ve farkındalığı yüksek bir genç kadındır. Her adımı, kendi iç dünyasının kapılarını aralamaya bir davettir; her nefesi, kendi ışığını keşfetmeye bir çağrıdır. Büyülü bir kaderin ağırlığı omuzlarında duruyordur, ancak henüz tüm ışığını bulamamıştır. Gece, sanki başka bir evrenden gelen hafif bir dokunuşla başladı. Selin rüyasında gördüğü o adamın varlığını, kalbinin derinliklerinde hissediyordu. Bembeyaz saçları, donuk gözleri ve sessizliğiyle soğuk bir sarayda duruyordu. Söyleyecek bir sözü vardı, ama kelimeler ağzından çıkamıyordu. “Henüz dokunmadım, ama içindeyim” dedi bir ses. Selin uyandığında, göğsünde hâlâ yaşadığı rüyanın sıcaklığını hissediyordu. Ellerini kalbinin üzerine koydu, gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. İçinde, tanımadığı bir varlıkla bağlı olduğunu biliyordu; bir enerjinin, bir ışığın, ama aynı zamanda bir sınırın farkındaydı. Göğsünde hissettiği bu baskı Selin’i sorgulamaya yönlendiriyordu. Neden bu kadar yoğun hissediyorum, yalnızca bir rüya? Kael; Sarayın kristal duvarları arasında Kael, sanki hem var hem de yok gibiydi. Beyaz saçları geceye karışıyor, derin gözleri içinde fırtınalar saklıyordu. Her adımı sessiz, her nefesi ölçülüydü; ama yüreğinde yanan tutku ve özlem, kristal sarayın soğukluğunu ısıtmaya yetmiyordu. O, evrenin düzenini koruyan bir bekçiydi; görevleri arasında zamanın ve alemlerin sınırlarını gözetmek vardı. Ancak içinde yanan bir başka ateş daha vardı: Selin’e ulaşma arzusu, ruhunun en derin katmanlarında yankılanan bir fırtına. “Dokunmadım, ama içindeyim” dediği Selin’in ruhuna, kendi ruhunun bir parçasını bırakmakla kalmamıştı. Bu, onun için bir başlangıçtı. Yüzyıllardır beklediği o eşsiz bağın ilk kıvılcımıydı. Her nefes alışında Selin’in varlığını daha net hissediyor, kalbindeki ışığın ritmini kendi ritmiyle eşleştirmeye çalışıyordu. Kael’in içinde karmaşık bir fırtına vardı: koruma arzusu, tutku, kayıp ve bilinmezlik… Hepsi bir arada, yoğun ve kontrolsüz şekilde. Selin’e ulaşmak istiyordu, ama gerçek dünya ile kendi alemi arasındaki sınırlar, görünmez zincirler gibi onu engelliyordu. “O, benim ışığım ve karanlığım,” diye düşündü Kael. “Henüz tanımıyor beni, ama bu bağ çok güçlü… Rüya aracılığı ile onun ışığı ile ilk karşılaştığımızda bunu anladım. Tutkusu, gücü, ışığı içimde bir şeyleri uyandırmaya yetti. Her dokunulmadan hissedilen ruhlarımızın titreştiği o tutkulu elektriği hissedebiliyorum, her nefesi bana fısıldıyor sanki.” Ruhsal kıvılcamlar; Selin, gözlerini hafifçe araladı; odadaki loş ışık, duvarlara yansıyan gölgeleri dans ettiriyordu. Kalbi hızla atıyor, ama bu korku değil, merak ve beklentiydi. İçinde bir enerji vardı, tanımadığı ama yabancı da olmayan bir yankıdaki etkileşimin kalıntısı. Sanki bir ses ona dokunuyordu; sözler değil, hisler aracılığıyla. O anda, Kael’in varlığı Selin’in bilinç katmanlarına sızdı. Beyaz saçları, donuk gözleri ve sessizliğiyle bir rüya gibi beliriyor, Selin’in kalbinin en derin köşesine hafifçe değiyordu. Ona dokunamıyor, ama her nefes alışında oradaydı. Selin bunu hissetti; bir sıcaklık yayıldı göğsüne, bir güven ve aynı zamanda bir özlem dalgası. Elini kalbine götürdü, kendi kalp atışını hissetti; ama onunla birleşen başka bir ritim de vardı Kael’in sessiz, ama derin ve güçlü ritmi. İçten içe, bu bağın başlangıcını fark etti: dokunmadan, kelimesiz bir mühür gibi yankılanıyordu zihninde. “Beni hissedebiliyor musun?” diye fısıldadı Selin, sessizce kendi kendine. Cevap, Kael’in ruhundan geldi, bir ışık dalgası gibi: “Evet… içindeyim, ama henüz yanında değilim. Sadece seni izliyor ve bekliyorum.” Selin nefesini tuttu. Bu varlık, yalnızca bir hayal değildi; rüyalarına gelen sesini duyduğu varlığını derinlerden hissettiği ve belki de kaderin kendisi için seçtiği ışık kaynağıydı. İçinde hem huzur hem de…

Bölümün tamamını WritePad'de oku