Mühür Dokunmadan

Bölüm16

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

Mühür’ün bulunuşu; Selin o gece kendini bir ormanın derinliklerine doğru yürürken buldu. Ay ışığı bile oraya ulaşamıyordu, ama kalbi orayı biliyordu. Çıplak ayakları toprağa değiyor, her adımında sanki yer titriyordu, ama korku yoktu; sadece çağrı. Ağaçların gövdeleri insan boyunu aşan büyüklükteydi. Yapraklar gümüş gibi parlıyordu ve her rüzgar uğultusunda bir zamanlar fısıldadığı büyüleri tekrar ediyordu. Selin yavaşça yürüdü, orman onu tanıyordu; o ise ilk kez görüyor gibi hissediyordu. Ama içinde, derinlerde çoktandır buraya ait olduğunu biliyordu. Bir açıklığa vardı; gölgesiz, sessiz, yerin tam ortasında taşla çevrili bir halka vardı. Taşların arasında biri farklıydı; üstünde garip ışıltılar, kalp atışı gibi yanıp sönüyordu. Selin diz çöktü, eli kendiliğinden uzandı, parmak uçları ısındı ve toprağa değdiği an ışık alev gibi yükseldi. Toprak çatladı, bir şey yavaşça yükseldi; cam gibi kristalden bir şekil, ama sabit değil, yaşayan bir mühürdü bu. İçindeki ışık Selin’in gözlerinden, kalbindeki mühre aktı: “Beni sen mühürledin, şimdi sen de çözmelisin, yoksa karanlık uyanacak…” Selin titredi, ama kaçmadı; mühür’ü eline aldı. Soğuktu ama yanıyordu; sanki iki dünya arasındaki tüm hafıza bu kristalin içinde uyuyordu. Kael’in gözleri, Alina’nın fısıltısı, Emir’in dokunamadığı ama içinde taşıdığı o boşluk hissi… hepsi bu ışıkla yankılandı. Gökyüzü yarıldı, rüya değildi; bu artık bu ruhun mühürlenmiş bir parçasıydı. Onu eline aldığında dünya sustu. Zaman durdu ve Elara, Selin’in içinde tam olarak o an varoluşunu yaydı. Mühür’den bir ışık gökyüzüne uzandı ve yayıldı. Titreşim uzak evrenlerde bile hissedildi. “Işık geldi.” “Koruyucu uyandı.” “Düzen yeniden doğacak.” Mühür ve anahtar (Selin) bir araya geldiği an… Gökyüzünde bir çatlak açıldı. Ama bu bir tehlike değil, bir geçitti. Selin, ışığın çağrısını duydu. Elara onun yanında göründü. Gözleri bembeyazdı. Sadece tek bir cümle kurdu: “Hazırsan, seni bekleyen evrene gidebiliriz.” Selin portaldan adımını attı. Ardında kalan dünya, bir yıldız gibi aydınlandı. Çünkü herkes biliyordu: ışığın savaşçısı geri döndü. Düzen yeniden doğacaktı. Hiçbir karanlık artık ışığa yaklaşamayacaktı. Selin, rüyasındaki çağrının etkisiyle gözlerini açtığında, dünya hâlâ sessizdi; ama içinde bir enerji, kalbinde bir davet hissi uyandı. Her şey hâlâ karanlıktı, ama karanlığın ortasında bir yol ışıkla beliriyordu. Adımlarını attıkça, yerde hafif bir titreşim hissetti; sanki evrenin kendisi, onun varlığına yanıt veriyordu. Ay ışığı ormanın içine ulaşamıyordu, ama Selin’in içindeki ışık, yolu kendiliğinden aydınlatıyordu. Her adımda rüzgarın uğultusu, sanki eski bir dilde konuşuyor, ona mühürün yerini fısıldıyordu. Altın iplikler rüyasında olduğu gibi, gökyüzünden toprakla birleşen bir ağ gibi sarkıyor, Selin’in kalp atışlarıyla senkronize oluyordu. Orman derinleştikçe, ağaçların gövdeleri yükseliyor, yapraklar gümüşten bir tını yayıyordu. Selin bir an durdu; önünde bir açıklık belirdi, yerin ortasında taşlarla çevrili bir halka. Tam ortada, daha önce hiç görmediği bir enerji kıvılcımı yükseliyordu. Altın ipliklerin işaret ettiği nokta burasıydı; mühürün beklediği yer. Selin diz çöktü, avuçlarını yavaşça uzattı ve hissetti: İçinde bir sıcaklık yayıldı, kalbi ritmini hızlandırdı, ama korku yoktu; yalnızca çağrı vardı. Taşların arasında beliren kristal, sabit bir nesne değil, yaşayan bir varlıktı; Selin’in kalbinden gelen ışıkla titreşiyor, onu kendi içine çekiyordu. Ve o anda, Selin fark etti: bu sadece bir obje değil; rüyadaki çağrının somutlaşmış haliydi. Mühür onu bekliyordu; çağrı, Selin’in içindeki ışığı ve cesareti test ediyordu. Ellerini uzattığında, mührün soğuk dokunuşu ile kalbindeki sıcak ışık birleşti ve etraflarını saran boşluk, bir anda canlı bir enerjiye dönüştü. Selin gözlerini kapattı; rüyasında hissettiği altın iplikler, bu kez gerçekte elleriyle temas ediyordu. İçinde bir şarkı yükseldi, sessiz ama güçlü: geçmişin gölgeleri, kırık hatıralar, Kael’in ışığı ve Alina’nın fısıltısı… Hepsi bu kri…

Bölümün tamamını WritePad'de oku