Mühür Dokunmadan

Bölüm15

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

SESSİZLİKTE DÖNÜŞÜM Selin herkesi göndermişti. Ev boştu; ama boşluk, yalnızlığın değil, yankının boşluğuydu. Günlerdir aynı dört duvar arasındaydı. Zaman sanki ağır çekimde akıyor, dakikalar birbirine karışıyor, dış dünyanın uğultusu buraya hiç ulaşmıyordu. O an Selin, dünyanın nefesini tuttuğunu hissetti; sanki evren bile onun kararını bekliyordu. Elara ile yaşadığı birleşmenin ardından zihni, hatıralarla gölgeler arasında sıkışıp kalmıştı. Kael’in bakışları, Emir’in yıllara gömülü pişmanlıkları, Alina’nın gölgesi… Hepsi bir arada fısıldıyor, her biri farklı bir yönden onu çekiştiriyordu. Ama içinden bir ses yükseldi: “Artık susmanız gerekiyor. Bu sesleri yalnızca ben duymalıyım. Bu yükü yalnızca ben taşıyabilirim.” Bu söz, odanın duvarlarından yankılandı; ama aslında yankı yoktu. Sessizlik, onun kararlılığıyla derinleşmişti. Kael kapıda durdu. Gözlerinde hayranlıkla korku karışmış bir ifade vardı; ama hiçbir şey söylemedi. Çünkü biliyordu: Selin’e söylenecek tek kelime bile, onun yoluna müdahale etmek olurdu. Emir ise bakışlarını kaçırdı. Çenesindeki gerilim, kalbindeki pişmanlığın dışa vurumuydu. Sessizlik onların yerine konuşuyordu. Selin, kendini odanın ortasına bıraktı. Gözlerini kapadı, nefesini tuttu. İçinde yankılanan sesler sustuğunda, kalbinin ritmi belirginleşti. Ve o ritimden bir melodi doğdu. Parmaklarını göğsüne bastığında, mühür orada bir nabız gibi atıyordu. Ama artık yabancı değildi. Karanlıkla ışık aynı noktada buluşuyor, birbirini bastırmıyor; birbirine karışıyordu. Selin derin bir nefes aldı, zihninde Alina’nın gölgesi belirdi. Ama bu kez gölge korkutucu değildi. Elara’nın fısıltısıyla birleşmiş, bir dönüşümün parçasına dönüşmüştü. Yavaşça ellerini havaya kaldırdı. Parmak uçlarından yükselen ışık önce titrek ve utangaçtı; odanın köşelerine yayıldıkça güçlendi. Işık, duvarlara çarptığında yankı gibi geri döndü, sonra tekrar büyüyerek çoğaldı. Artık bu ışık, bir savunma değil, bir davetti. Karanlığı yok etmiyor, dönüştürüyordu. Selin gözlerini kapadı ve kendi içindeki melodiyi duydu. Her acı, her kırgınlık, her pişmanlık bir notaya dönüştü. Melodi evrenin en eski şarkısına karıştı; kelebek kanadı kadar hafif, fırtına kadar güçlüydü. Ve o an bir işaret geldi. Bahçedeki çiçekler kıpırdadı, yaprakların rüzgârla dansı durdu ve sonra yeniden başladı. Ama bu kez başka bir ritimle… Selin’in ritmiyle. Onun içindeki ışık, artık dış dünyaya yansıyordu. Selin gözlerini açtı. Odanın köşelerinde hâlâ ışık kıvılcımları asılıydı. Gülümsedi, dudaklarından kelime dökülmedi ama kalbinden gelen cümleler zihninde yankılandı: “Artık yalnız değilim. Çünkü kendi ışığım benim yanımda.” Ve o anda Selin, yalnızca bir yolcu değil; kendi yolunun ışığına dönüşmüş bir kadındı. İlk somut işaret geldiğinde Selin, pencereden dışarı baktı. Bahçedeki çiçekler hafifçe titredi, yaprakların rüzgârla dansı bir anda durdu ve sonra kendi ritimlerini buldu. Kendi içindeki ışık, dış dünyaya yansımaya başlamıştı; karanlık artık sadece bir hatıra, dönüştürülebilir bir enerji haline gelmişti. Kael ve Emir kapıda sessizce izliyorlardı. Onlar, bu dönüşümün sadece bir gözlemcisi olabilirdi; çünkü Selin artık kendi ışığını, kendi kararlılığıyla yönlendiriyordu. Sessizlikteki bu ilk yansıma, gelecekteki güçlerinin habercisiydi: Selin, artık sadece savunacak değil, dönüştürecek ve ışığı yol gösterecek bir kadın olmuştu. ELARA – DİNGİNLİK – BÜTÜNLEŞME O geceden sonra Selin her gece rüyalarında Elara’yı görmeye başladı. Bembeyaz saçlı, ışıkla örülmüş kadın, her defasında onu suyun kenarına götürdü. Sessizce oturuyor, ellerini Selin’in kalbine koyuyor, geçmişin titreşimlerini siliyordu. İlk rüyada annesiyle çocuk Selin vardı. İkinci gece, Elara ona Kael’in ellerinden yayılan sıcaklığı hatırlattı. Üçüncü gece, Emir’in içindeki çocuğu görmesini sağladı. Selin ağladı, güldü, unuttu ve yine hatırladı. Ama bir gece geldi ki bedeni çok yorulmuştu. Elara bile bu kez yalnızca uzaktan izledi. Ve o gece Kael geldi… Rüya, baştan aşağı sisle örtülüyordu; zaman ve mekân bul…

Bölümün tamamını WritePad'de oku