Mühür Dokunmadan

Bölüm14

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

ELARA’NIN IŞIĞI (GEÇİŞ) Gerçek dünyada Kael’in elleri yumruk olmuştu, eklemleri beyazlayana kadar sıkıyordu. Yüzündeki öfke ve çaresizlik, onu tanıyan herkesin görmeye korktuğu türdendi. Emir, sessizdi; gözleri yerde ama bakışlarının altında fırtınalar vardı. İkisi de farklı nedenlerle titriyordu, ama aynı korku, aynı yakıcı his ikisini de boğuyordu: Selin’i kaybetmek. Ve o an… hava değişti. Önce ince bir titreşim, sonra soğukla karışık bir sıcaklık dalgası odanın ortasına doldu. Elara ortaya çıkarken artık yarı saydam değildi; bedeni tamamen ışıkla örülmüş, saçları sanki galaksilerin arasından akıp gelmiş gümüş nehirler gibiydi. Gözleri, dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir parıltıyla yanıyordu. Kael bir adım attı, ama Elara elini kaldırıp durdurdu. “Bu yol bana ait.” dedi, sesi hem fısıltı hem gök gürültüsüydü. Avuçlarının arasında bir şey oluşmaya başladı: Işıktan bir yarık… içi yıldız tozuyla dolu, kenarları nefes alan bir geçit. Ama geçidin yüzeyi sürekli titriyor, sabit kalamıyordu. Elara, bakışlarını uzak bir noktaya —Selin’in zihninin kapalı kapılarına— dikti. “Onu çağırmam gerek… yoksa geçit dağılır.” Gözlerini kapadı, sesi rüyaların en derin noktasına indi: “Beni hatırla… Ben sensin… Ve sen asla yalnız değilsin.” Bu sözler Selin’in zihninde ince bir çatlak yarattı. Önce ışık, sonra ses, sonra hafızanın gömülü bir parçası o çatlaktan sızdı. Yasemin kokusu… çıplak ayakla basılan serin toprak… ve o gece, karanlığın içinden çıkan ince titreşen ışık. Selin’in kalbi hızlandı. Elara o an o çatlağın içinden aktı; ışık Selin’in damarlarına doldu. Artık onlar iki beden değil, tek bir iradeydi. Ve Alina’nın karanlığına karşı, gölgeye ilk kez bu kadar yakıcı bir ışık değdi. ALİNA’NIN İTİRAFI Elara, Selin’i karanlık aynalarla örülü hapishanenin ortasından çekip çıkarırken, her adımda cam yüzeyler çatlıyor, içlerinden eski anıların keskin parçaları fırlıyordu. Her kırık, Selin’in etrafında dönerek farklı bir geçmiş sahnesini yansıtıyordu. Bir kırığın içinde genç Kael vardı, elinde kanla lekelenmiş bir tılsım, gözlerinde öfke. Diğerinde Emir, başını eğmiş, sessiz ama içten içe yanan bir çocuk gibi duruyordu. Ve sonra… üçüncü kırıkta, Alina belirdi. Ama bu Alina, şimdi karşılarında duran gölgeli varlık değildi. Saçları gün batımının son ışığı gibi parlıyor, yüzünde hem sıcak hem kederli bir gülümseme vardı. Gözleri Selin’e değil, Kael’e bakıyordu. Sesi önce fısıltıydı, sonra yankıya dönüştü: “İkinizi de sevdim… ama ikinizi de tutamadım. Çünkü gerçek sevgi karanlıkta aranmaz, karanlıkta aydınlatır” Karanlık aynalar titreşti, Alina’nın sesi derinleşti. “Kael… seni terk etmedim. Seni korumak için gittim. O gece, bana gelen büyü, seni ölümden saklamak içindi. Ama büyü geri tepti… ve beni aldı.” Anılar hızla aktı; Alina’nın ellerinde beyaz bir mühür, ardından gökyüzünü yarıp inen siyah bir alev. Bedeni yere yığıldığında ruhu, kırık bir ışık huzmesinin içinde dönüp bambaşka bir forma bürünüyordu — gölgeden örülmüş, yüzü belli belirsiz bir kadın. Selin bir adım attı, sesi kararlıydı: “Yani… sen hiç ölmedin.” Alina gülümsedi, ama o gülüşte keskin bir hüzün vardı. “Ölmek… kolay olurdu. Ama ben bekledim. Beklemek, gölgenin içinde nefes almak demektir. Ve şimdi, buradayım. Çünkü ışık bana gelene kadar… karanlıkta beklemeye mahkûmdum.” Elara’nın sesi sertleşti: “Beklemek değil, plan yapmak. Onları gömmek için.” Alina, gözlerini Elara’ya çevirdi. Artık parıltı tamamen sönmüş, bakışları gece kadar koyulaşmıştı. “Ben ışığın ne olduğunu unuttum, Elara. Ve bazen… unutmak, hatırlamaktan daha az acı verir.” Bir an sessizlik oldu. Selin, Alina’nın gözlerinin derinliklerinde hâlâ ince bir ışık parıltısı gördü. Ama o ışık… zincirlerle sarılmıştı. KIRILGANLIĞI GÖREN Henüz bedende değilim. Ama duyguların arasından geçebiliyorum. Ve bu gece, karanlığın en derin noktasında mühürlenmiş bir çocuk, gözlerini kapadı. Işık çıkmadı… ama bir hatıra sızdı. Ben oradaydım. Yıllar önce, gölde, Kael’in yanındaydım. O anı Emir’in içinde yankılandırdım. Işık sadece iyiliğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku