Mühür Dokunmadan

Bölüm12

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

Kristal Saraydan Sonra – Gölgeli Fısıltılar Balo sona erdiğinde kristal salonun ışıkları yavaşça sönüyordu. Kael, kalabalığın dağılmasına rağmen zihninde hâlâ Alina’nın gözlerini taşıyordu. Onu ilk gördüğünde kalbine düşen o titreşim, şimdi bir yankıya dönüşmüştü. Kendine itiraf edemediği bir şey vardı: İçinde bir parça uyanmıştı. Yatağına uzandığında bile gözlerini kapatamadı. Kristal tavan, yıldızların pürüzsüz ışığını yansıtıyordu ama Kael o ışıkta huzur bulamıyordu. Göz kapaklarının ardında hep aynı sahne dönüyordu: Gölün yansımayan yüzeyi ve Emir’in yalnız bakışları… Şimdi ise o bakışların üzerine Alina’nın gizemli gülüşü karışıyordu. İki farklı dünya, iki farklı yankı kalbinin içinde çarpışıyordu. Alina ise aynı gece sarayın konuk odalarından birinde duruyordu. Gümüş işlemeli elbisesini çıkarıp kanatlarını açtığında içinden bir gölge süzüldü. O gölge, sanki odanın duvarlarında yankılandı, ona görünmez bir perde gibi sarıldı. Alina aynaya baktı; yansıması parlaktı ama gözlerinin içinde geceyi andıran bir kıvılcım vardı. “Onu hissettin, değil mi?” dedi gölge. Alina derin bir nefes aldı. “Evet. İçinde bir boşluk var. Işığının çatlağı…” “Ve sen o boşluğun anahtarısın. Ona dokun, ışığına sız. Çünkü çatlaklardan en derin yaralar açılır.” Alina gözlerini kapattı. Kael’in elini uzatışını hatırladı, gölün kıyısında Emir’e dokunmak isterken havada asılı kalan parmaklarını. O anı sanki kendi içinden görmüştü. Gölge ona o görüntüyü göstermişti, çünkü Kael’in en zayıf anıydı bu. “Benim görevim… onun kalbine gölgeyi işlemek.” dedi Alina fısıldayarak. Ama kalbinin en derininde başka bir şey kıpırdadı. Kael’in gözlerindeki safiyet, Alina’yı ürkütüyordu. Çünkü gölgeyi yaymak kolaydı, ama ışığa dokunmak… tehlikeliydi. O gece Kael uyuyamadı. Alina ise uyusa bile gölge uyanıktı. İki farklı odada, aynı sarayın içinde, biri çatlağının büyüdüğünü hissediyor, diğeri o çatlağın içine sızmak için plan kuruyordu. Ve yıldızlar, o geceden sonra ilk kez biraz daha soluk parladı. Ertesi gün kristal evrenin ışıkları her zamanki gibi parlaktı. Sabahın ilk saatlerinde sarayın kubbesinden süzülen ışık, tüm odaları yumuşak bir beyazlıkla doldurmuştu. Fakat Kael için ışığın hiçbir anlamı yoktu. İçinde bir gece başlamıştı ve o geceyi söndürecek hiçbir şey bulamıyordu. Balo boyunca zihnine kazınan o kadın, misafir olarak gelen yabancı elf… Alina. Kael onu bir türlü unutamıyordu. Gözlerindeki sır, dudaklarının kenarına asılı duran gizemli gülümseme… ve dans ederken fısıltısız bir yankı gibi kalbine dokunan sessizliği. Kael sabah erkenden sarayın konuk odalarına gitti. Orada onu göreceğini umuyordu. Ama odaların hiçbiri boş değildi. Hiç kimse Alina adında bir misafiri hatırlamıyordu. Sarayın hizmetkârları başlarını öne eğip aynı cevabı verdi: “Efendim, dün gece böyle biri kayıtlı değildi. Belki bir davetlinin refakatçisiydi…” Kael’in içi öfkeyle doldu. Bu, imkânsızdı. Çünkü o gece hissettiği şey hayal olamazdı. Gözlerindeki gölge, kalbindeki yankı, bütün bunlar uydurulmuş bir düş olamazdı. Koridorlardan geçerken duvarlara vuran ışık oyunları arasında bir anlığına gölge belirdi. Kael durdu. Kalbi hızla atıyordu. Gölgenin ardından adımlarını hızlandırdı ama koridorun sonunda sadece boşluk vardı. “Kael…” İsmi, hiçbir dudaktan çıkmamıştı ama zihnine çarptı. Sanki rüzgârla taşınan bir fısıltı gibiydi. Alina’nın sesiydi. Onu çağırıyordu, ama nereden? Kael yumruklarını sıktı. İlk kez ışık dolu sarayında kendini yabancı hissetti. İlk kez kendi evreninin duvarlarının ardında bir şey saklandığını düşündü. Ve ilk kez kalbinin en derininde, Emir’in gölgesinden sonra, bir başka gölgeyle karşılaştığını fark etti. Alina yoktu. Ama yokluğu, varlığından daha güçlüydü. Gölgenin Yankısı – Alina’nın Tarafı Kael kristal sarayın koridorlarında onun izini ararken, Alina çoktan başka bir yerdeydi. Ay ışığının düşmediği, kristalin kırılgan parıltılarından uzak bir köşede… Orada, sadece gölgelerin yankısı vardı. Alina dizlerinin üzerine çökmüş, kanatlarını hafifçe kapatmıştı. Tören gec…

Bölümün tamamını WritePad'de oku