Mühür Dokunmadan

Bölüm11

Yazar:

Mühür Dokunmadan - Peri1 kitap kapağı
Mühür Dokunmadan kitap kapağı

Işığa Dokunamayan Gölge Kael, Emir’in yanından döndüğünde, üzerinde sadece oranın karanlıkları ve gözlerinin derinlerine işlemiş bir yalnızlık taşıyordu. O anda koparılmıştı, gölün kıyısından, uzanmış ellerden. Parmaklarının ucunda kalmış sıcaklık kaybolmuştu ama kalbinin derininde bir kıvılcım hâlâ yanıyordu. Orada kaldığı süre kısa olmuştu ama, Emir’in annesi onun ışığını fark etmişti ve bu da onun planlarının —karanlığın ve mührün çözülmesinin— önüne geçebilirdi. Kael, Ayvera için bir tehditti ve bu tehdit kaldırılmalıydı. Kael, kristal evrenine döndüğünde, ruhu hâlâ oradaydı, kardeşi Emir. Yatağına bırakıldığında bile gözlerini kapatamadı; zihninde hâlâ gölün yansımayan yüzeyi ve Emir’in sessiz, titreyen bakışları vardı. Göz kapaklarını kapadığında kendi evreninin saf ışığı değil, Emir’in gölgesine karışan o gri titreşimleri görüyordu. Kalbinin tam ortasında bir boşluk vardı. O boşlukta yankılanan tek kelime şuydu: “Kardeşim…” Kael’in babası, oğlunun huzursuzluğunu fark etmişti. O gece kristal sarayın yüksek salonunda Kael’i yanına çağırdı. “Bir şey gördün,” dedi derin sesiyle. “Işığında bir çatlak var, Kael.” Kael cevap veremedi. Çatlak… evet, hissettiği tam da buydu. Ama bu çatlak onu korkutmuyordu. Aksine, ilk kez kendi ışığının ötesinde bir şeye dokunmuştu. “Ben… yalnız değilim artık,” diyebildi sadece. Babası sessizce Kael’in gözlerinin içine baktı, ama bu sözlerin anlamını çözemedi. Alina ise uzaktan izliyordu. Büyülü aynalardan birini açtı, Alina, göl kıyısındaki ay törenine katıldığında, yüzünde belli belirsiz bir huzursuzluk vardı. Diğer periler ışığın melodilerini söylerken, o sessizce kenarda duruyordu. Ay ışığı kanatlarına değiyor, kristal parıltılar yayıyordu ama o bu parlaklığın kendisine ait olmadığını hissediyordu. “Sen ışığın çocuğusun, neden mutlu değilsin?” diye sorardı bazen içindeki ses. Alina cevap veremezdi. Çünkü ışığın içinde hep fazlalık gibi hissetmişti; saf, pürüzsüz, lekesiz. Oysa onun kalbinde küçük bir gölge vardı, kimsenin bilmediği. O gece tören sürerken gölün yansımayan yüzeyinde bir dalgalanma oldu. Perilerin hiç fark etmediği bir titreşim, Alina’nın içini çarptı. Karanlığın fısıltısı yankılandı: “Senin yerin ışığın gölgesinde. Ben seni görüyorum.” Alina’nın kalbi hızla atmaya başladı. Yıllarca hiç kimse onu böyle görmemişti. Hep ışıkla tanımlanmış, hep safiyetle sınanmıştı. Ama bu ses… eksikliğini kabulleniyor, onu suçlamıyordu. “Ben mi? Gölgede mi?” diye fısıldadı, sesi titrek. “Evet,” dedi gölgeden gelen yankı. “Sen ışığın içinde yalnızsın. Ama gölgede eşin var. Onu orada bulacaksın. Kael…” Kael’in adı dudaklarından istemsizce döküldü. Emir’in yanında beliren o kristal çocuk. Onun saf ışıltısı, Alina’nın içindeki gölgeyle çelişmişti. Ama aynı zamanda onu çağırıyordu. “Benim ondan ne isteğim olabilir?” “Onun ışığına sızacaksın. Çünkü ışığın en zayıf noktası, içindeki fark etmediği gölgedir. Sen ona gölgeyi göstereceksin.” Alina bir an geri çekildi. Kalbinde bir suçluluk kıvılcımı yandı. Ama gölgeden gelen ses, suçluluğunu bastıracak kadar tatlıydı: “Bunu senin için değil, onun için yapıyorsun. Onu tamamlamak için.” Sözler bir büyü gibi zihnine dolandı. Alina gözlerini kapattı, kanatları ürperdi. Gölün kenarında dizlerinin üzerine çöktü ve ilk kez ışığın melodisine eşlik etmedi. Kendi melodisini fısıldadı: “Kael’in evrenine geçiş.” O an gökyüzünde ay ışığı hafifçe titredi, yıldızların rengi soldu. Diğer periler sadece bir esinti geçti sandı, ama Alina biliyordu: O esinti, gölgeyle yaptığı ilk anlaşmaydı. Kanatlarının ucuna karanlığın izi sinmişti. O lekelenmenin farkındaydı ama bu lekenin aynı zamanda onu gerçek kılacağına inanıyordu. Çünkü ilk kez “ben” diyebilmişti. Kael’in yaşadığı kristal evreni gözlemledi. Işığın saf olduğu ama bir yerden çatlamış olan o enerjiyi buldu. Yüzüne hüzünle karışık bir gülümseme yayıldı. “Çatlaklardan sızılır,” diye fısıldadı kendi kendine. Alina’ya göre bu tam da içine sızılacak bir yoldu. O bir periydi; doğası gereği ışığa aitti. Ama ışığın içinde kend…

Bölümün tamamını WritePad'de oku