Güven
Yazar: Nisanur Tamer

İyilik elçisinin gözle görülür etkisi öğrencilerde belli belirsiz var ederken kendini Profesörler onu selamlamak adına yerlerinden kalktılar. Sırayla hepsinin ona uzattığı elleri sıkan Vera, kendisine ayrılmış boş yere geçip oturduğunda Brigid’e çevirdi başını. Onunla sohbete başladığında gözleri ara ara kızına gidiyordu istemsizce. Ondan ilk defa bu kadar ayrı kalmış olmak, fazlasıyla etkilemişti yaşamını fakat kızının en iyi olmak için çabaladığına emindi. Bazen ayrılıklar sonunda güzel kavuşmalar yaşanacaksa beklemeye değerdi. “Annen harika görünüyor. Gençlik iksirini buldu da haberimiz mi yok?” Lily’nin tatlı tebessümle söylediği cümle onu da güldürdü. Önündeki yemeğe dönüp yemeye devam ettiğinde aklını kurcalayan soruları itmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Dün gücüne ulaşamamış olduğunu annesiyle paylaşmak ve fikrini almak istiyordu. O da oldukça bilgiliydi ve belki Epson araştırmaları için ona yardımcı olabilirdi. Ayrıca Damien’ın tavrı da hoşuna gitmemişti. Birkaç gün önce ona kendini bir anda açan biri için şimdi oldukça soğuk geliyordu. “Bugün de bitkilerle çalışır mıyız?” “Bilmem. Çalışmak istemiyor gibi geldin bana. Tavrının bir anda değişme sebebi nedir?” Damien rahatsızca kıpırdandı yerinde. Dağınık saçlarına geçirdiği elleri var olan dağınıklığı iyice bozarken yorgun gözlerini kapatıp açtı. Önündeki tabağa da pek dokunmamıştı ayrıca. “Sadece çok yorgunum. Senlik bir şey yok inan bana.” “Canını sıkan ne? Anlatmak istersen dinlerim. Yani benimle paylaşmak istemezsen de anlarım ama-” Damien aniden hızlanan konuşmaya karşılık gülerken Lorraine ve Lily’nin alaycı bakışlarıyla karşılaştı Valeria. Arkadaşlarının o incecik hale bürünen dudaklarının ona ne demek istediğini biliyordu ama anlamazlıktan gelip önüne döndü. “Sana anlatmak isterim. Ama yorgunum ve çalışırsak unutacağıma eminim.” “O zaman kahvaltıdan sonra avluda bitkilerle uğraşabiliriz.” “Aynen öyle.” Masalarına yaklaşan Vera’yı fark ettiklerinde yerlerinde daha düzgün bir pozisyona geçip onu incelediler. Vera her bir Monet’e gülümserken gözleri ışıldıyordu. Damien ise o gelirken masadan kalkıp uzaklaşmıştı. “Harika görünüyorsunuz. Sen Lily olmalısın. Dün yaptığın şeyden bahsettiler ve gücünü tanımanla gurur duydum. Tebrik ederim.” Valeria arkadaşına baktığında gözlerinde beliren inci gibi yaşları görünce ne hissettiğini anladı. Hemen ayaklanıp arkadan sarıldı ona. Annesinin bakışları altında arkadaşına sevgi gösterisinde bulunduktan sonra özlem gidermek adına ona da sarıldı yeniden. “Anne seninle biraz konuşabilir miyiz?” “Tabi. Bir sorun mu var?” “Hayır. Ama fikrini almak istediğim bir konu var. Sizinle avluda görüşürüz.” Annesiyle beraber uzaklaşırken arkadaşları onun gidişini sessizlik içerisinde izledi. Aileden birinin dahi desteğinin somut olarak karşılarında olmasını ne kadar istediklerini fark ettiler ama bazen hayat tam olarak böyle hissettirirdi. Kalabalık içerisinde yalnızlık sarardı bedeninizi. Arka avlunun esen rüzgarında yürüdüler biraz. Valeria annesinin koluna girmişti. Ona temas ederek burada ondan uzakta geçirdiği zamanı telafi etmek istiyordu. “Benimle konuşmak istediğin şey nedir? Umarım kötü bir şey yoktur.” Valeria bundan emin değildi. Son zamanlarda o kadar şeyi üst üste yaşıyordu ki iyi ve kötü kavramını ayırt etmek normalden çok daha zor bir hale gelmişti onun için. “Artık bu kavramları bildiğimden emin değilim.” “O da ne demek?” “Son zamanlarda ne olduğunu bilemediğim şeyler yaşıyorum. Epson geldiğinde gücüme ulaşamadım anne. Gitmek ve bir yerde var olmak istedim ama bir şey beni tuttu. Ve bu ikinci kez oluyor. Ne demek olduğunu bilmemek beni korkutuyor. Ayrıca-” Vera şaşkınlık içerisinde kızını dinlerken onun es verdiği yerde devam etmesi için yüreklendirdi. “Ayrıca ne?” “Birilerinin rüyasında bilinçli olarak bulunabiliyorum.” Vera’nın gözlerinden geçen duygu akışını takip etmekte zorlandı Valeria. Ama kızı olarak onu biraz da olsa tanımışsa orada yer alan ve hakimiyet süren duygunun endişe olduğundan emindi. Çünkü Vera endişelend…