Marrybeth
Yazar: Nisanur Tamer

Geçmiş yok sayılamaz. Her ne kadar bir zaman, olay ya da durum geride bırakılmışta olsa yaşanan her şey bugünü etkiler ve yarını şekillendirir. Aetheriadaki yıkıcı savaşın etkileri bir lanet, kaybedilen dağlar ve daha onlarca soruna yol açmıştı Monetler için. Ancak kimse hükümlerin kendi içerisinde dönüşüm yaşayabildiğine tam anlamıyla hakim olamamıştı ve bilginler anca tanık olup ölçebildikleri kadarını not edebiliyordu. Bu yüzden yalnızca deneyimleyen profesörlerin olduğu gelişmiş hüküm yetenekleri, Matisler için kötülük adına kullanılabilecek kadar tehlikeliydi. Brigid duyduklarını sindirirken Lily ve Valeria sessizlik içerisinde bekliyordu. Hükmünün ona getirdiği artılar bir yana yaşadığı her şeyin sanki olmaması gerektiğini düşünüyordu artık. Veya yanlış yerde olduğuna inanmaya başlıyordu. “Başka neler yaşadın? Herhangi bir işaret var mıydı?” Valeria biraz düşündü. Hükmünü yeni tanıyan bir Monet olarak ne kadarını biliyor olduğundan şüpheliydi ve ne demesi gerektiğinden emin olamamıştı. Lily’e bakınca onun konuşmaya hazır olduğunu gördü. “Efendim Valeria bir süredir baş ağrıları yaşıyordu. Uyandıktan sonra sürekli başım ağrıyor diyerek kalktı. Biz simülasyondan sonra bir yan etki olabileceğini düşünmüştük. Size bunu da sormak istiyorduk aslında. Nedeni ya da dediğiniz gibi işareti olabilir mi bu?” “Simülasyon ilk kez deneyimleyen Monetlerde dediğin gibi yan etkiler yapabilir Lily. Ama Valeria için sanırım durum farklı.” “Peki bu anlama geliyor? Yani birinin rüyasına girebilecek miyim? Uyanıkken olmak istediğim yere gitmek ve bir fotoğraf karesini kullanarak o yerlerde var olmak dışında bunu da mı yapabileceğim?” Brigid sıkıntıyla bir nefes aldığında ona baktılar dikkatle. “Bak Valeria. Şu an sahip olduğun güç ya da belki güçler az önce söylediğim gibi savunmasız anında düşmanın faydalanabileceği güçler. Eğer kullanmayı bilmez ya da kendini iyi bir seviyeye taşıyamazsan düşman senden faydalanır. Matisler güçlü. Ne yazık ki düşmanımızı tanıyoruz ve potansiyelinin farkındayız. Lily hariç kimseye söylememelisin. Bunu bilinç dışı yaptığını biliyorum. Ama elinden geldiğince engel olmaya çalışmanı rica edeceğim senden.” “Bunu nasıl yapacağım?” “Düşünmemeye çalış.” “Bu imkansız işte.” “Uyuyan birinin yanında sende uyuma. Kendi arkadaşın dışında. Ya da aklını boş tutmaya çalışarak uyu. Hükmünü rüyanda kullanabileceğini tam olarak idrak edip yönetebildiğin zaman bundan faydalanmalısın.” “Açıkçası fazlasıyla havalı.” Lily içinden gelen tepkiyi anlık olarak dışarı vurunca bakışları hemen Brigid’e gitti. Profesörün az önceki ciddi mizacının yerini samimi bir tebessüm alınca o da gülümsedi. “Profesörlerinizde iyi izlenimler bırakıyorsunuz. Normalde bu gibi gizli bilgileri kendime saklamalıyım ama akademinin sizin gibi bilinçli Monetlere fazlasıyla ihtiyacının olduğu bir zamandayız. Epson’un geleceğini tahmin etmiyorduk. Bize büyük bir sürpriz oldu. Bu yüzden çalışmayı asla bırakmayın.” Baş sallamayla aldığı onaylarla devam etti sözlerine Profesör. Öğrencileri yüreklendirmenin onların çalışmalarına olumlu etki ettiğini biliyordu. “Lily, sen nasıl oldun? Büyük bir şey atlattın. Her şey yolunda mı?” “Evet efendim. Kendimi oldukça güçlü hissediyorum.” “Profesör Daniel, Lily’e ölmesi gerektiğini söyledi.” Brigid’in az önce yumuşamış bakışları aniden sertleşince Valeria söylediklerinden anında pişman olsa da çok geçti. Brigid oturduğu yerde onlara doğru eğilip sırayla gözlerine baktı. “Anlamadım?” “Epson’un saldırısını bu denli sonuçsuz bırakmış olmasına şaşırmış görünüyordu. Yani Lily ona göre böyle bir düşmanın elinden fazla sağlıklı kurtulmuş.” “Daniel!” Bu bir sitemdi Brigid’in dilinde. Lily’e bakınca onun kucağına birleştirdiği elleriyle oynadığını gördü. Başta toprağı tanımayan bu Monet’in şimdilerde bitkilerden bile zehri çekebildiğini gözlemliyordu ve Daniel’ın tek yaptığı ona korku vermek, yaptığı işten soyutlamak olurdu. “Evet. Epson oldukça tehlikeli ama Lily şu an buradaysa önümüze bakarak savaşa hazırlanıp onun hükmünden faydal…