MONETA

Rüya Hükmü

Yazar:

MONETA – Nisanur Tamer kitap kapağı
MONETA – Nisanur Tamer kitap kapağı

Uzunca dokunuyor parmakları fotoğrafa. Zarif elleri sanki gitmesi gereken yeri biliyormuş gibi onlarca görselden orayı seçiyor. Kalabalık bir meydanı. Bilginlerin içerisinde bulunduğu o yerde var ediyor kendini. Keskin bakışları daima hedefini iyi seçebilen bir kartal gibi. Tanıdık bir simayı şimdiden gördü bile. Gözlerini kısıp iyice bakıyor uzağa. Nereden tanıyor bu kadını? Aklının bir köşesinde, buğulu bir yerden biri fısıldıyor sanki. Daniel...O iyilik elçisi Vera, diyor kendinden emin. Şimdi hatırlıyor nereden bildiğini. Valeria annesini andırıyor çünkü. Hızlı adımlarla eskiden huzurla yürüdüğü sokakların arasından geçip küçük kulübeye varmaya çalışıyor ama bir şeyler yanlış. Neden sürekli yollar kapanıyor? Aetheria böyle değildi, diyor kendine. Böyle olmaması gerekiyor. “Pardon? Ben bilgin Marrybeth’i arıyorum. Nerede yaşadığını biliyor musunuz?” Karşısındaki monet ona uzun uzun bakıyor. Dudaklarını saran bir gülümseme var ama hiçte samimi değil. “Marrybeth demek. Onun kim olduğunu biliyor musun?” “Evet. Monetlerin en önemli bilginlerinden biri. Tarihimizi yazıyor.” Aynı samimiyetsizlikte bir kahkaha atıyor bu sefer Monet. “O bir Matis yancısı. Bunu biliyor muydun?” Vücudundan buz gibi bir ürperti geçiyor. Savaş, çığlıklar ve onu terk eden Daniel’ın anıları bir bir düşüyor yeniden zihnine. “Olmuyor Erika . Ben yapamıyorum.” “Neyi olduramıyorsun anlayamıyorum. Ne oldu Daniel? Dur! Daniel dur! Sana bir şey söylemem gerek.” Bir anda vücudunda hissettiği ağırlıkla gözleri aşağı gidiyor. Karnına bakıyor Erika. Minik bir tekme hissettiğinde aklının ücra köşesine itmeye çalıştığı her şey yeniden gün yüzüne çıkıyor sanki. Rüya hükmünün zararlarından bir diğeri bu da. Her anıyı tekrar hissettirmek. O günlere dönmek istenmese de karakterleri o anlarda yeniden var etmek. “Ah hayır." Bacaklarından süzülen kırmızılığa bakarken o günkü acısı sarıyor kalbinin her yerini. İki kez terk edilmenin yükünü kaldıramayacak gibi oluyor ama yeniden biri fısıldıyor kulağına. Hadi diyor, yapabilirsin. Yalnızca rüyadasın. Çok uzaklardan gelen melodik bir ses bu. “Pardon! Marrybeth adında bir bilgini arıyorum. Tanıyor musunuz?” “Bizi Matislere satan o hainden bahsediyorsun! Lanetli bir karadeliği soruyorsun bana!” “Ben bunu bilmiyordum. Hatta çoğumuz bilmiyoruz. Siz nasıl öğrendiniz?” “Çünkü gözümüzün önünde bir matisle monetin evliliğini sakladı. Onu bizden gizledi!” Aradığı cevap bu kadının iki dudağının arasında gizliydi ve sakin kalmalıydı. “Yaptığı kabul edilemez. Peki, bunların kim olduğunu biliyor musunuz?” “Onlar-” Kulakları delecek bir çığlık yükseldiğinde bölündü konuşma. Herkesin gözü ormana kaydığında yaklaşan siyah hava çekti dikkatleri. Aetheria çok kısa sürenin ardından Monetaya dönecekti. “Hadi! Ne duruyorsun!” “Ben, gitmeliyim.” “Gitmek mi? Sen ihanet etmeyi mi seçiyorsun!” “Hayır! Hayır asla!” Dönmeliydi. Biraz daha burada kalırsa bir daha asla kimseyi göremeyecekti. Derin bir nefes aldı ama telaşla koşan monetlerden biri ona çarpıp düşürünce başını çarptı sertçe. Burnundan akan kanı hissettiğinde silmedi. Yalnızca ait olduğu yere dönmek ve avuçlarının arasında, damarlarında o gücü hissedebilmek istedi. . “Hala bir gelişme yok mu?” Daniel elinde olmadan gerginliğini herkese yansıtıyordu ve her bir profesör gözleriyle takip ediyordu onu. Geçmişlerinin kimseyi ilgilendirmediğini düşündüğünden herhangi bir bilgi vermemişti Daniel. Bu yüzden Erika’nın onun için kim olduğunu bilmeyen herkes bu tepkileri değerlendiriyordu kendi içinde. Ingrid, Brigid’in yanında sessizlik içerisinde otururken Stephen önündeki kitapları karıştırıyordu hızlı hızlı. Bu onun kendince dikkatini dağıtma yoluydu. “Bu Epson denen yaratık hangi lanet Monet ve Matisten oldu merak ediyorum.” “Stephen.” “Bu bilgiyi bulmak bize hayatımızı verir Brigid.” “Farkındayım.” Kapı açılınca aynı anda döndü başları. Erika başında morluk ve yüzünde kurumuş kanlarla onlara bakarken her birinin ağzı şok içinde açılmıştı. Erika elini kapının girişine koyup tutunmak istedi ama onu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku