TANITIM
Yazar: Nisanur Tamer

Giriş “Bizler, şifacı Monetler , yıllar önce Aetheria sınırlarında yaşayan halk olarak vahim bir ihanet sonucu parçalara ayrıldık. Başlarda huzurun dolandığı sokaklar, bir gün daha önce varlığı hiç bu denli hissedilmeyen kötülükle sarıldı. Matislerin güç arzusunun döktüğü kanlarla lanetlendi orman. Halk orayı bir hiç gibi gördü. Adına da Nihilia dediler. Hiçliğin ormanı. O günden sonra oraya kimse ayak basamadı. Titan’ın lanetlediği ormana yalnızca oranın gücüne sahip Matisler ve rüya hükümlüler girebildi. Bu parçalanmanın ilk aşamasıydı, ufak iç savaşlardı bunlar fakat ardından büyük bir savaş geldi. Bizler, Monetler olarak, şehri kazanarak bu topraklara Moneta adını verdik ancak dağları kazanma umudumuz Matislerin gücüne yenik düşünce ağır yenilgi kaçınılmaz oldu. Onlarda dağlara Matisya dediler. Zafer kazanan herkes, adını duyurmak istedi. İlerleyen zamanda olan bunca yıkıma rağmen bir Monet ve Matis’in akıl almaz evliliğiyle doğan Epson adında Matrion ( Halk arasında melez çocuğa verilen isim ) en lanetli yaratık olarak her iki tarafa da çok büyük zararlar verince bu birliktelik ve evlilikler lanetlendi. Bu kararlar ortak Tanrımız Titan’ın emriydi. Ve Tanrı yalnızca iki yol verdi bizlere. Her hayatımızı kapsayan emirler zinciriydi bu. Bizler çok yaşamlıyızdır. Buna da kendi aramızda önceki ve diğer yaşamlarımız deriz. Aetheria kaybedildikten sonra diğer yaşamımıza geçtik. Güçlerimiz ortak olarak bir şehri kaybettikten sonra kaybedilen şehri tarihe gömerek lanetler ve böylece orada yaşayan her Monet ve Matis diğer yaşamına geçer. Bizler için yaşam hayata veda edene kadar böyledir. Savaşlar olur, şehirler kaybedilir ve yaşam değişir. O zamandan sonra ilk yaşam bir tarihi diğer yaşamlarsa yaşayanlar için kendi zaferini simgeler. “Eğer ki bir Monet ve Matis birlikte olmak istiyorsa, önceki hayata dönerek laneti su gibi toprağına çekmemiş ve her bir ağaç dalı umutla göğe yükselen Aetheria’yı lanetinden kurtarmalı ya da taraflardan biri gücünü feda etmeli.” Bu emirlerin ulaşmasının ardından saklı kalan gerçeklerde gün yüzüne çıktı böylece. Matislerin başı olarak bilinen Tiritanus , cadılıklarının yanı sıra diğer hayatlarında güçlerinden beslendikleri hayvanların silüetlerine dönebildiklerini söyleyince güçlü Monetler de üzerinde çalışarak kanıtladı bunu. Gelişmelerin hepsi tarihimizi yazarken, geleceğimizin de habercisi oldu.” İmza; Brigid Akademisi Güçler Bölümü Başkanı Ingrid Tangen