MİM

1.Bölüm - 5

Yazar:

MİM - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM kitap kapağı

Beynimin içindeki çatlaklardan birinden zorla girmeye çalışan müzik sesine daha fazla kayıtsız kalamayıp sinirle açtım gözlerimi. Nasıl olsa okuldan verilen uzaklaştırmadan sonra eğitim hayatıma ara verdiğimden sabahın körüne kurulmuş alarmları sildiğime emindim. Söylenerek açtım gözlerimi. Elimle komodinin üzerini yoklayıp telefonumu buldum. Tek gözümü zorlayarak açtığımda ekranda Vakıf Hoca’nın aradığını gördüğümde telaşla doğruldum yatakta. İlk olarak abajurun hemen yanında eski kırmızı çalar saate baktım. 11.00. Bu saatte Vakıf Hoca’nın beni aramasına şaşırarak boğazımı temizleyip telefona cevap verdim. “Alo!” “FEZA!” diyerek ahizenin diğer ucunda kükrediğinde telefonu kulağımdan uzaklaştırdım ama sanki yakınımdaymış gibi bağırışı yankılanmaya devam ediyordu. Korkmuştum çünkü melek gibi adam öfkelendiğinde içinden bir kaplan çıkıyordu ve bu hâline denk gelen bir öğrencinin vay hâlineydi. “Neredesin sen? Cezan aldın diye depresyona girecek zaman mı bu? Madem sorumluluklarını yerine getirmeyecektin neden üstlendin? O telefonu da süs niyetine mi taşıyorsun sen? Kaçıncı aramama bu?” Sesimi yumuşatarak cevap verdim: “Çok özür dilerim hocam, telefonu duymadım. Uykum biraz ağırdır da.” “Saat kaç?” Masum bir sesle sorduğu soruya cevap verdim: “11.01.” Cevabım üzerine bir kez daha öfkelendi: “Bugün günlerden ne?” “Perşembe hocam da ben bir şey mi kaçırdım?” “Senin bu saatte hastanede olman gerekmiyor mu? Doktor Ahmet Bey beni arayıp haber vermese-” Kafama dank eden şey ile kendime geldim. Beynim o anda uyandı. “Çok çok özür dilerim hocam. Gerçekten uyuyakaldım. Ayrıca dün uzaklaştırma aldığımda bu işimin de dâhil olduğunu sanmıştım.” Vakıf Hoca tekrar konuştuğunda nihayet zorla da olsa sakinleşmeyi başarabilmişti. “Dün gece zahmet edip bekleseydiniz size bunu söyleyecektim efendim. Ah! Seni gerçekten kızım gibi görmezsem ne yapacağımı çok iyi bilirdim ben.” “Çok özür dilerim hocam. Gerçekten. Hemen çıkıyorum, hemen. En kısa zamanda orada olacağım, merak etmeyin.” Vakıf Hoca’ya minnet duyacağım başka bir konu da hastanedeki işimdi. Daha önce farklı bir merkezdeki işte gösterdiğim başarı Vakıf Hoca’yı memnun etmiş, bu defa da özel bir hastane terapi için ondan bir psikolog istediğinde kendi yerine beni göndermişti. Hastanede tedavi gören dört genç ile grup terapisi yapıyordum. İşe başlayalı iki hafta olmuştu. Bu iş sayesinde kendi harçlığımı çıkarıp anneme yük olmayacaktım hem de ileride daha iyi bir psikolog olmak için tecrübe edinmiş olacaktım. Vakıf Hoca babamın yakın bir arkadaşıydı. Babam öldükten sonra başlayan kaygı bozukluğumu düzeltmek için gittiğim doktorumdu. Ona hayran olarak psikiyatrist olmak istemiş ama uzun yılların verdiği korku ile psikiyatrist olmasam da psikolojiye yönelmiştim. Bu yüzden üniversiteye başladığım günden bu yana bana sürekli yardım etmişti. Asistanlık işleri için ilk beni düşünmüş, ardından güvenerek bu hastanedeki psiko-danışmanlık işini ayarlamıştı. Vakıf Hoca bir şey demeden telefonu suratıma kapattığında uçarcasına kalktım yataktan. Beş dakika içinde hazırlanıp çıktım evden. Allah’a şükürler olsun ki benimle aynı anda evden çıkan Yakup Abi ile karşılaştım. Beklemeden taksiye bindim. Yolda dün gece için özür dileyip dururken önemli olmadığını, sağ salim vardığımı söyledim. Taksi tam hastanenin önünde durduğunda saat de 11.52’yi gösteriyordu. Koşar adım üçüncü kata çıktığımda telaşla terapi için ayrılan salona daldım. Nefes nefese, üstü başı biraz dağılmış hâlde beni gördüklerinde bana dönen dört genç önce hâlime biraz şaşırdılar. İçeri girip çantamı masanın üzerine bıraktıktan sonra, “Bana iki dakika müsaade edin lütfen.” diyerek bu defa koşar adım asistanların bulunduğu odaya gittim. Aynada şalımı düzeltip önlüğümü giydim, yaka kartımı ve ince gözlüğümü alıp tekrardan yirmi iki numaralı salona gittim. Yolda sakinleşmek için nefes alıp verirken kapıda durup şu an burada olduklarından dolayı kendilerini dünyanın en şanssız insanı sanan dört çocuğun karşısına çıkmak için yüzüme büyük bir gülümseme…

Bölümün tamamını WritePad'de oku