MİM

9.Bölüm

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

Gözlerimi kapattığımda ağlama isteğim derinleşti; yutkundum. “Allah’ım...” dedim içimden. Devamını getiremedim. Leyla korkuyordu. Gözbebeklerinin titrediğini görüyordum. İçim büzüldü; küçüldükçe küçüldü. Onu teselli edemememin acısı içimde birikti. Bir istiğfar çektim ve oturduğum yerden kalkıp koltuğa büzülmüş Leyla’nın yanına gittim. Ona sıkıca sarıldım, saçlarından öptüm. Teselli ettiğim o değildi, bendim. Benim pişmanlığımdı, benim korkumdu. Talha’nın bizi bir an önce almaya geleceği fikrine inandırmaya çalıştım kendimi. Ama saatler geçmişti. Hava kararmıştı, çoktan akşam olmuştu ama bizi almaya ne gelen vardı ne de giden... Tek odalık küçük bir dağ kulübesiydi burası. Ormanlık bir alandan geçtiğimizi arabanın kapalı olan perdesi aralandığında görmüştüm. Alaz bizi buraya getirip kapıyı kilitlemişti. Bize bir zarar vermeyeceğini düşündüm. Eğer niyetleri o olsaydı şu an yalnız oturuyor olmazdık. Meselesi Talha ile ilgiliyse o yanımızda olmadan bize zarar verecek bir şey yapmazlardı. En azından Leyla’ya bir zarar gelmemeliydi. Talha’nın şu an delirmiş bir vaziyette olduğuna adım gibi emindim. Yine de bundan çekindiğim için değildi Leyla’nın zarar görmemesini istemem; onu sevdiğim içindi. Talha’nın söylediği gibi onlardan biri olduğum içindi. Tabii buradan kurtulduktan sonra değil onlardan biri olmak, artık orada bulunmayacağım da kesindi. Hayır, aslında o da değildi; Talha beni görmek istemeyecekti. Düşüncelerimin damla damla içimde birikip dolduğu vakit, Leyla’nın cebindeki mendili çıkarıp bana uzattığı an ağladığımı fark ettim. Utanarak hemen elimle bir damlayı sildim. Bu hâlde olmamalıydım; ben bu şekilde davranırken Leyla’nın beni teselli etmesi yanlıştı. “Özür dilerim,” dediğimde gülümser gibi olduysa da oturmadı o gülüş yüzüne. “Sen neden özür diliyorsun?” “Benim yüzümden şu an bu hâldeyiz.” “Hiç de değil! Alaz senin düşmanın mı?” dedi. Bakışlarında cevabın azabını gördüm. Başımı olumsuz anlamda salladım: “Talha beni uyardığı hâlde çıkmamalıydım.” “Bahadır abi bizi getirdi, Ümit abi de oradaydı.” “Leyla, ben—” “Kendini suçluyorsun çünkü abim sadece seni suçlayacak.” “Aynı hatayı üst üste yapacak kadar aptalım. Senin burada olmanın sorumlusu benim,” dediğimde Leyla beni teselli etmekten vazgeçti: “Abim gelip bizi buradan çıkaracak, buna emin olabilirsin. O bizi bırakmaz.” Karamsar hâlimden çıkmam gerektiğini onun yüzüne baktığımda anladım. Bu ben değildim. Bir çocuktan bile daha beter bir hâlde miydim? Derin bir nefes alıp Leyla’ya sarıldım: “Evet, o bizi bırakmaz.” O seni bırakmaz Leyla… “Gelecek, değil mi?” dediğinde şaşırarak ona baktım. Az önce aynı şeyi bana söylerken inançlı görünen hâli bir anda toz olmuştu. Göstermediği korkusunu daha net anladım ve burada olmamızın sorumlusu olduğum fikrini bir kenara attım: “Talha seni mutlaka bulur.” Aynı anda kapının kilit sesinin açıldığını duydum. Korkan gözlerle oraya baktığımda Talha’nın gelip bizi buradan kurtaracak olmasını diledim. Lakin gelen Alaz denen adamdı. Gülümseyen, memnun olmuş bir yüzle içeri girdiğinde arkasındaki adama eliyle işaret verdi. Uzun boylu, siyah takım elbiseli adam elinde tuttuğu, üzerinde yemek olan tepsiyi Leyla ile oturduğumuz ikili koltuğun önündeki tozlu sehpaya bıraktı. “Lütfen çekinmeden yiyin. Leylacığım, ilaç falan alman gerekirse hemen söyle, temin edelim. Çünkü burada kalma süreniz uzayacak gibi.” Öfkeyle o adama baktım: “Ne yaptığını sanıyorsun sen?” “Sizi misafir ediyorum Feza. Feza? Ne orijinal bir isim! Anlamı ne?” Cevap vermediğimi gördüğünde umursamadan devam etti: “Bir ara Google’dan bakarım. Şimdi bu hırçın ses tonunuzu bir kenara bırakın, yoksa biz de hırçınlaşırız. Hoş olmaz.” Söylediği tane tane ve yayvan telaffuz yüzümü ekşitmeme sebep oldu. “Gerçekten de Talha’nın bunu yanına bırakacağını mı sanıyorsun?” Şuh bir kahkaha attı: “Bırakacak. Bırakmalı... Çünkü elimizde onun en değerli mücevheri bulunmakta,” dedi Leyla’ya bakışlarını dikerek. Leyla suskundu. Usanmış gözlerle adama baktığını gördüm. “Ona bakmayı kes,” dediğimd…

Bölümün tamamını WritePad'de oku