MİM

6.Bölüm - 7

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Neden yemiyorsun? Ye,” diye emretti. 'Aç değilim' diye diretsem mi yoksa yemek mi yesem ikileminde kalmışken bakışlarım beni umursamayan Talha ile dolmalar arasında gidip geldi ve dolmaya uzandım. Yemeğimi yiyerek hemen eve gidecektim. Talha’nın ikinci kez gülümsediğini fark ettim ama hemen eski hâline geri döndü. Ağzımda yemek varken onun zafer sırıtışına bir açıklama getirdim: “Sen emrettin diye yemiyorum,” dedim bir yandan da Halime ablaya bu lezzet için içimden dua ederken. “Elbette, sen istediğin için,” dedi Talha beni umursamayarak. Sonunda doyduğumda Talha hâlâ yemek yiyordu. Fark edeceğini bilerek onu izlemeyi kestim. Gitsem mi gitmesem mi diye düşünürken birden: “Neden yalnız yiyorsun?” diye sordum. Cevap vereceğini sanmıyordum ama beni yanılttı: “Sen varsın.” “Ben olmasaydım yalnız yiyecektin.” “Fark etmiyor,” dedi. Cidden onun için sorun olmadığını düşündüm. “İnsan yalnız yemek yememeli. Çok yalnız hissediyor.” “Sen böyle mi hissettin?” “Babam öldükten sonra annem bir fabrikada çalışırdı. Bazen gece mesaiye kalırdı. Abim de annemden gizli, onun gece gelmediği günlerde para kazanmak için işe giderdi. Yalnız kalırdım evde. Yemek yiyemezdim. Korkardım. Yalnız hissederdim...” Talha’nın bir an hareketsiz kaldığını gördüm. Diğer yandan da 'Kime ne anlatıyorum?' diyerek içimden söyleniyordum. 'Şu adama bir şey anlatma, kalk git eve!' diyerek kendimi ikaz ediyordum ama o anlar aklıma gelince biraz duygusallaşmıştım. “Yalnızlık demek, kendine vakit ayırmak demektir. Neden illa birine ihtiyacın olsun?” Hah, işte! Neden onun yalnız yemesini önemsemiştim ki? “Kendine ayırdığın o vakitte sevdiğin biri ile paylaşıyorsun. Bunun için—” “Psikologculuk ha!” Sinirle güldüm: “Öyle mi görünüyorum?” dediğimde onun da dudağının kenarıyla güldüğünü gördüm. “Dramatik görünüyorsun.” “Evet, bir mafya babasıyla oturmuş yemek yiyorum. Korkup kaçmam gerekirken hem de.” “Mafya babası değilim. Çok mu film izliyorsun?” “Çiftçi gibi durmuyorsun.” “Çiftçiler bu kadar karizmatik olmaz.” “Sana bunu diyen, IQ’su ayakkabı numarasıyla aynı olan kızlar mı?” “IQ’su okulu tam puanla kazanacak kadar yüksek kızlar da var.” Yüzümü sıcaklık bastı. Yutkundum. Ondan etkilendiğimi düşünüyor muydu? Bunu belli etmiş miydim? Birden boğazımda bir şey kalmış gibi öksürdüm, suyuma uzandım ama su bitmişti. Talha önündeki içmediği bardağı bana uzattı. Bir iki yudum aldım. Ona bakmadım utanarak. Sessizliğim üzerine sordu: “Korkuyor musun?” “Hayır, bu anlamsız. Beni şimdi burada öldürsen bile kimsenin seni tutuklamayacağına eminim.” Kaşları çatıldı, bakışlarını çekip geriye yaslandı: “Ölüm kelimesini anma.” “Eksik mi?” “Fazla,” dedi bu defa. Cidden benimle muhatap oluşuna şaşırmıştım. Onunla bu şekilde konuşabiliyor oluşumuz garip gelmişti. 'Neden benimle konuşuyor?' diye bir ara şüpheye düşsem de ilk kez böyle bir iletişim kuruyor oluşumuza sevinmiştim. “Talha, bir şey sormak istiyorum.” “Sorma.” “Ama—” “Sorma.” Sustum. İçimi kemiren soruların ucundan birinden tutmalıydım çünkü Leyla’dan bir türlü öğrenemiyordum. Hep sessiz kalıyordu ve üzülüyordu. Onu üzmek istemiyordum, bu yüzden Talha’yı dinlememeye karar verdim: “Salondaki resim... Annenin, değil mi?” Talha sessiz kaldı, itiraz etmedi. Bu onun 'Evet' deme şekliydi. “Annen çok güzelmiş.” Bu defa açık bir şekilde gülümsedi. Hem de samimiydi... Gülüşüne takılıp kaldım. Bakışları kısa bir an benimkilerle buluştu. Hâlâ gözlerim ondayken ayağa kalktı. Tabağını eline alıp mutfağa yöneldiğinde hayret ettim. Sofrayı mı toplayacaktı? Aynı anda bana döndü. Elinde servis tabağı olan Talha Bahremoğlu izlenmeye değerdi; gişesi milyonluk! “Ben toplarken utanmayacak mısın?” dediğinde birden ayaklandım. Talha mutfağa giderken ben de hâlâ inanamayarak ona yardım etmeye başladım. Şaşkınlığım, Talha’nın elindeki tabağı mutfağa bırakıp yukarı çıkmasıyla son buldu. Yardım etmeyecekti; dolaylı yoldan yemeği kaldırmamı istiyordu. Sessizce sofranın yarısını toplamıştım ki Talha kapıda göründü tekrar. Allah beni bildiği gibi yapsın ki sabah za…

Bölümün tamamını WritePad'de oku