MİM

5.Bölüm - 6

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Biraz önce seni Hare abla ile tanıştırmak istediğimi söyledim ama kabul etmedi. Buna sinirlenmiş olamaz.” “Talha çok farklı biri,” dedim bir günde iki kez aynı şeyi söylerken. “Nasıl farklı?” “Ne hissettiğini anlamıyorum, öngöremiyorum.” “Halbuki çok kolay,” dedi Leyla börekten bir ısırık alırken: “Abim sadece... Biraz eski kafalı bir adam. Yani sözlerden çok davranışlarıyla yaşar. Konuşmaz ama hissettirir.” “Belki de doğru,” dedim içten gülümserken. O an fark ettim: Talha’yı kendi içimden anlamaya çalışmam nafileydi, onu en iyi Leyla bilirdi. Elbette bunu daha önce düşünemediğim için kendime kızdım. Leyla’nın çayını tazelerken bir yanda da aklımdakileri aktarmak için kelimeleri kovalıyordum: “Yani diyorsun ki Talha dolaylı bir adam.” “Abim hislerini farklı belli eder. ‘Seni seviyorum,’ demez mesela; ‘Kendine iyi bak,’ der, saçlarımdan öper. ‘Özledim,’ demez; arar, ‘İlaçlarını içtin mi?’ diye sorar.” “Talha’nın birini sevdiğini nasıl anlarsın mesela?” “Davranışlarıyla belli eder. Sahip çıkar, korur kollar. Eksiklerini çoğaltır. Bir sıkıntısı varsa giderir.” Hepsini düşündüm ama bir sonuca varamadım. Leyla’ya sorduğum soru için kendimden utandım ama madem başladım, devam etmeliydim: “Bir kadın mesela, diyelim yani... Abin sevse ne yapar?” Leyla aptal biri değildi elbette. Durup gözlerimin içine baktı, tek kaşı havalandı. Bir şey diyecekti, vazgeçti; onun yerine soruma net bir cevap verdi: “Yanında tutar.” “Evlenelim mi der?” Leyla’nın yudumladığı çay ağzından aşağıya döküldü. “Abim sana evlenme mi teklif etti?” diye sorduğunda afalladım. Dürüst olmakla olmamak arasında kaldığım kısacık bir andı ve olmamayı seçtim: “Hayır canım, ne alakası var! Sadece sen ‘yanında tutar’ deyince aklıma o geldi.” Leyla bana bakmayı sürdürdü. Ardından peçete ile ağzını silip ciddi bir ifadeyle bana baktı: “Feza abla, abim iyi biri. Gerçekten senin için çok farklı bir dünyada bulunuyor gibi olabilir ama öyle değil. O da bir insan değil mi? Tamam, bazı hareketleri sadece Bahremoğlu klasiği, kabul ediyorum; ama onu benim abim yapan da bu. Yani eğer senin ona karşı—” “Hayır Leyla, gerçekten öyle bir şey yok aramızda. Tamam, sormadım farz et, burada kapatıyoruz konuyu.” Şükür ki Leyla üstelemedim, sessizce kahvaltısına devam etti. Akşamüzeri Leyla ile salonda otururken biraz dalgındı. Kitaplıktan aldığı kitabı okumaya çalışıyordu ama yarım saattir aynı sayfada olduğunu biliyordum. Düşündüğü şeyin ne olduğunu merak etmeden duramadım ve sessizce kendisinin anlatmasını bekledim. Az çok tahmin ediyordum; dayanamayacak ve sonunda anlatacaktı. Birkaç dakika daha kitapla bakışmayı sürdürdü ve nihayet elindeki kitabı bırakıp bana döndü: “Abim nasıl biri fiziksel olarak?” diye sordu birden. Önce şaşırsam da ona belli etmemeye çalıştım. Leyla’nın Talha’nın kardeşi olduğunu kendime hatırlatarak soruyu birkaç saniye düşündüm ve dikkatli bir şekilde cevap verdim: “İyi biri.” “Nasıl iyi?” “Her genç kızın ideal tipi.” “Çok yakışıklı, değil mi?” dedi gözlerinin içiyle gülerek. “Bazen dışarıda onunlayken tüm kızların gözü üstümüzde oluyor,” diyerek abisini överek sürdürdü konuşmasını. Gülerek cevap verdim: “Allah sahibine bağışlasın.” “Âmin. Feza abla, senin hiç erkek arkadaşın oldu mu?” Sorusuna şaşırarak birkaç saniye Leyla’ya baktım. Bu defa ben de elimdeki kitabı kapatıp yanıma bıraktım: “Hayır.” “Peki hiç birine âşık oldun mu?” “Hayır. Olmaması gerekti, olmadı.” “Âşık olunmaması mı gerek sana göre?” “Hayır canım, elbette ki değil. Aşk fikri, birini çok sevme fikri çok güzel; lakin doğru zamanda ve doğru yerde... Şimdiki zamandan ve mekândan insanın içi ürperiyor. Bence insan hayatında sadece bir kişiyi görür, ona âşık olur, sever ve onunla evlenir.” “Peki nasıl bulacaksın doğru kişiyi?” “İnsan hisseder Leyla. Bir yerde okumuştum, diyordu ki: ‘Doğru insan sevgiyle büyütülmüş olduğu için kendini belli ediyor. Kestirip atmıyor, gönül almayı biliyor; ayrılmayı değil onarmayı tercih ediyor. Güzel seviyor, sarıp sarmalıyor ve bayağı ev oluyor. Tanıyorsun görünce yani.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku