MİM

5.Bölüm - 5

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Aramadım. Beni beş yaşında yetimhaneye bırakan bir aile, beni büyüten bir aileden daha kötüydü; her ne sebeple olursa olsun.” “Neden yanlarından ayrıldın peki?” “Babam... Yani Kemal babam beni evlatlık aldığında amacı Bulut’a arkadaş olmammış. Bir evlat değilmiş. Yine de annem beni gerçek evladıymış gibi sevdi hep. Babam da öyle, lakin Bulut gibi değildim onun için.” “Onlarla görüşüyor musun?” “Babamla hayır, annem arar hep. Bulut da Talha ile çalıştığım için benden nefret ediyor.” “Talha ile ne derdi var?” Yavuz güldü: “Bir derdi yoktu ama benimle çalışınca oldu.” “Talha bir düşman kazanmış desene.” “Bulut’u düşmandan saymıyoruz. Şampiyonlar ligini görmelisin.” Şaka olarak söylediği şeyin ciddi olduğunu, Talha’nın şirketine gittiğim o günü anımsadığımda anlamıştım. Bunun beni ürkütmesi gerekirken neden normal karşılıyorum, diye düşündüm o an. Korkup ardıma bile bakmadan kaçmam gerekiyorken, bir ay sonra yanlarında gayet rahat oturmuş, evlerinde çalışıyordum. Bir istiğfar çektim içimden. “Talha çok farklı biri,” diyerek kendi kendime söylendiğimde Yavuz dikiz aynasından bana kısa bir bakış attı: “Şu evlilik mevzusu yüzünden mi?” “Biliyor musun?” “Evet, anlattı. Ama ben onu anlayacağını düşünmüştüm.” “Anlıyorum. Leyla için... Basit bir evlilik... Yine de biriyle evlenmek benim için o kadar basit değil Yavuz.” “Talha sevdikleri mevzubahis olunca gözü kara biridir. Leyla için her şeyi yapar. Berzah için hiç düşünmeden on kişi ile yüz kişiye kafa tutup Suriye’ye gitmiştyi... Zeyd için babasını çiğnedi falan...” “Berzah’tan Leyla bahsetmişti biraz. Zeyd kim peki?” “Suat Ilgaz’ı tanıyor musun? Tanımazsın, onların oğlu. RED’i biliyor musun? Hukuk firması olan?” Elbette ki devletin baş hukukçularını biliyordum: “Evet.” “Zeyd Hazar’ın ailesine ait o. Talha’nın en yakın arkadaşlarından biridir. Benim de öyle.” “Çok büyük isimler duyuyorum sizden.” Yavuz güldü: “Biz de büyüğüz çünkü.” “Bu kadar büyükseniz eğer neden beni almaya her gün sen geliyorsun? Kapıdaki korumalardan biri de gelip alabilir; bayağı meşgulsün anladığım kadarıyla.” “Sen önemlisin bizim için Feza. Canımızın arkadaşısın. Her gün evimize girip çıkıyorsun ve bunu bilen bir sürü düşmanımız var.” “Peki—” dediğim sırada Yavuz sözümü kesti: “Bugünlük bu kadar.” İkazı aldığımda uzatmadım. İlk zamanlarda sorduğum sorulara cevap vermese de yanlarında kalıcı olduğumu fark ettiğinden olsa gerek, Yavuz’un sorularıma cevap vermesi oldukça lüks sayılıyordu benim için. Bu yüzden üstelemedim. Aklımda olan diğer soruları başka bir güne bıraktım. Yolculuğun geri kalanında sessizdi. Yavuz tuhaf biriydi; sert yüzü ve duruşu bana hep birini anımsatıp duruyordu ama çıkaramıyordum. Daha tuhaf olan ise annemin ona olan sevgisiydi. Yavuz’un da ona hiç çekinmeden bir sevgi beslemesi daha da tuhaftı. Yine de... Annem onu gördükten sonra Talha’nın ve onun kötü bir insan olmadığına karar vermişti. Belinde taşıdığı silahtan habersizdi tabii ki. Bunu bilse yine de onun iyi bir insan olduğunu düşünür müydü? Ya gerçekten kötülerse? Ben ne kadar aksini hissetsem de hiçbir zaman emin olamayacaktım galiba. Eve geldiğimizde Bahadır’ı kapıda beklerken gördüm. Yüzündeki ifadeye bakınca bir şeyler olduğunu anlamıştım. Yavuz’un da kaşlarını çatarak yanına gittiğini gördüğümde bundan emin oldum. Kapıdan girdiğim sırada Leyla’nın sesini duydum: “Abi, lütfen,” dedi ikna edici bir ses tonuyla. “Hayır dedim Leyla. Sakın Şükran Teyze’yi arayayım falan deme.” Talha’nın ikazı sertti ve tartışmanın bittiğini gösteriyordu. Yanlarına gittiğimde ikisi de bana döndü. Salonda kahvaltı masasındaydılar. Talha’ya kısa bir bakış atıp mesafeli bir tonda, “Günaydın,” dedim. Karşılık vermek yerine başını sallamakla yetindi. Onun yerine Leyla gülümseyerek konuştu: “Günaydın! Elindeki ne?” Gülümseyerek elimde tuttuğum kabı masaya, Leyla’nın önüne bıraktım: “Annem börek yapmıştı; peynirli ve patatesli var. Senin için getirdim.” “Cidden mi? Dildar Teyze’yi biraz daha sevdim! Otur hadi, hep beraber yiyelim, biz de yeni başlamıştık.”…

Bölümün tamamını WritePad'de oku