MİM

5.Bölüm - 3

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Halbuki hiçbir şey yapmadım. Ruhen yorgun gibiyim.” “Bana da oluyor bazen. Abimle konuşmak ister misin? Ya da onu görmeye gidelim mi?” Birden başımı kaldırıp ona baktım: “Ne yapacağım ki abini?” diye sorduğumda omuz silkti: “Hiçbir şey... Sadece ben senin gibi hissettiğimde abimi arıyorum ya da onu gördüğümde geçiyor yorgunluğum. Sana da iyi gelir diye…” Gülümsedim. Haklı mıydı? Talha ile konuşsam geçer miydi? Ondan mıydı yorgunluğum, onun derdinden miydi? “Sonunda senin gibi olacağım, bak,” dedim gözlerimi tekrar yumup. Leyla konuştuğunda sesi bu defa endişeli çıkıyordu: “Gerçekten hasta görünüyorsun.” “İyiyim. Uyuyalım biraz, geçer.” Gözlerimi tekrar açtığımda Leyla hâlâ başı omzumda uyuyordu. Tek fark, üzerimize örtülen ince bir battaniyeydi. Yavaşça ayağa kalkmaya çalıştığımda başıma şiddetli bir ağrı girdi. Elim başıma gittiğinde ateşimin olduğunu fark ettim. Leyla’yı rahatsız etmeden yavaşça ayağa kalktım. Onu uyandırmamak için yastıklardan birini alıp başının altına koydum. Düşmemek için elimle koltuktan destek alıp kenarına tutundum. Bir adım atmıştım ki sendeleyerek düşeyazdım. Sehpanın üstünde duran vazoya tutunmaya çalıştım ama vazo devrildi. Tam bir gürültü kopacaktı ki biri benden önce davranıp vazoyu tuttu. Başka bir el de kolumdan kavradı. Vazoyu düzeltip yerine koyuşunu izledim; ardından beni ayağa kaldırdı: “Teşekkür ederim.” “Şşş!” dedi Talha, sessiz olmam için uyaran bakışlarıyla Leyla’yı gösterirken. Hemen beni bırakıp geri çekildi. Dikkatli bir şekilde yüzüme baktı: “Hasta mısın?” diye sordu endişeli bir ses tonuyla. “İyiyim, başım dönüyor.” Beklemediğim bir şey yapıp elini alnıma götürdü. Utanarak geri çekildim. “Ateşin var. Yukarı çık, misafir odalarından birine geç. Ben doktoru arayayım.” “Gerek yok.” “Yukarı çık Feza,” dedi sert bir ikazla. Halim yoktu. Onun dediğini yaptığım için değil, gerçekten hasta olduğum için inatlaşmak yerine merdivenlere yöneldim. İkinci kattaki açık bulduğum kapılardan birine zar zor girdiğimde dermanım kesildi kesilecekti. Sağlam bir bünyem vardı, kolay kolay hasta olmazdım ama bu defa bir yel bile değmeden hasta olmuştum. Yatağa oturup beklemeye başladım ama daha fazla dayanamadan başım yastığa düştü. Gözlerimi kapattığımda göz kapaklarımın dahi sıcaklığını hissettim. Uykuya dalmadan önce beni bu denli hasta eden endişemi düşündüm... Biraz sonra bu odaya gelecek olan adamı... Tekrar kendime geldiğimde odayı aydınlatan tek şey komodinin üzerinde yanan abajurun loş ışığıydı. Hava kararmıştı. Saate bakmak için kolumu kaldırdığımda elimdeki bandaj dikkatimi çekti; ardından başucuma asılmış seruma baktım. Talha gerçekten de doktor çağırmış olmalıydı. Aynı anda kapıda Leyla göründü: “Feza abla, uyandın mı?” diyerek ışığı açtı ve yanıma gelip yatağa oturdu. Memnun olmuş bir ifadeyle gülümsüyordu: “İyi misin şimdi?” “İyiyim canım, biraz halsiz düştüm sadece.” “Emir abi geldi. Doktor o, serum taktı sana. Bitkin düştüğünü, ciddi bir şeyinin olmadığını söyledi.” Anladım der gibi başımı salladım. Leyla dudak büküp devam etti: “Çok mu yoruluyorsun burada?” “Ondan değil. Bu aralar biraz bünyem hassaslaştı sanırım.” “Biliyor musun, ilk defa bu eve benim dışımda biri için doktor geldi. Demek herkes böyle hissediyormuş benim için…” “Nasıl hissediyorlarmış?” “Üzgün… Biraz da korktum. Benim yüzümden hasta oldun diye endişelendim ayrıca.” “Hiç de senin yüzünden değil.” “Ben abime haber vereyim, o da çok merak etti.” “Leyla, dur!” Odadan çıktığından beni duymadı bile. Ona haber vermesini istemiyordum. Ki aklımdan geçmesiyle Talha’nın kapıda belirmesi bir oldu. Hemen ardında ise Leyla vardı. Ben oturuşumu düzeltirken Talha gelip yatağın başında dikildi, Leyla ise tekrar yatağa bağdaş kurarak oturdu. “İyi misin?” diye sordu. İlk kez soğuk değil, mesafeli değildi. Hasta bir insana duyduğu merhametten olsa gerekti. “İyiyim. Sizi de endişelendirdim, kusura bakmayın.” “Evet, endişelendirdin.” Ona “Ciddi misin?” der gibi baktım. Leyla’nın bakışları da Talha’yı uyarır gibiydi ama o oralı bile olmadı.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku