MİM

4.Bölüm - 5

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

Elmalı kurabiyeleri de bir güzel hazırlayıp diğerlerinin yanına koydum ve geri kalan tüm zamanı yalnız başıma sıkılarak, zamanın geçmesini bekleyerek geçirdim. İkindi namazından sonra kitaplıkta bulduğum Kur’an’ı alıp bir süre okudum. Ardından tekrar kitaplıkta bulduğum bir romanı daha alıp koltuğa geçtim. Kaçıncı sayfadaydı bilmiyorum, uyuyakaldım. Kendime geldiğimde iki kişi salonda konuşuyordu. Erkek sesinin Talha’ya ait olduğunu anlayınca hemen ayaklandım. Hızla hole çıktığımda Nazar abla ile Talha kapıda bana döndüler. Nazar abla gülümserken Talha’nın sert bakışları üzerimde oyalandı. “Leyla nasıl?” diye sordum. Talha’nın soğuk sesini duymam ile endişem yerini öfkeye bıraktı. “İyi. Uyuyor şimdi. Dinlensin.” Nazar ablaya döndü tekrar: “Sen de dinlen biraz. Feza, Leyla’nın başucunda beklesin, bir şeye ihtiyacı olur diye. Yemek yediğinden emin olun. Gerekirse zorla yedirin.” Ardından hiçbir şey demeden çıktı. Nazar abla o gittikten sonra bana dönüp yorgun bir yüzle gülümsedi. “Leyla iyi mi?” diye tekrar sordum, Talha’nın biraz önceki soğukluğunu umursamayarak. “Zor bir gündü. İyi, çok şükür. Başında bekler misin? Ben de biraz dinleneyim. Defteri almışsındır, ne isterse vermeyeceğin ve ne vermen gerektiği hepsi yazıyor. Lütfen dikkatli ol, tamam mı? Gözüne batmamaya çalış.” Son cümleyi söylerkenki ses tonu bana acıdığını gösteriyordu. Talha’nın sesindeki tınıyı fark ettiğini anladım. Başımla onayladım, onu anladığımı belirtircesine. Nazar abla yanımdan ayrıldıktan sonra ben de üst kata, Leyla’nın odasına çıktım. Kapıyı yavaşça açıp içeri girdim. Leyla yatağında uzanmış, uyuyordu. Ardımdan kapıyı kapatıp yavaş adımlarla yatağa yaklaştım. Leyla’nın yüzü sapsarıydı, terlemişti, saçları alnında yapış yapıştı. Hemen banyoya gidip bir havlu aldım. Leyla’nın alnındaki ter damlalarını kurulayıp saçlarını geri ittim. Havluyu boynuna bastırdığımda “Anne.” diyerek sayıkladı. Annesine duyduğu özlemi ses tonuna ancak bu şekilde yansıtabilirdi. Ardından geri çekilip yatağın biraz ilerisindeki tekli mavi koltuğa oturdum ve Leyla’yı izlemeye başladım. Neden Leyla’nın annesinin yanında değil de Talha’nın yanında yaşadığını merak ettim. Buna sebep olan neydi? Leyla gibi bir çocuğun bir abiden çok anne ve babasına ihtiyacı vardı. Talha’nın anne-baba görevini tek başına üstlendiğini görebiliyordum. Ama bu da şimdiye kadardı. Leyla bu şekilde yalnızken ve annesini sayıklarken onun yanında ben vardım, Talha yoktu ve tabii ki şu an bu koltukta oturan ben değil, annesi olmalıydı. “Anne.” Leyla’nın fısıltı hâlinde tekrar annesini sayıklaması üzerine dayanamadım. Yatağa yaklaşıp yanına oturdum, elini tuttum. “Şşş! Geçti, dinlen biraz. Uyumaya çalış, güzel rüyalar gör.” diye fısıldadığımda söylediklerime kendim de şaşırdım. Leyla’nın istediği anneyi canlandırmak aklımın ucundan bile geçmemişti. “Geldin, değil mi, bu defa?” diyerek tekrar fısıldadı. “Buradayım. Yanındayım.” diyerek tekrar fısıldadığımda yaptığım şey içimde bir yerlerde bir şeyi parçaladı. Üzüldüğüm şey Leyla’nın bir anneye ihtiyacı olmasıydı. Hiçbir günahı olmayan bu hasta beden acı içinde kıvrılıyor, tutunacak bir şeyler arıyordu. Bilmem kaç saat geçti, kaldım öyle Leyla’nın yanında. Bir ara ben de dalıyor gibi olduysam da birinin elimi sıkması ile kendime geldim. “Feza abla.” Leyla’nın yorgun gözleri aralıktı, gülümsedi. “Canım, iyi misin? Bir yerin ağrıyor mu?” “İyiyim.” dedi uykulu ses tonuyla. “Biraz önce ter içindeydin, şimdi iyisin çok şükür.” “Biraz sonra geçer. Sen başımda mı bekledin?” “Endişelendim seni öyle görünce.” “İlk kez gördüğün içindir.” “Aç mısın? Yiyecek bir şeyler getireyim mi?” “Hayır.” dedi başını iki yana sallayarak, gözlerini tekrar kapattı. Elimi bıraktı, sağ tarafına dönüp yorganı üzerine çekti: “Uykum var.” “Tamam canım, dinlen sen. Ben buradayım, bir şeye ihtiyacın olursa söyle hemen.” “Beklemek zorunda değilsin.” Sesi sonlara doğru iyice kısılmıştı. Uyuması için ses çıkarmadan ayaklandım. Havanın tamamen karardığını o anda fark ettim ve kaçırdığım namaz v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku