MİM

4.Bölüm - 2

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“İlk başlarda parası iyi olduğu için evet demiştim ama Leyla’yı gördükten sonra bu aklımdan tamamen çıktı, anne. Sanırım ben Leyla’nın yanında bakıcı ya da psikolog değilim. Bir arkadaşım. Onun arkadaşa ihtiyacı vardı. Yani ben…” Annem uzanıp elimi tuttu, gülümseyişi güven vericiydi: “Ah benim güzel yürekli kızım. İyi yapmışsın. Eğer dediğin gibi abisi sert biri ise kızın kendini yalnız hissetmesi çok normal.” “Orası biraz tuhaf, anne. Talha, Leyla’nın yanında bambaşka biri gibi. Yani onun yanında tamamıyla ben ve Onur abim gibi.” “Onur senin her öğün ne yemen gerektiğine karar vermiyor ama kuzum.” “Ama Leyla’nın buna ihtiyacı var, anne. Talha tüm bunları Leyla’nın iyiliği için yapıyor.” “Hmm. Onu anlıyorsun da yani?” “Sadece Leyla için endişelendiği kısmına kadar. Onun dışında kurallar koymasını sevmedim, ayrıca insanlarla nasıl konuşacağını da bilmiyor. Biraz da dengesiz, ruhsal bozukluğu olabilir ya da geçmişte yaşadığı bir travmadan dolayı fazla korumacı da olabilir. Düşüncelerini net bir şekilde ifade etmek için konuşmadan önce insanların gözlerine iki saniye bakıyor. Hoşnut olmadığı bir şey söylendiğinde ise çenesini kasıyor. En kötüsü, her an kontrolünü kaybedecek biri gibi duruyor. Gerçi mutluluğu da dengesiz. Leyla’nın yanında iken gülümseyişi insanı hayrete düşürüyor. Dediğim dedik biri. Kibrinin bile karizması var. Ve etrafındaki insanların ondan korkmasına bakılırsa durum ciddi.” Sustukça annemin kaşları havaya kalkmıştı. Elinde tuttuğu bardağı masaya bıraktı. “Tüm bunları sadece bir görmede mi anladın?” dediğinde yakaladığı ipin ucuna hayret ettim. Yine de dürüst olmalıydım. “Evet.” “Nasıl biri bu Talha?” “Anlattım ya.” “Öyle değil, dış görünüşü nasıl?” “Fiziksel? Kumral. Saç rengi koyu kahve. Göz rengi kehribar. Boy tahminen 1.80-1.85 gelir. Hafif köşeli bir çene yapısı, kirli sakalı var. İş yoğunluğundan tıraş olacak vakit bulamıyor imajı verse de düz çizgiler bilerek sakal bıraktığını gösteriyor. Sağ kaşı diğerine oranla biraz daha kalkık duruyor. Kaşları tepkisiz ve ifadesiz dursa bile çatık duruyor. Gülünce tüm yüzüne yayılıyor gülümseyişi. Takım elbise içinde fit bir fiziğe sahip, spor yaptığı kesin. Düzenli, özenli ve planlı biri.” “Uzun boylu, bildiğin normal bir adam.” Dedim düşüncelerimi annemden saklayarak. Anneme aklımdan geçeni değil de söylediğim tarifi pek bir garip bulmuş olacak ki bir süre bana baktı. Ardından masaya bıraktığım telefonumu aldı. Ne yapıyor diye merakla bekledim. “Soyadı Bahremoğlu’ydu, değil mi?” diye sorduğunda başımla onayladım. Birkaç dakika sonra annem telefonu masaya bıraktı. Ekranda internet görsellerinden açılmış Talha’nın ciddi fotoğrafı duruyordu: “Normal bir adam dediğin böyle mi oluyor?” dediğinde ona baktım. Kısa bir nefes alıp telefondaki görseli kapattım. “Daha ne diyeyim, anne? O da normal bir insan işte.” “Feza…” “Hayır, anne. Aklından her ne geçiyorsa kesinlikle öyle bir şey yok. İyi bir gözlemci olduğumu biliyorsun, neden altından bunu çıkardın ki? Adam yakışıklı ise ne olmuş? Bana ne bundan?” “Evet, Feza, sana ne bundan kızım. Sakın aklından çıkarma bunu. Nasıl bir karakteri vardır, necidir Allah bilir. Her kızın etkileneceği bir görüntüye sahip adam, e malı mülkü de yerinde ama bunun senin aklını bulandırmasına izin verme sakın. O adam senin patronun, aklından geçenlere dikkat etmen gerekir. Bir defa bulandın mı temizlemek zor olur.” “Anne, adamı sadece bir kez…” Daha önceleri de vardı, bunu anımsayınca sustum: “Emin ol, o adamdan etkilenmedim, anne. Beni etkileyecek hiçbir şey yok Talha’da, için rahat olsun. Ha, ben de bir kulum ne de olsa, olursa ki cidden aklım bulanırsa sen durursun önümde.” “Durmam. Değil iki gündür gördüğün bu adam için, yarın öbür gün kıymetsiz bir adamı getirip ‘Anne, ben bu adamı seviyorum.’ dersen o zaman da durmam. Sen gönlüne layık olmayan birini karşıma çıkarmazsın, eminim. Sana güveniyorum, ben hep güvendim. Lakin her kız bu adamın görüntüsüne aldanabilir, yanılabilir, kalbi kırılabilir. Sakın ola sen onlardan olma.”

Bölümün tamamını WritePad'de oku