MİM

3.Bölüm - 6

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

Üç katlı tripleks villa benim evimin neredeyse üç dört katıydı. Bu kadar lüksün insanı gerçekten mutlu ettiğini düşünmeden edemedim. Dikkatimi Nazar ablama verip düşüncelerimden uzaklaştım. Evin ilk katı çalışanlar ile ortak kullanılıyordu. İkinci kata çıktığımızda buranın sadece Leyla ve Talha’ya ait olduğunu gördüm. İkisinin odalarından ziyade büyük çalışma odası, küçük bir okuma salonu, spor salonu ve harika bir terastan oluşuyordu. Nazar abla sessiz bir şekilde Talha’nın odasını ve yanında bulunan çalışma odasının kapısını gösterdi. “Talha Bey’in izni olmadan asla giremezsin.” dedi. Öyle bir niyetimin olmadığını içimden söyleyip başımla onayladım. Ardından üçüncü kata çıktık. Sadece terastan, ki buradaki ikinci kattan daha güzeldi, ve misafir odalarından oluşuyordu. Evi gezme mevzusu bittiğinde iki yer hariç evin diğer bölümlerine girmemin serbest olduğunu öğrendim, kolay görünüyordu. Son durak olan mutfakta masaya oturduğumda Leyla’nın programını önüme koydu Nazar abla. Uyuma-uyanma saati, ilaç saati, kahvaltı saati, kitap okuma saati, egzersiz saati… Her şey tek tek planlanmıştı. Okumayı bitirdiğimde Leyla’ya üzülür gibi baktım. “Cidden buna uyuyor musun?” Dudak bükerek onayladı. Sevmediği belliydi. Nazar abla gülümseyerek elime küçük bir alet verdi. “Bunu yakınında bir yerde tutmaya çalış Feza. İlaç saatinde alarm veriyor. Talha Bey’in kesinlikle en hassas olduğu noktalardan bir tanesi bu. Perşembe ve cuma günleri hariç, çünkü o günler programda gördüğün gibi hastanede geçiyor.” “Anladım sanırım ama neden böyle bir programa ihtiyaç duyuyorsunuz ki?” Leyla beni onaylarcasına gözlerini büyütürken Nazar abla cevap verdi. “Talha Bey, aksatılmasından nefret ediyor.” “Demek istediğim, ona bu şekil-” “Leyla için en iyi olan bu şekilde olmalı.” Nazar abladan anladığım kadarıyla Leyla abisinin isteklerine göre yaşıyordu. Şikâyetçi gibi durmasa da bu derece kontrollü yaşamak istemediğinden emindim. Bunu sadece ben görüyor olamazdım değil mi? “O hâlde şu an boş saatin gibi duruyor Leyla, ne yapmak istersin?” Leyla birkaç saniye düşündükten sonra gülümsedi. “Sana bir şey vereceğim. Benimle gel.” Leyla ayaklandığından peşinden gittim. İkinci kattaki odasına girdiğimizde kocaman odaya bakakaldım. Bir çocuk için burası çok fazlaydı. Şaşkınlığımı gören Leyla güldü. “Büyük odalar çok yalnız hissettiriyor, evet.” dedi. “Senin yaşındaki her normal çocuk bu büyüklükte bir oda istiyor.” Kahverengi, pudra ve krem renkleri ile döşenmiş odaya göz gezdirdim. Odanın bir köşesine yığılmış pelüş oyuncakları görünce gülümsedim. Ardından dikkatimi ilk çeken şey yatağın başlığının dayandığı duvar oldu. Duvar kâğıdı dünya haritasıydı ve bazı ülkelerde pano iğnesi ile tutturulmuş resimler vardı. Yaklaştım. İlk resim Fransa’ydı. Arkada Eyfel Kulesi, önde objektife poz veren Talha ve Leyla vardı. Leyla kocaman gülümsemiş, Talha ise oralı olmayarak başka bir tarafa bakmıştı. İkinci resme baktım, İtalya idi. Yine Talha ve Leyla yan yana durmuştu ama bu defa Talha kocaman gülümsemiş, kollarını Leyla’nın boynuna dolamıştı. Diğer resimler Amerika ve İngiltere’dendi. Ardından kırmızı kalemle işaretlenmiş yerlere baktım. İsviçre, Rusya, Özbekistan, Mısır ve Mekke işaretlenmiş yerlerdendi. Şaşırarak Leyla’ya döndüm. “Gerçekten buralara gittin mi?” diye sordum. “Evet, geçen yaz. Bu yaz için de işaretlenmiş yerler var planlarımız arasında. Çok kalamamıştık benim yüzümden ama…” Sesi biraz hüzünlü çıkmıştı, suçluluk duygusu hissediyor gibi. Konuyu değiştirdim. “Benim de en büyük hayalim dünyayı gezmekti bir zamanlar.” “Benim de öyle.” dedi neşe ile: “Gezi fotoğraflarımızı görmek ister misin?” “Tabii.” Sonraki bir saat boyunca gezdikleri yerlerin fotoğraflarını gösterdi. Anılarını anlattı. Anlatırken sesindeki coşku, gözlerindeki parıltı görülmeye değerdi. Sesi coşkulu ve sevinçliydi. Anlatırken gözleri parlıyordu. Buradan bağımsız olmayı çok arzuladığını anlayabilmiştim. Leyla’nın coşkulu anlatımını telefon sesi böldüğünde hemen cevap verdi: “Abi… Çok iyiyim sen… F…

Bölümün tamamını WritePad'de oku