MİM

3.Bölüm - 5

Yazar:

MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM – Çiğdem Kılınç kitap kapağı

“Leyla!” Yavuz’un sesi salonda yankılandığında bakışlarımı kitaplardan çektim. O sırada Leyla koşa koşa salon kapısından girdiğinde yüzünde bir gülümseme vardı. Beni görür görmez birden durdu. Gözleri kocaman açıldı. Beni gördüğüne şaşırmıştı. Yavuz onun bu heyecanına bakarak gülümsedi. “Sultanım.” diyerek reverans verdiğinde şaşırarak bir ona, bir Leyla’ya baktım. Yavuz bana döndü: “O hâlde ben gidiyorum. Bir şey isterseniz beni aramanız yeter, Feza Hanım.” Bir iki adım atıp Leyla’nın yanına gitti, saçlarını karıştırıp göz kırptıktan sonra salondan çıktı. Leyla karışan saçlarını düzeltip bana baktı. Mahcup olmuş gibi bakışlarını çekti. Çantamı koltuğa bıraktım. “Bana söylemek istediğin şeyler var değil mi?” “İşi kabul ettin mi?” diye sordu heyecanla. “Sanırım evet.” “Abim değişik bir şey yapmamıştır umarım.” dediğinde Talha’nın elinde silah olan görüntüsü gözümde canlandı. Leyla onun nasıl biri olduğunu biliyor olmalıydı ama yine de bunu ona söyleyemezdim. “Değişik derken?” “Neyse, boş ver. Otursana. Bir şey içer misin? İstediğin heeeeeer şey bu evde mevcut.” Bana doğru heyecanla gelip koltukları işaret ettiğinde geçip oturdum. Leyla eli ile beklemem için işaret edip koşar adım çıktı salondan. Birkaç dakika sonra elinde bir tepsi ile geri geldi. Gümüş tepsinin üzerinde duran kristal bardakların içindeki pembe sıvı dikkat çekiciydi. Bana ikram ederken uzanıp bardağı aldım. Bardaktan yayılan gül kokusunu içime çektiğimde gülümsemeden edemedim. “Nedir bu?” “Seni kendime bağlamam için Leon’dan hazırlamasını istediğim bir iksir.” dediğinde ona bakakaldım. Kahkaha attı: “Şaka. Hakiki gül şerbeti.” Gülerek bir yudum aldım. “Tadı çok güzel… Elhamdülillah.” Leyla yüzünde bir gülümseme ile bana baktı. Bir süre sessiz kaldı. “Tıpkı Hare abla gibisin.” “Hare kim?” “Berzah abinin eşi. Berzah abi, abimin en yakın arkadaşlarından biri, kardeş gibidirler. Kendisi çok çok yakışıklı. Bir gözleri var, âşık olmamak elde değil. Onunla ben evlenecektim ama Hare abla benden daha güzel, onunla yarışamadım. Ben de hedefimi değiştirdim.” Gülerek ona baktım. “Kimmiş yeni hedefin?” “Yavuz abi. Ben üniversiteyi bitirip işimi kurana dek beni bekleyecek, söz verdi. Tabii aşk evliliği yapmıyoruz, o beni koruyacak, ben de dünyayı gezeceğim.” “O hâlde düğününde nedimen olacağım.” dediğimde eli ile onaylayan bir işaret yaptı. “Okay.” Tekrar gül şerbetinden bir yudum aldım. “Peki, Hare ablan nasıl bana benziyor?” “Ha. O da tesettürlü. Çok zarif biri, kıskanılacak derecede hem de. Ayrıca senin söylediğin gibi Allah’ın ismini çok sık anıyor. Allah’ı çok seviyor.” “Hepimiz seviyoruz. Sadece ölçülerimiz farklı. Ama aynı olan en güzel şey Allah’ın da hepimizi çok seviyor oluşu.” Söylediğim şey üzerine Leyla bir süre düşündü. Tekrar konuştuğunda sesinde şüphe sezdim. “Beni de seviyor mu sence?” Leyla’nın yüzüne bakakaldım. Bir çocuğun saf hâliydi bakışları. İçindeki ‘neden ben’ çıkmazlarında kulaç attığını görebilmiştim. Şaşırmıştım çünkü çok pozitif biri izlenimi vermişti bana, lakin görünmeyen tarafını atlamıştım demek ki. Ve Leyla’nın o üzerine perde attığı duygularını kaldırıp tozlarının alınması gerektiğini fark etmiştim. Açıklama yapmak için ağzımı açmıştım ki içeriye otuz yaşlarında bir kadın girdi. Mavi gözleri, uzun siyah saçları ile bize yaklaşırken gülümsüyordu. Leyla gelen kişiye döndüğünde ona aynı şekilde karşılık verdi. “Nazar abla, gel seni yeni arkadaşımla tanıştırayım.” Kadının kaşları şaşkınlıkla havalandığında Leyla’nın yanında durup elini omzuna atmıştı. “Sanırım siz Feza’sınız.” dediğinde içten bir gülümseme ile karşılık verdim. “Feza,” dedim, hanımı ortadan kaldırarak. Kadının gülümsemesi genişledi, samimiyetimden hoşlanmıştı. “Ben de Nazar, evin kahyası-” “Evin ablası.” diyerek düzeltti Leyla bu defa. Gülümseyerek elimi uzattım. “Memnun oldum, Nazar Hanım.” “Nazar diyebilirsin.” Benden büyük olduğu için ona adı ile hitap etmemeye karar verdim. “Nazar abla?” “Çok güzel oldu.” dedi kocaman gülümseyerek: “Bugün ilk günün, etrafı tanıtayım, ardın…

Bölümün tamamını WritePad'de oku