MİM

2.Bölüm - 8

Yazar:

MİM - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM kitap kapağı

Başımı kaldırıp kapıdaki dev tabelada yazan Nuh Holding yazısına ve camdan yapılmış görkemli binaya baktım. Buraya gelirken işi düşünmenin verdiği özgüven, şirketi görünce içimdeki kuytulara bir yere kaçtı. Böyle bir şirkete sahip olan bir adam neden benim basit defterimi çalsın ve bana neden bir iş teklifi etsin, anlayamadım. Bugün buraya bunun nedenini sormak ve defterimi geri almak için gelmiştim. Kararlı adımlarla ilerledim. İçeriye girdiğimde bir an karışık bir labirente girmiş gibi hissettim. Ardından görüş alanıma giren danışmaya yaklaşıp bilgisayar ekranına odaklanmış olan bayana sordum: “İyi günler, Yavuz Aras’ı nasıl bulabilirim?” Kız beni süzdükten sonra şüpheli bir ses tonuyla karşılık verdi. “Ne için aramıştınız acaba?” “Lütfen…” diye sözümü tamamlayamadan Yavuz’u gördüm. Cam asansörün yanındaki merdivenlerden aşağı iniyordu. Oraya doğru bir adım attığımda kızın arkamdan seslenmesine aldırmadım. Yanına yaklaştığımda çoktan merdivenlerden inmiş olan Yavuz beni gördü. Kaşları şaşkınlıkla havaya kalktı. Ardından arkamda duran kıza gitmesi için bir el işareti yaptıktan sonra bana tekrar döndü. “Sizi bu kadar çabuk beklemiyorduk.” dedi, geldiğim için memnun olmuş bir ses tonuyla. Hemen konuya girdim. “Patronunuzla görüşebilir miyim?” Yavuz saatine baktı, ardından yanındaki adama döndü. “Buğra, Feza Hanım’a yönetim katına kadar eşlik et. Beni bekleyin lütfen, az sonra geleceğim.” Aceleyle yanımdan geçtiklerinde Buğra denen genç adam bana bakmadan asansörü gösterdi. Boş asansöre baktığımda, diğer kalabalık olan asansörün daha iyi olacağını düşündüğümden oraya yöneldim. Buğra şaşırsa da ses etmedi, benimle beraber diğer asansöre bindi. Bilmem kaçıncı kata geldiğimizde kapı açıldı ve Buğra indiğinde ben de onu takip ettim. Diğer katlara göre daha sakindi yönetim katı. Bir köşeden aniden elinde dosyalarla bir kadın ya da bir adam çıkıyordu sadece. Buğra beni manzaraya bakan cam kenarına götürüp eliyle oturmam için koltuğu gösterdi. Ardından kendisi bir şey demeden ortalıktan kayboldu. Bir süre bekledim. Masadaki dergileri inceledim. Etrafa göz gezdirdim. Manzarayı seyrettim. Oturmaktan sıkılmaya başladığımda etrafa bir göz atmaya karar verdim. Birkaç büyük kapının bulunduğu koridorda ilerlerken odaların kime ait olduğunu gösteren tabelalardaki isimleri de okumayı ihmal etmiyordum. “ Bella Rose Knight ” yazan isme baktım. Şirkette yabancı ortaklar da olmalıydı. Şaşırmadım. Ne de olsa dev bir şirketti. “ Alaaddin Şervan ” ismini gördüğümde, “Daha ilginçleri de varmış.” diye düşünmeden edemedim. Hemen yanındaki kapıda “ Yavuz Aras ” yazıyordu. Burası kara şövalyenin gölgesinin odasıydı demek. Koridorun sonunda tek bir oda vardı. U dönüşü yapmadan önce diğerlerinden daha gösterişli olan kapının üzerindeki altın harflerle yazılmış ismi de okumayı tabii ki atlamadım. Talha BAHREMOĞLU Arkamı dönmüştüm ki durup tekrar isme baktım. Bahremoğlu? Aklımda dönüp duran bu soyisim sonunda bir hedefe denk gelip yankılandı. Leyla Bahremoğlu. Nimet’in söyledikleri kulağımda yankılandı: “Kız herkesle tanışıp duruyor… Birini arıyor gibi… Zengin… Abisi de yakışıklı… Kendisi halledecekmiş…” Leyla’nın abisi Talha mıydı? Leyla beni mi arıyordu? Abisi için mi? İşimi ve adresimi Leyla sayesinde mi bulmuştu? Aklıma dolan soru yumağıyla beklemeden benden ne istediğini sormak için Talha Bahremoğlu’nun odasına daldım. Kapıyı açtığım an gördüğüm manzarayla donup kaldım. Talha odanın ortasında durmuştu. Karşısında başka bir adam vardı. İkisi de birbirlerine silah doğrultmuştu. Az sonra tetiği çekip birbirlerinin kanını akıtacak gibi nefret doluydu ikisinin de birbirine bakışı. Kapının açılmasıyla Talha’nın sert ve öfkeli bakışlarının hedefi hâline geldim. Sanki duyguları daha da derinleşti. Karşısında duran adam, Talha’nın bana olan bakışlarını fark ettiğinde silahı ondan çekip bana doğrulttu. “Bu Kırmızı Başlıklı Kız da kim?” Benimle konuşmuyordu değil mi? Ne yapacağımı bilemeyerek donup kaldım. Talha dişlerinin arasından resmen tısladı. “Ne işin var sen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku