MİM

2.Bölüm - 6

Yazar:

MİM - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM kitap kapağı

“Abim izin vermez.” “İstersen ben konuşurum.” “Hayır, teşekkür ederim.” “Neden? İstiyor gibisin.” “Evet, isterdim ama abimi tanımıyorsun. Kesinlikle izin vermez. Hem o istemezse ben de gelmek istemem zaten.” “Tamam. Fikrin değişirse kesinlikle buraya gel. Her Perşembe saat 10.00’da 3. kat Salon 22’deyiz.” Leyla’nın gelmek istediğini anlamıştım. Abisinin izin vermeyeceğini düşündüğü için gelemeyecekti. Sanırım Leyla, abisinden biraz çekiniyordu. Yoksa hiçbir abinin kardeşinin iyiliğine dokunacak bir şeyi geri çevireceğini sanmıyordum. O sırada Leyla’nın masadaki telefonu çaldı. Arayan kişiyi gördüğünde beklemeden cevapladı. “Hemen geliyorum.” dedi ve aceleyle ayağa kalktı. “Abim. Aşağıda bekliyor. Tekrar görüşeceğiz, yani umuyorum. Tanıştığıma gerçekten çok memnun oldum.” Elinde tostuyla koşturarak kafeteryadan çıkarken arkasından baktım. “Yine görüşeceğiz.” dediğine göre önümüzdeki hafta terapiye gelecekti sanırım. Buna sevinmiştim. Ahmet Bey’e haber vermeliyim, diye içimden geçirdim. Ardından “Ahmet Bey.” diye düzelttim. Ayağa kalktım. Bugünlük hastane de bu kadardı. Yolda iş ilanlarını kontrol ediyordum. Ne kadar bakındıysam da bana göre hiçbir iş yoktu. Aklımda o faturayı nasıl ödeyeceğim düşüncesi dönüp dururken iyice strese girmiştim. Çünkü Sinan’ın blöf yapmadığına karar vermiştim. Başımda ince bir sızı oluşurken önce Aylin ile, ardından gerekirse Vakıf Hoca ile konuşmaya karar verdim. Kesinlikle annemin bilmesini istemiyordum. Bu yüzden bir şekilde halletmeliydim. Eve geldiğimde anneme sulu bir öpücük kondurdum. “Annem.” “Bugün iyi geçmiş anlaşılan. Gençler yormuyorlar mıydı seni?” Sofrayı hazırlamasına yardım edip beraber akşam yemeğimizi yerken bir yandan da olan biteni anlattım. Sonunda benim adıma mutlu olduğunu söyledi. İkimize de birer kahve yapıp salonda karşılıklı oturduğumuzda ona Ahmet Bey’in bugün söylediği şeyi anlattım. Gülümsedi. “Ne hissediyorsun?” diye sordu. “Bilmiyorum. Aslında böyle anlarda özel bir şeyler hissedilir sanıyorum ama öyle bir şey yok. Belki de onunla hiç vakit geçirmediğimiz için böyledir. Bu yüzden seninle konuşup öyle haber vermeliyim diye düşündüm.” “Deli, bana niye soracakmışsın? Ne hissettiğin önemli. Ben evlenmeyeceğim ya doktorla.” Güldüm. Haklıydı. Belki de anneme danışmak istememin altında yatan asıl neden korkuyor olmamdı yahut evlilik istemememdi. Sessizliğimin ardından annem devam etti: “Ciddi miymiş doktor Bey?” “Galiba. Öyle gönül ilişkilerine ayıracak vaktim olmadığını biliyor.” “Hayırlısı bakalım. O güzel gönlün nasıl istiyorsa öyle karar ver kızım.” Kahve tepsisini kaldırıp mutfağa götürdüğüm sırada kapı çaldı. Annem ayaklanıp bakacağını söylediğinde kirli fincanları bulaşık makinesine yerleştirdim. Kapıdaki mırıltıları merak edince hole geçtim. Annem, açık kapıda biriyle konuşuyordu. Yanına yaklaştığım sırada o adamı gördüm. “Senin ne işin var burada?” dediğimde şaşkınlığım ses tonuma yansımıştı. Ayrıca o adamın burada olmasının verdiği korku da bir anda bütün vücudumu sardı. Annem bana bakıp konuştu: “Bu delikanlıyı tanıyor musun? Seni soruyor.” Annemin yanına gidip Yavuz’a baktım. “Sana sordum, burada ne arıyorsun?” “Özür dilerim. Rahatsız etmek istemezdim sizi ama Feza Hanım ile konuşmam gereken bir durum var.” Yavuz’un annemle samimi konuşmasına kaşlarımı çatsam da annemin bana yönelen endişeli bakışlarına denk geldim. Ona Sinan’ın yumruk meselesini anlatmamıştım. Bu nedenle ben de ne diyeceğimi bilemedim. Bir şeyler geveledim. “Yavuz… Şemsiyenin sahibi olan adamın arkadaşı…” “Şemsiye?” diye sordu annem, tek kaşı havada. Anlatmamış mıydım yoksa? Tereddütte kaldım. “Anne ben…” “Kusura bakmayın efendim. Talha Bey benim patronum. Ben onun yanında çalışıyorum. Kendisi bir iş adamı. Bu da kartviziti.” diyerek anneme bir kartvizit uzattı. Annem karta bakarken anlamazcasına bana baktı, sonra tekrar Yavuz’a döndü. “Oğlum, bu saatte Feza’yı neden görmek istiyorsun?” “Şöyle ki, kendisi daha önce mağdur olduğu bir günde Talha Bey ona yardım etmişti. Sonrasında onun psikolog o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku