MİM

1.Bölüm - 8

Yazar:

MİM - Çiğdem Kılınç kitap kapağı
MİM kitap kapağı

(4 gün sonra) . . . Aylin ile buluşmak için en uygun saat öğle arası olduğu için okuldaydım. Fazla vakti olmadığı için üniversitenin hemen yanında bulunan en sevdiğimiz kafeye gitmeye karar verdik. Beraber güzelce vakit geçirip yemek yedik, ardından da sinemaya gittik. Ona Sinan meselesini anlattığımda beddualar okudu ve bir kat daha ondan nefret etti. Okuldan uzaklaştırılmış arkadaşının moralini düzeltmek için elinden geleni yaptı. Hiç adeti olmadığı hâlde Tülin Hanım’a gelen yeni hastalardan bahsetti. Dikkatimi ve ilgimi çeken tek şey bu oldu sanırım konuştuklarımız arasında. Ardından vedalaşma zamanı geldiğinde arabasıyla bırakmak için ne kadar ısrar etse de terapideki etkinliğimizi anlatıp Ecrin’e hediye almak için AVM’de biraz oyalanacağımı söyledim ve onu yolladım. Ailesi her ne kadar zengin ve kültürlü olsalar da konu Aylin olduğunda tuhaf bir şekilde baskıcı oluyorlar ve ona zor zamanlar yaşatıyorlardı. Bunu bildiğim için onu erkenden eve göndermenin hayrına olacağına karar verip yalnız başıma mağazalara bakmaya başladım. Sonunda bir hediyelik eşya dükkânına girdim. Uzun bir süre ne alsam diye dolaşıp düşündükten sonra Ecrin’in denizi çok sevdiğini söylediğini hatırlayarak ona deniz kabuklarından yapılmış bir çerçeveyi hediye olarak paketlettim. Dışarıya çıktığımda biraz önce çiseleyen yağmur şiddetini artırmıştı. Neyse ki çantamda bana ait olmayan şemsiye vardı. Memnun bir eda ile çıkarıp şemsiyeyi açtım. Otobüse binmek için karşı şeride geçip beklemeye başladım. Hava kararmıştı ve yağmurdan dolayı bütün otobüsler tıklım tıklımdı. Sonunda beklediğim otobüs de tıpkı geçen her otobüse benzemeye başladığında etrafımdaki adamlarla bu kadar yakın durmaktansa şemsiyenin altında beklemenin daha iyi olduğuna karar vererek koyu yeşil şemsiyeyi açıp kalabalığın ilerisine doğru yürüdüm. Beklerken telefonumu çıkardım. Abimin bugün gönderdiği resimlere bakarak onu çok özlediğimi hissettim. Bu yüzden tam onu aramak için saate bakmıştım ki en son duymak istediğim kişinin sesini duydum. Nasıl oldu da Sinan’ı unutup okulda Aylin ile buluşarak bir hata yapmıştım diye kendime söylendim. “Vay vay vay. Bakın burada kim varmış?” Sinan’ın duymaya bile tahammül edemediğim sesine karşılık vermedim. Yanıma yaklaşıp tam önümde durdu. “Ne o? Yumruk attın, yok mu oldum senin için?” “Git başımdan Sinan.” “Yine mi vuracaksın, sağ kroşe mi yoksa sol mu?” “Rahat bırak beni.” “Böyle romantik bir günde mi?” “Tatsızlık çıksın istemiyorum. Git başımdan.” “Sert kızları severim Feza, belki de bu yönündü beni sana çeken-” “Yeter bu kadar.” diyerek ondan uzaklaşmak için bir adım atmıştım ki önümü kesti. Ardından şemsiyesini kenara çekip benim şemsiyemin altına girmeye çalıştığında hızla geri çekildim. Sinan ile aynı şemsiyenin altında durmaktansa yağmurda köpek gibi ıslanmayı yeğlerdim. Köpek kelimesi ile o gece geldi aklıma. Bana “köpek gibi ıslanmışsın” diyen adam şu an burada olsaydı ne iyi olurdu diye düşündüm. Tevafuklara inanır mısınız bilmem ama aynı anda yanımızda dörtlüleri yakmış bekleyen siyah arabayı fark ettim ve açık camdan bize bakan şemsiye beyi. Ayağımın kaldırımdan kayması ile elimdeki şemsiye düşeyazdığında Sinan hemen tutup şemsiyeyi doğrulttu. Aynı anda bir kapı açılma sesi geldi. Ben ise Sinan’a bakıyordum. “Ver şunu.” Şemsiyeye uzandığımda geri çekti. Islanmaya başlamıştım. “Şemsiyeyi istiyorsan gelip almalısın?” dedi, sırıttı. Bugün yeni bir sağ kroşe denemesi yapabileceğimden emin değildim. Beni rahatsız etmesi canımı sıktığından polisi arayacağımı söyleyecek olmuştum ki ne olduğunu anlamadan görüş alanımı bir sırt kapladı. Omuzlarına bakakalmışken önümde duran kişinin şemsiye bey olduğunu gördüm. Aynı soruyu soracağını tahmin ederek yanına geçip… “Yardım-” …dediğimde sözümü onun Sinan’a attığı yumruk kesti. Ardından doğrulduğunda ceketini düzeltti. “Bu bana ‘dallama’ dediğin içindi.” diyerek parmağı ile Sinan’ı ikaz edip düşen şemsiyesine uzanıp yerden kaldırdı. Yağmurda hâlâ ıslanmakta olan bana baktı. Ben ise şaşkın bir şekilde o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku