Milen Gezegeni • son varis

1

Yazar:

Milen Gezegeni • son varis - Aetheris kitap kapağı
Milen Gezegeni • son varis kitap kapağı

Merhaba Sevgili Cehennem çiçeği; Bu hikâye senin bakış açınla, benim birtanemin anlatımıyla olacak. Okuduğun her satırın sırrını çözebilmen dileğiyle. İyi okumalar… Kapat gözlerini. Yaşamak istediğin yeri düşle. Nasıl görünmek isterdin? Nasıl konuşmak, nasıl davranmak isterdin? Kapat gözlerini. Yaşadığın yeri düşün. Nasıl görünüyorsun? Nasıl konuşuyor, nasıl davranıyorsun? Aç gözlerini. O düşlediğin her şeyi gerçekleştirmek senin elinde. “Bazen mecbur bırakır hayat” derler ya. Yalandır o söz. Mecbur kalmak diye bir şey yoktur. Her binanın ikinci kapısı vardır. Birinci kapı seni mecbur bırakırsa ikinci kapıya yönel. Ve unutma, birinci kapıya kendilerini muhtaç edenlerin sonu ölümdür. Düşlediğin şeylerin gerçekleşmesi için seçimlerini o mecburiyet denen lanetin elinden al. Seçim sende olmazsa hayatın da sende olmaz. Ben Prenses Velioso. Aslan Krallığının biricik prensesi. Babasının gölgesinde büyümüş, annesinin ışığında yürümüş biriyim. Omzumdaki en ufak yük bile ben hissedilmeden alınmış, bir kraliçe gibi büyütülmüştüm. Tahtın bana değil de abime kalacağını bilmeme rağmen tek bir kıskançlık tohumu ekilmemişti içime. Çünkü ben de bu konuda ikinci kapıyı seçmiştim; abisinin nazlı prensesi olmak. "Ne düşünüyorsun? Hem bu soğuk havada balkona çıkmışsın. Deli misin sen?" Omuz üstünden gelen kişiye baktım. Abim. "Bilmem. Gözüm daldı sanırım." Yanıma geldi. Benim gibi mermere dirseklerini yasladı. Saçlarını geriye atarak bakışlarını balkonumun eşsiz manzarasında gezdirdi. Moduna göre karakter değiştiren biriydi. Bazen Krallara yakışır ağır bir karakteri olurdu. Bazen de şakalar yapıp eğlenen bir genç olurdu. Balkonum, sarayın arka kısmına bakıyordu. Sarayın arka kısmında bulunan orman ise görüntümü süslüyordu. Sanırım bir şey soracaktı. Bir şey istemesi daha olasılıklı ama belli etmedim. Gerçi bunların hiçbirine gerek yoktu. Abim benim balkonumu seviyordu. Hiçbir sebep yokken bile gelip oturabilirdi. Ki oturuyordu da zaten. Mesela balkonumdaki koltuk; abim almıştı, ondan başkası da oturmuyordu. "Velioso," "Efendim?" Yüzüme bakmadan konuştu. "Çok güzelsin." Beklemediğim iltifat karşısında kısa bir kahkaha attım. Başımı omzuna yaslayarak alttan alttan baktım yüzüne. "Bana bilmediğim bir şey söyle, abi." O da gülerek kolunu omzuma attı. İyice çekti beni kendine. "Babamın seni çağırdığını söylesem?" Onun sakinliğine inat gözlerim kocaman açıldı. "Neden daha önce söylemedin, derim." Ses tonum istemsizce heyecanlanmıştı. Dikleştim, babam beni çağırıyorsa ya beni özlemiştir ya da belalı kardeşim gene arıza çıkartmıştır. Odama girmek için kapıya doğru koşar adım ilerledim. Daha sabah talimlerinde beraberdik. Bu yüzden özleme ihtimalini siliyorum kafamdan. Ama durduk yere de şerefsiz kardeşime suç atmak istemiyordum. Abim arkadan bana gülerken onu umursamadan ilerledim. Odama adım attığımda sıcak hava tenime sarıldı, Kaslarımı gevşeten yumuşak bir dokunuş gibi. Koyu kahve saçlarımı geriye atarak sıcak havanın vücudumda gezmesine izin verdim. Huzurla derin bir nefes aldım. Sıcak hava vücudumun üstünde dans ediyor gibiydi. Bu huzurum, babamın beni çağırdığını hatırlamamla son buldu. Yani yaptığım her şeyi gözümü önüne getirirsek gaye de masum biriydim. Değildim… Mesela daha dün gece gizlice krallıktan çıkıp eğlenme mekanına gitmiştim. Birkaç kişiyle flört de etmiş olabilidim. Koşar adım odadan çıktım. Üstümde saçlarımla aynı tonda kahverengi tulumum vardı. Onun üstünde ise siyah bir korse vardı. Sert gibi dursa bile oldukça yumuşaktı. Sabah idmanından geldikten sonra değiştirmeyi unutmuştum. Aslında yaklaşık iki saat sonra günlük idmanım başlayacak diye değiştirmemiştim. Sadece hançerlerimin birkaçını ve kılıcımı çıkarmıştım. Günde toplam üç adet idmanımız vardı. Sabah, yakın dövüş ve kılıç idmanları. Öğlen, form dövüşleri, normal şartlarda Aslan formundayken zorlandığımız için mecburi olarak alıyorduk bu dersi. Sadece akşam idmanımız sakin geçiyordu. O da kraliyet dersiydi. Ben bir Kraliçe, abim ve kardeşim ise Kral gibi bizlere verilen krizle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku