İLK GÜN
Yazar: Leyd’i 𐙚

4.BÖLÜM İLK GÜN Koskocaman 3 ay akıp gitmişti… Bana sanki “okul zamanı” diye bir şey hiç gelmeyecekmiş gibi gelmişti oysaki… Ama işte geldi.. niye geldi sanki Kendimi yine o bildiğim kapının önünde bulmuştum. Ne ara geldim ben buraya ? Cidden Daha az önce yaz tatilindeyim sanki. Şimdi ise… aynı bina,aynı insanlar,aynı formalar, aynı erken uyanma işkencesi. Tek fark, benim hala yaz modunda kalmış olmamdı. Hayır yani anlamadığım tek şey tatiller nasıl bu kadar hızlı okullar nasıl bu kadar yavaş geçiyor… bunu hiçbir zaman anlayamayacağım herhalde Tabi sizin bu sırada delice merak ettiğiniz su soruya gelelim o çocuğa ne oldu yaz boyunca evet ara ara konuştuk daha doğrusu o hep yazdı e bende cevap verdim mecburen. sen şuna hoşuma gitti, yakışıklı çocuk ama ben nazlanıyorum desene kısaca tövbe tövbe benim bu içime ne kaçtı ya sussana be sen tamam olabilir de ne her şeyi söylüyorsun ki ayyyy delirmeden sınıfa çıkma lazım okulun kapısından oradan da binaya giriş yapmış bulunmaktayım sayın arkadaşlar. Merdivenden çıkarken birden yanıma eylül belirdi nereden çıktığını anlayamadığım bir şekilde. “Günaydınn defnoşumm.” dedi Evet eylül'ü tanıştırayım size konuşmaya geçmeden Eylül benim tam tersimdir. Sınıfın ineği,mantıklısı, sakini ama tabiki bir o kadar da komik ee benle dolaşmaktan bana benzedi diyebilirim. Neyse uzatmayalım kısaca benim bu okulda tek arkadaşım güvendiğim sırdaşımdır kötü günde iyi günde her zaman yanımda olanımdır ayy çok drama yaptım anladınız işte o zaman kaldığımız yerden devam edelim “Eylülcüm, günaydın sabah sabah bu enerji ne kızım ? dedim. “ Enerji kaynağımı gördüğüm içindir belkide defnoşum.” dedi. Eylül’ e bakakalmıştım. Hoşuma gitmişti desem yalan olmazdı. Hatta yalan sayılmazdı bile “Bunu küçük bir itiraf olarak cebime koydum eylülcüğüm ve seni kocaman öpüyorum.” dedim Eylül enerjisi bulaşıcıydı. Uykulu halime enerji bulaştırdığı kesin ama hala kendimde değilim desem tamam tamam demiyorum “Eylül…” dedim. “Ne var Defnoş?” diye döndü hemen bana “Sen hep böyle misin?” dedim “Nasıl?” dedi “Bu kadar… fazla.” dedim Eylül güldü. “Ben fazla değilim, sen eksiksin sabah sabah.” dedi Gözlerimi devirdim. “Bunu da iltifat sayıyorum ve sana ayırdım sürenin sonuda gelmiş bulunmaktayız eylülcüğüm.” dedim “ Say zaten.” dedim sıramıza geçmiştik tabiki yan yana oturuyorduk eylülcüğümle, eylül de olmassa nasıl çekilirdi bu okul bilmiyordum vallahi… Çekilir çekilir büyük konuşma defne… oo iç sesim hoş geldin ben de nerelerde bu diyordum geç kaldınn. İç sesim resmen bana düşman sus be artık hoca geldi uğraşamam senle zaten bu aralar ne oluyorsa sana anlamış değilim. İlk ders her zamanki gibi geçmişti. Defterler açılmış,kapatılmış,öğretmen konuşmuş,biz dinliyormuş gibi yapmıştık. Zil çaldığında tek düşündüğüm şey kantindi. Çünkü çok acıkmıştım şu özelliğimide söylemiş miydim yemek yemeği çok severim 24 saat yemek yer dururum o şekil yani neyse efendim bu gereksiz bilgiyide öğrendiğimize göre Eylül’le birlikte sınıftan çıktık “Bugün kesin 3,4 tane tost gömerim.” dedim Eylül güldü. “senin hayatın yemek zaten.” dedi. “Memnunum halimden.” dedim “Hayır anlamadığım nasıl kilo almıyorsun nesin kızım sen ?” dedi “Abii nazar değdirme bi sus yaa ama öneri istiyorsan kafaya takma takınca alıyorsun eylülcüğüm buda benden sana arkadaş tavsiyesidir.” dedim “Aman yesinler senin tavsiyeni defnoşcuğum.”dedi Kantine inmiştik. Kantin her zamanki gibi kalabalıktı. su sırayı bir kere boş görsem şaşıracağım vallahi Mecburen bizde eylül’le beraber sıraya girdik Eylül bana birşeyler anlatıyordu ama ben dinlemiyordum dinliyor gibi yapıyordum açım kardeşim şuan beynim bir şey algılamıyor ne yapayım Sırayı beklerken Tam o sırada arkadan bir ses yükseldi “Aras!” Ses kantinin içinde net bir şekilde yankılandı. İstemsizce o yöne döndüm. Sanki o an herkes dondu ve sadece bir kişiyle göz göze geldik. Ve o an… “Yok artık…” dedim içimden