Mezarlık
Yazar: Ceylin

Bir akşam Defne ve eda iki arkadaş ,aileleri ile tartışmış evden çıkıp gitmişler yolda birbirlerine olayları anlatırken önlerine birden sis çıkmış göz görmemeye başlamış, eda bir ses duymuş. - ses sanki kedi sesi ama değil acı çeken çatallı bir ses gibi geliyor . Defne bişey ler hatırlamış ama eda nın haberi yok muş, defne bir sabah araba ile eski sevgilisinin yanına gitmiş, yusuf son kez konuşmak istemiş, olaylar yine tahmin ederiz ki tartışmalı, kavga edilen yerden arabasına binip ayrılmış defne yolda sakinleşmek için durmuş ama olamıyor muş yanına annesi, ailesi ölmüş aç bi yavru kedi görmüş o kadar miyavlamış ki yeter diye bağırıp ceketinin cebinden bıçak alıp yeter diye bağırarak,kedinin beş yerine saplamış sonra ne yaptığını anlamış ama çok geç di o an o kedi nin halini görünce miğdesi kalktı ama kendini tutamayıp kedi nin üzerine kustu sonra ordan hiç birşey yok gibi ayrıldı o gün, eda nın duyduğu kedinin sesinin o olduğunu düşündü, eda girmek istedi oraya hayvanları çok severdi en azından bu tenha yerde yanında biz oluruz dedi defne de korkarak onunla yürüyordu hemen bir adım arkasında , Sislerin içinden kedi göründü bıçaklanmış yerleri dikilmiş , çatallı büyük adam sesi ile ,edaya ya sen ölüceksin ya da arkadaş ına bana yaptığı gibi beş parçaya bölüp üzerine de başka bir insanın kanını döküp üzerine toprak atıcaksın yoksa ölürsün acılar içinde kıvranarak ,ruhun can çekişerek diye gözleriyle hipnotize etmiş , Defne ağlayarak hayır bir anlık sinirle yaptım yapma kardeşinim diyerek geri geri gider kedi üstüne atlar onun, düşer defne, eda bıçağı alır beş yerden bıçaklar , sonra yusuf'u bulup bayıltır kanını alır tam on ünite, sonra gider defneyi o toprağa koyunca üzerine Yusuf'un kanını yavaş yavaş döker her yeri kan ve tanınmıycak halde olur yusuf ise ayılıp her şeyi fark etmiş koşup gitmiş oraya edayı kanı dökerken bıçakla arkadan üzerine atlayıp öldürmüş sevdiğini öldürdü diye, sonra kediyi öldürmüş hem defne hem eda hem kedi ayrı ayrı mezarlarda canice can vermişler hava daki sis o zaman kan kırmızı olmuş ve asla güneş açmamış o günden sonra.