Mesafeye Rağmen

Kızlar Gecesi

Yazar:

Mesafeye Rağmen – Nur kitap kapağı
Mesafeye Rağmen – Nur kitap kapağı

"KIZIM SEN DELİRDİN Mİ?! REZİL ETTİN BİZİ ELALEME!" diye öyle bir bağırdı ki, babamla kardeşlerim mutfaktan kafalarını uzattı. Annem saniyesinde ayağındaki o pembe ev terliğini eline aldı. "Topla valizini, yallah Zümra ablanın kapısındaki o ekmek kuyruğuna! Bu evde artık sana yer yok, evlat olsan sevilmezsin be!" Terlik profesyonel bir beyzbol oyuncusu edasıyla tam kafama doğru güdümlü bir füze gibi havalandığında, can havliyle yere eğildim. Terlik milim farkla duvara çarpıp mutfağa geri sekti. "Anne vatan kurtarıyorum sanki, ne abarttın!" diyerek arkama bile bakmadan koridora fırladım. Arkamdan annemin "Gel buraya, harcayacağım seni!" çığlıkları yükselirken, kardeşlerimin kahkahaları eşliğinde odama kaçıp kapıyı arkasından kilitledim. Sırtımı kapıya yaslayıp nefes nefese gülerken, "Eh, " dedim kendi kendime, "en fazla evlatlıktan reddedilirim, ne var yani?" Sırtımı kilitli kapıma yaslamış, dışarıdan gelen annemin söylenme seslerini dinliyordum. Arada Aras ve Altay’ın "Ablam resmen Zümra Abla’yı tek hamlede nakavt etti" diyerek benimle dalga geçen fısıldaşmalarını duyuyordum. Odama sığınmıştım ama burası benim güvenli kalemdi. Yatağıma doğru kendimi fırlatıp tavanı izlemeye başladım. İçimden bir ses Zümra Abla’nın şu an tüm baba tarafımı arayıp beni cadı ilan ettiğini söylüyordu ama zerre umurumda değildi. Keyfim gıcırdı. Zaman su gibi akıp geçmiş, akşam karanlığı İstanbul’un üzerine çökmüştü. Annemin öfkesi biraz olsun yatışmış olmalıydı ki mutfaktan artık terlik sesleri değil, çay kaşığı şıkırtıları geliyordu. Tam o sırada evin dış kapısının zili iki kere kısa, bir kere uzun çaldı. Kızlar gelmişti! Hızla yataktan fırlayıp odamın kapısını açtım. Koridorda anneme yakalanmamaya çalışarak adeta bir ninja gibi dış kapıya süzüldüm ve kapıyı açtım. Karşımda, bizim muhteşem üçlü duruyordu: Damla, Ece ve Melis! Üçü de ellerinde koca koca market poşetleri vardı. Melis kolumdan tuttuğu gibi beni koridorda sıkıştırdı. "Kızım, apartmanın girişinde teyzeni gördüm. Kapının önünde hâlâ kendi kendine 'Saygısız, elaleme rezil etti bizi' diye söyleniyordu. Ne yaptın yine kadına?" "Aman, içeri geçin anlatacağım. Durumlar çok fena!" diyerek üçünü de odama çektim ve kapıyı arkamızdan kilitledim. Benim oda bir anda tam bir kızlar karargahına dönüştü. Kızları hemen odama aldım. Tabii hepsi pijamalarını yanında getirdiği için hemen pijamalarımızı üstümüze giydik. On dört yıllık arkadaş olduğumuz içinse aynı odada giyinmemiz bizim için sorun teşkil etmiyorduk tabiki de. Kızlar da cips, meyveli yoğurt gibi atıştırmalık şeyler almışlardı. Cipslerden bir tanesi fazlaydı. Bende düşündüm düşündüm bu cipsi kim yer diye tabiki de erkek kardeşlerim! Kızların hangi cipsi sevmediğini bildiğim için direkt kenarda duran peynirli cipsi alıp odamdan çıktım. Ve o içinde karadeliğin bile bulunma ihtimalinin olduğu oda olan kardeşlerimin odasının önüne geldim. Kapıyı aynı bir hücre evine baskın atan PÖH gibi yapmam gerekiyordu. Neden mi? Nedeni yoktu, canım öyle yapmak istemişti. Sol elimle cipsi tutarken sağ elimin avcuyla kapıya tıklattım(!). Tamam tıklatmadım direkt, güm güm güm diye vurup şöyle dedim; "Aç kapıyı aç" Kapı içeriden öyle bir hızla açıldı ki, içerideki bilgisayar ekranlarının mavi ışığı koridora vurdu. Karşımda saç baş dağınık, kulaklıkları boyunlarına inmiş vaziyette duran Aras ve Altay, sanki gerçekten şafak operasyonuna yakalanmış teröristler gibi gözlerini kırpıştırarak bana baktılar. "Ne oluyor abla ya, kalbimize iniyordu! Bilgisayarda tam arkadaki adamı vuruyordum, senin yüzünden öldüm!" diye homurdandı Aras, borazan yutmuş gibi çıkan o çatallı ergen sesiyle. Sesini duyunca istemsizce yüzümü buruşturdum. "Kes lan sesini, asıl ben seni vuracağım şimdi," diyerek içeri bir adım attım ve burnumu kırıştırdım. Tahmin ettiğim gibi, odada oksijen namına hiçbir şey kalmamıştı. İçerideki koku kombinasyonu tam olarak şöyleydi: Kirli çorap, ter kokusu ve muhtemelen üç günlük olan yarım yenmiş bir tost. "Alın bakalım sivilce suratlar, paşa ablanız size rüş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku